VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2018 Perşembe | Anasayfa > Haberler > 1951’in Ankara’sı veya Ankara’nın 1951’i
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

1951’in Ankara’sı veya Ankara’nın 1951’i

“1951”, yakın tarihimize dokunan ve esrarlı bir olayın peşine düşmüş karakterinin ruh halini bize aktaran, Ankara’ya dair başarılı bir grafik roman.

CANER ALMAZ





Grafik roman, Türk okurunun pek alışık olmadığı bir tür ama son yıllarda seyrek de olsa bu türdeki çalışmaları raflarda görmeye başlamamızla beraber yavaş yavaş okur nezdinde karşılığını bulmaya başladı; bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 50’li yılların sonrasında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça popüler olan çizgi roman furyasının farklı bir noktaya evrilmiş türü olarak tanımlayabiliriz grafik romanı. Çizgi romanda kısa vurucu ve okuyucuyu derhal bir büyük olayın içerisine dahil eden anlatılar kullanılırken, grafik romanlarda durum böyle değil. Yavaş akan bir anlatıyla beraber her çizim panelinde olay, durum, mekân, duygu aktarımı mevcut. Çizgi romanda her panel için sürükleyiciliği sağlayan diyaloglar kullanılırken, grafik romanda bu şart koşulmuyor.

Okuyucu-izleyici, yazarın-çizerin duygu aktarımını çizgiler üzerinden takip edebiliyor. Bu yanıyla modern romana oldukça yakın olsa da somut içeriğiyle tamamen farklı bir anlatı türü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Ülkemizde de bu türün üretiminin az da olsa yapıldığını söylemiştim. İşte bu zahmetli türün en üretken yazarlarından birisi de Levent Cantek. Cantek, halihazırda İletişim Yayınları’nın Türkçe edebiyat editörlüğünü yürütürken, bir yandan da çeşitli türlerde eserler ortaya koyuyor. Yakın dönemde Levent Gönenç’le beraber kaleme aldıkları “Muhalefet Defteri” isimli tarih çalışması, Türkiye’nin mizah dergileri ve karikatür kültürüne dair oldukça kapsamlı bir yapıt. Yine geçtiğimiz sene içinde yayımlanan “Kuş Eppeği” isimli çizimli portre kitabı da türün enteresan örneklerinden birisi olmuştu. Aynı zamanda Cantek, kişisel blogunda gündem ve edebiyat denemeleri yapıyor; üstelik neredeyse her gün. Bunca yoğunluk içerisinde bu yoğun üretimi görünce kendisini gerçekten kutlamak gerekiyor.

Karmaşık bir dönemin anatomisi
2018’in Ocak ayında yayımlanan “1951” de Levent Cantek’in senaryo-metnini yazdığı, Sefa Sofuoğlu’nun çizimleriyle görsel içeriğini hazırladığı son grafik romanı. Cantek’in daha öncesinde Ankara Üçlemesi isimli grafik roman serisi ve Kafa dergisi için yine Sefa Sofuoğlu ile hazırladığı bir grafik roman dizisi bulunuyordu. Çizgi romana olan tutkusunu saklamayan Cantek’in bu türün üretiminde de oldukça başarılı olduğunu yaptığı işlerden çıkarımlamak güç değil.
“1951” dönemin Ankara’sına götürüyor bizleri. Götürüyor derken abarttığımı düşünmeyin. Zira zamanda seyahat olsaydı muhtemelen göreceğimiz tüm detayları romanın çizimlerinde ve anlatının detaylarında görebiliyoruz. Sefa Sofuoğlu, Ankara’nın ve dönemin mekânsal anlatımını bizlere türlü ayrıntılarla aktarıyor. Bunu yaparken karakterlerin dışında kalan dış dünyanın giyimden, modasından, şarkılarından, filmlerinden, afişlerinden, reklam panolarına her detay düşünülmüş. Zaten kitabın son bölümünde Cantek’in yazdığı sonsözde ve Sofuoğlu’nun eskiz çalışmalarında bu detaylı araştırmanın donelerini görebiliyoruz. Her yanıyla ince ince çalışılmış, oldukça karmaşık bir dönemin kültürel ve siyasal yanı dışında kalan gündelik hayatına dair göstergeler üşenilmeden metnin içerisinde okura sunulmuş. Romanın konusu, 1951 yılının Ankara’sında gerçekleşen karanlık bir ölüm etrafında şekilleniyor. İstanbul’da yaşayan Vedat, kardeşi Nedim’in intihar ederek öldüğünü öğrenince Ankara’ya gelir. Ankara’yı hiç bilmemektedir ve tanıdığı kimse de yoktur. Kardeşinin ev sahibinden duydukları, soruşturmayla ilgilenen komiserin tavırları, el konulan eşyalar, duyduklarının birbiriyle çelişkisi, Vedat’ın olayı intihardansa cinayet olduğu fikrine kapılmasına yol açar. Üstelik kardeşine de çok benzemektedir. Bıyıklarını kestiğinde hakikaten de Nedim dostları onu Nedim zanneder.

Muhbirler, cinayetler, kaybolan insanlar
Bu durumu bir fırsata dönüştürmeye çabalayan Vedat, Nedim’in gittiği yerlere gider, gelen mektuplar üzerinden hareketle görüşmeler yapar. Fakat yaşamı ve düşünceleri hakkında bilgisi olmadığı kardeşinin yerine geçme çabası ayağına dolanır. Fark edilir. Burada şu tarihi bilgiyi eklemek durumundayım: 1951 yılı, Türkiye tarihinde sol görüşlü insanların neredeyse tamamına yakınının fişlendiği, gözaltına alındığı, çoğunun da tutuklandığı bir yıldır. Bu tutuklamaların sonrasında kardeşinin ölü bulunması ve Nedim’in bu kişilerle bir ilişkisi olduğunu çözen Vedat, kardeşiyle hiç ilgilenememiş olmasının getirdiği pişmanlıkla beraber bu olayın peşine düşer. İşin içine muhbirler, dönemin önemli bir vekili, cinayetler, kaybolan insanlar, rüyalar, güvensizlik, paranoya girer. Dinlediği herkes kendince haklı gelen hikâyeyi anlatır. Vedat içinden çıkamayacağını düşündüğü bir kördüğümün içerisine girer...

“1951” yakın tarihimize dokunan ve esrarlı bir olayın peşine düşmüş karakterinin ruh halini bize aktaran, Ankara’ya dair başarılı bir grafik roman. Cantek’in şu sözleri bize kitabın ruhunu çok güzel özetliyor: “1951 haliyle tarihi bir hikâye ve bir aktörü de ister istemez Ankara. Şehrin bir dönemini, sokaklarını, insanlarını, çalan şarkılarını ve uzlaşmalarını resmetmeyi denedim. Yürüyüş mesafesindeki bozkırını, gece yaşayanlarını, köylüsünün, göçmenini konuşturmak vardı hayalimde.” Levent Cantek’in senaryosu, Sefa Sofuoğlu’nun çizimleri sizi ülkemizin geçmişine kısa bir seyahate götürecek. Okurken izleyeceğiniz bir Ankara, zihninizde zarifçe canlanacak.






Paylaş