VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Mayıs 2018 Salı | Anasayfa > Haberler > 8 çocuklu bir baba
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

8 çocuklu bir baba

Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Günter Grass’ın ilk kez Türkçeye aktarılan otobiyografik romanı “Kutu”, babaları ünlü bir yazar olan sekiz çocuğun gözünden hayatı ve hayatın sunduklarını ilham verici bir kurguyla aktarıyor.

BUSE TURAN



2015'te yitirdiğimiz Günter Grass günümüz Alman Edebiyatının en çok tartışılan ve en renkli kişiliklerindendi. Nazi döneminde yetişmiş ve İkinci Dünya Savaşı’nı yaşamış Alman kuşağının edebiyattaki sözcülerinden biri olan Grass, hem yazdıkları hem de kamuoyundaki duruşu ile çok ilgi çekmiş; 1999’da Nobel Edebiyat Ödülü’nün de sahibi olmuştu.

Yazın hayatındaki en büyük başarısını, aslında ilk romanı olan “Teneke Trampet” ile elde edip dünya edebiyat kamuoyunun dikkatini çekerek, bu romanda büyümek istemeyen Oscar isimli çocuğun gözünden İkinci Dünya Savaşı yıllarını anlatmış, Nazi Almanyası’nı ele almıştır. Roman daha sonra sinemaya uyarlanmıştır. Ardından Joachim Mahlke ve onun elmacık kemiğini ölümsüzleştirdiği “Kedi ve Fare”yi yazmıştır. “Köpek Yılları”, “Lokal Anestezi”, “Pisi Balığı”, “Dişi Fare”, “Kafadan Doğumlar”, “Uzak Tarla”, “Yüzyılım” ve “Kanser Yolunda” diğer yapıtlarıdır. “Kafadan Doğumlar”da Almanların soylarını devam ettirme endişesini yine kendine has tarzıyla ele alan Grass, “Uzak Tarla”da Berlin Duvarı’nın yapılması ve yıkılması arasında geçen süreci yansıttı.

Grass’ın, Alman edebiyatının zirvesinde oturmasının çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenleri sorguladığımızda, ilk sırada hiç kuşkusuz ki onun tabu yıkan bir yazar olması gelmektedir. Gerçekten de, bu sıra dışı yazar, hiç kimsenin ummadığı zamanlarda kendisinden hiç beklenmeyen konuları seçmekte ve böylece bütün dikkatleri üzerine çekmeyi başarmaktadır.
Ünlü yazar savaştan sonra, Düsseldorf’ta grafik ve heykeltıraşlık öğrenimi görmüştür. Daha sonra Berlin ve Paris’te yaşayan yazar bu şehirlerde sergiler düzenlemiştir. Hayatı boyunca sanatla iç içe yaşayan Grass, kitaplarının kapaklarını da kendisi tasarlamıştır.

Sevecen, mutlu, suçlayıcı
Günter Grass, ilham verici ve cesur bir kurguyla yazılmış “Kutu” adlı eserinde babaları ünlü bir yazar olan sekiz çocuğun gözünden hayatı, çocukları büyürken bu hayatın akislerini, hayatın sunduklarını bir kitapta topluyor. Otobiyografi tadında yazılmış, yazarın sekiz çocuğu arasında geçen diyalogları barındıran kitap, edebiyat dünyasında büyük bir değer taşıyor. Çok samimi bir üslupla; bazen sevecen, bazen mutlu, bazen ise suçlayıcı…

Kitabın ana temasında en büyük rolü almayı başaran aile dostu; Mariechen’in eski bir agfa kutusu kamera ile çekilen fotoğrafları geliyor. Mariechen’in enstantaneleri, fotoğrafların gizemli arka fonları, nesnelerin gizli arzuları adeta sizi büyülüyor. Bu kısa ama büyüleyici kelimelerin içinde sıcacık bir dans için hadi o zaman bu güzel hikâyeyle yol almaya…

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam