VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ocak 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > 26’ncı yüzyıl nasıl mı olacak?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

26’ncı yüzyıl nasıl mı olacak?

26. yüzyıl. İnsanlık aradan geçen yıllar içerisinde teknolojik olarak çok ilerlemiş, bilinen evrenin en uç sınırlarına kadar ulaşmıştır. Ama insanlığın doğum yeri Dünya, artık bir gezegen olarak çok farklı bir yerdir.

ENGİN ÇAĞLAR




Ölümsüz olmak ister miydiniz? Hatta kusursuz bir bedene sahip olmak? Peki ya bunlara her istediğinizde ulaşabilmek? Bunları gerçekleştirmek artık o kadar da zor değil. Bilinciniz sonsuza dek bir bedenden bir başka bir bedene sorunsuzca transfer edilebiliyor. Nasıl mı? Richard K. Morgan’ın Philip K. Dick ödüllü distopik-bilimkurgu romanı “Değiştirilmiş Karbon”da bunların hepsi mümkün.

26. yüzyıl. İnsanlık aradan geçen yıllar içerisinde teknolojik olarak çok ilerlemiş, bilinen evrenin en uç sınırlarına kadar ulaşmıştır. Ama insanlığın doğum yeri Dünya, artık bir gezegen olarak çok farklı bir yerdir. Her ne kadar diğer gezegenlerdeki halklar bildiğimiz anlamda insanlığa yakın olsalar da mavi gezegen fiziksel olarak geçirdiği değişimin yanı sıra ahlaki anlamda da fazlasıyla dejenerasyon geçirmiştir. Ve bunun tek bir sebebi vardır: Ölümsüzlük.

Zihin transferi
Psyha Sec adlı şirket bu uzak gelecekte tüm insanlık için zihin ve bilinç transferini mümkün kılmış ve bilinç transferi için de her daim sağlıklı, yepyeni bedenler üretmeye başlamıştır. Ancak ölümsüzlüğün getirdiği kibirle nasıl baş edeceğini bilemeyen insanlık muazzam bir yozlaşmanın pençesine düşmüş, etik problemlerden -olumsuz bağlamda- neredeyse arınmıştır. İşte bu noktada bir ölüm gerçekleşir. Psycha Sec’in sahibi, Dünya’nın en güçlü adamlarından biri olan Lauren Bancroft evinde ölü bulunur. Zihin transferiyle yeniden canlandırılan Bancroft kendi cinayetini çözmesi için 180 ışık yılı uzaktaki bir gezegenden bu vakayı çözebileceğine inandığı bir paralı askerin bilincini Dünya’ya transfer ettirir ve bu noktada anti-kahramanımız sahneye çıkar: Takeshi Kovacs.

Teknolojinin çok ilerlediği ancak bu sebepten kaynakların azaldığı ve dolaylı olarak da fakirliğin arttığı bir dünyada tüm kararları zenginler verir. Değiştirilmiş Karbon’da da bu durum pek farklı değil. Bancroft öldürülmüş mü, yoksa polislerin de dediği gibi intihar etmiş ve bir biçimde hafıza kaybı mı yaşıyordur? Dedektifliğe soyunan ve yaşadığı dünyaya dair hiçbir fikri bulunmayan Kovacs, şüpheli görünen herkesi teker teker kendi yöntemleriyle sorguya çeker. Her konuştuğu kişiden sonra olaylar daha da düğüm olur ve hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığının, ölümsüzlüğe karşı duran muhafazakârlarla sermaye sahiplerinin arasındaki gerilimin arka planda tırmandığı olaylar silsilesinin ucu “noir”ın hakkını veren bir polisiye maceraya dönüşür. William Gibson’ın “Neuromancer”ı, RidleyScott’ın “Blade Runner”ı, Philip K. Dick’in “Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?”si gibi siberpunk türünü takip eden ve bunu yaparken de polisiye ve gizemden hiç taviz vermeyen “Değiştirilmiş Karbon”un son zamanlarda yazılmış en iyi bilimkurgu romanlarından biri olduğu aşikâr. Televizyon devi Netflix’in aynı adla kitaptan uyarladığı “Altered Carbon” ise şirketin yaptığı en yüksek bütçeli proje olma unvanını taşıyor. Bu destansı roman 19 Ocak’ta İthaki Yayınları etiketiyle raflarda olurken dizi uyarlaması ise 2 Şubat’ta Netflix’ten yayınlanacak.




Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2018 Yıl : 14
Sayfa : 171