VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
12 Mart 2011 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Anahtarı içinde olan KAFES
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Anahtarı içinde olan KAFES

Yayımlandığında büyük ilgi uyandıran ""Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları""nın yazarı John Perkins’in yeni kitabı ""Kafes""te dikkate şayan bir eser. İlk kitabı ""Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları""nda olduğu gibi yazar itiraflarını yazmaya devam etmiş. Ama bu sefer ki, itirafların odağında 2008 yılında başlayan ve bütün dünyayı etkisi altına alan finans krizi var.

Samed Karagöz

Kitap bütün olayların patlak verdiği daha doğrusu gün yüzüne çıktığı İzlanda izlenimleri ile başlıyor. Dünyanın en büyük hayalet kasabası, hatta ülkesi İzlanda’nın nasıl bu hâle geldiğiyle açılan kitap, Wall Street’te çarpan Amerikan ekonomisinin kalbine bir neşter indiriyor. Yazara göre uzun zamandan beri (1970’lerden beri) Amerika’yı ve dünyayı yöneten şirketler. Bu şirketler vasıtasıyla Amerika dünya üzerinde büyük bir hükümdarlık sürüyor. Bu şirketleri aracı kılarak diğer ülkelerin ekonomisi üzerinde nasıl bir tahakküm kurduğunu gözler önüne seriyor.
John Perkins, bugünkü finansal krizin geleceğini çok daha önceden görmüştü. Bununla ilgili emareleri önceki kitabında vermişti. Riskli mortgage balonları, finans kuruluşlarının çöküşü, artan işsizlik oranları, ülke çapındaki küçük ve orta büyüklükteki firmaların birbiri ardına kapanması, adeta çok daha büyük bir krizin geleceğinin habercisi niteliğindeydi. Ekonomik Tetikçi olduğu ve artık arkasında bırakmaya çalıştığı hayatında Perkins, üçüncü dünya ülkesinde gözlem yaparken Birleşik Devletler"e gönderilmişti. Bu kitabında ise dünyayı kontrol altına almaya çalışan ve git gide büyüyen bir felaketi gözlemliyor.
Burada, Perkins, mevcut global finansal krizin içine düştüğü durumu bütün detaylarıyla anlatıp bunların arkasındaki giz perdesini aralamaya çalışıyor. Dünya çapında oldukça büyük miktarda para, alan ve ham maddeye sahip şirketleri yöneten CEO’lar tarafından nasıl aldatıldığımızı ve bu CEO’ların politikacılar üzerinde nasıl bir kontrol mekanizmasına sahip olduklarını gösteriyor bizlere. "Bu anonim şirketindeki şişman kediler", diye açıklıyor Perkins, "kendisinin yırtıcı kapitalizm dediği sisteme karşı sattılar bizi. Bu tür bir kapitalizm, çok küçük bir miktarda mal varlığına sahip olan kimseler, zaten çok büyük bir miktarda mal varlığına sahip olan kimseler tarafından sömürülmesine olanak sağlayan, jeopolitiğin ve kapitalizmin bir karışımıdır. Bu tarz kimselerin, kibri, aç gözlülüğü ve kötü yönetimleri bizi bulunduğumuz noktaya getirmiştir. Çözüm ‘normale dönüş’ tarzında bir çözüm değildir.”
Ama bir çıkış yolu var. Perkins’ın da belirttiği gibi, iş yerlerinin, sadece şirketlerin ve kuruluşların değil, çalışanlarının, müşterilerini, çevrenin ve toplumun dahi faydalanabileceği sağlıklı bir ekonomi kurabiliriz.
Ama bunu yeni sistemin gene kapitalizmden vazgeçmeden yapılması gerektiğini söylüyor. Bence Perkins’in en büyük yanılgısı bu: Kapitalizm dışında bir sistemin mümkün olmadığına inanmak. Perkins’in çıkış yolu olarak sundukları arasında yer alan başka bir husus daha var. Perkins’e göre içinde bulunduğumuz açmazdan kurtulmamızın yolu aynı zamanda şirketlerin de atacağı adımlara bağlı örneğin Çevresel ve sosyal durumlar göz önüne alınmadan, çıkarların arttırılması” politikasından, “yaşanabilir, adil ve huzurlu bir dünya yaratma uğrunda çıkar elde edilmesi” politikasına geçiş yapmalılardır diyor. Vahşi kapitalizm sahibi olan bu şirketlerden bu kadar büyük bir fedakârlık yapmalarını beklemek bir kedinin farelerden uzak durmasını istemeye benziyor.
Kitapta Perkins’in kendisiyle yüzleşmesi ve hesaplaşması en dikkat çekici hususlardan bir tanesi. Pişmanlık, özeleştiri, itiraflar bütün bu duygu ve düşünceler geliyor insanın aklına Perkins’in yazdıklarını okurken. Şüphesiz Perkins’in yaptıkları doğru değildi, hizmet ettiği insanlar ve işler kesinlikle yanlıştı. Büyük bir yanılgı içindeydi. Hatta şu an içinde bulunduğumuz durumdan bizzat Perkins’in kendisi de sorumlu. Kitabı okurken üzerinden bu sorumluluğu azaltmaya çabalayan bir adamın çırpınışlarını görmemek elde değil.
Bütün bu olup bitenlere şüpheyle yaklaşan insanların aklına şu soruların gelmesi de muhtemel: Madem Amerika bu kadar muktedir, ya da Amerikan şirketleri diyelim, peki Perkins nasıl oluyor da bu şirketlerin ipliklerini pazara dökerken bu şirketler buna seyirci kalabiliyor? Acaba Perkins yazdığı bu kitaplarla bu şirketlerin bizim bilmemizi istedikleri şeyleri mi anlatıyor?
Bu soruların gerçek cevabını sadece Perkins verebilir. Ama gün gibi ortada olan bir husus var ki kitapta anlatılanlar olaylar tamamen gerçek. Önemli olan bu gerçekleri nasıl yorumlamamız gerektiği.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163