VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
19 Eylül 2016 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Ben İsmet Özel, şair 72 yaşında
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ben İsmet Özel, şair 72 yaşında

Cemal Süreya'nın tabiriyle solcuların vazgeçemediği, sağcıların da bir türlü tam sahiplenemediği şair İsmet Özel, 72 yaşında.

"Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar/ ben yaşarken koptu tufan"ın şairidir İsmet Özel. Ancak, onun adı telaffuz edildiğinde akla ilk olarak bu ve benzeri dizelerinin yerine yarattığı siyasi tartışmalar gelir. Bu tartışmaların en büyük nedeni de, şüphesiz ki, sol görüşten sağa geçmiş olmasıdır. Vakti zamanında edebiyat dünyasında büyük tartışma hatta travma yaratan bu geçiş, bugün bile varlığını sürdürmekte... Cemal Süreya ise bu durumu, "İsmet Özel'den solcular vazgeçemedi, sağcılar ise bir türlü sahiplenemedi" diyerek özetlemişti.

Peki kimdir edebiyat dünyasında bu denli derin bir tartışma yaratan İsmet Özel. Her şeyden önce kükreyen bir şiirin şairidir. "Tanrı uludur/ Tanrı uludur/ polistir babam/ Cumhuriyetin bir kuludur" (Amentu) dizelerinde söylediği üzere bir polis çocuğudur. 1944 Kayserili doğumludur, altı kardeştir, kendisi altıncıdır. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara'da tamamlar, ardından Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenim görür ama Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olur. 18 yıl Devlet Konservatuvarı'nda Fransızca okutmanlığı yaptıktan sonra, o yıllar yakın dostu olan Ataol Behramoğlu'yla birlikte Halkın Dostları dergisini kurup yönetir.

Sonrasında "yürek elbet acıyor esvap değiştirirken" dizelerinde dediği gibi büyük değişimini yaşar. 1985 yılında Milli Gazete'de Cuma Mektupları'nı isimli köşesinde günlük fıkralar kaleme aldıktan sonra 1997'de Yeni Şafak Gazetesi'nde yazmaya başlar. “Taşları Yemek Yasak” isimli deneme kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Deneme ve Üstün Hizmet Ödülü’nü kazanır. 1995'de Gabriela Mistral nişanı alır. Siyasi yazıları 2003 yılına dek kısmi aralıklarla çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan İsmet Özel, evli ve dört çocuk babası, iki çocuk dedesidir.

Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar” şiiri ise onun otobiyografisi niteliğindedir:

Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Resmin Arkasındaki Satırlar
Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında.
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
ben yaşarken koptu tufan
ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kainat
her şeyi gördüm içim rahat
gök yarıldı, çamura can verildi
linç edilmem için artık bütün deliller elde
kazandım nefretini fahişelerin
lanet ediyor bana bakireler de.
Sözlerim var köprüleri geçirmez
kimseyi ateşten korumaz kelimelerim
kılıçsızım, saygım kalmadı buğday saplarına
uçtum ama uçuşum
radarlarla izlendi
gayret ettim ve sövdüm
bu da geçti polis kayıtlarına.
Haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi Nepal'de kalmış
Slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.
Acaba kim bilen doğrusunu? Hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
sanki ne anlıyorum?
Ola ki satacak kadar bile bende ondan yok.
Telaş içinde kendime bir devlet sırrı beğeniyorum bu, ruhum olmasa da saklanacak bir şeydir
devlet sırrıyla birlikte insanın
sinematografik bir hayatı olabilir
o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
yolculuklar, lokantalar, kır gezmeleri
ve sonunda estetik bir
idam belki!
Evet, evet ruhu olmak
bütün bunları sağlayamaz insana.
Doğruysa bu yargı
bu sonuç
bu çıkarsama
neden peki her şeyi bulandırıyor
ertelenen bir konferans
geç kalkan bir otobüs?
Milli şefin treni niçin beyaz?
Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
Ne saçma! Ne budalaca!
Dört İncil'den Yuhanna'yı
tercih edişim niye?
Ben oysa
herkes gibi
herkesin ortasında
burada, bu istasyonda, bu siyah
paltolu casusun eşliğinde
en okunaklı çehremle bekliyorum
oyundan çıkmıyorum
korkuyorum sıram geçer
biletim yanar diye bir yığın açalya
bir sürü çarkıfelek
gergin çenekli cesetleriyle binlerce çiçek
korkuyorum sıra sende
sen de başla ve bitir diyecek.
Yo, hayır
yapamaz bunu, yapmasın bana dünya
söyleyin
aynada iskeletini
görmeye kadar varan kaç
kaç kişi var şunun şurasında?
Gelin
bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
Bana kötü
bana terkettiğiniz düşünceleri verin
o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
onları verin, yakınmalarınızı
artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
ben aştım onları dediğiniz ne varsa
bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
verin bana
verin taammüden işlediğiniz suçları da.
Bedelinde biliyorum size çek
yazmam yakışık almaz
bunca kaybolmuş talan
parayla ölçülür mü ya?
Bakın ben, bir çok tuhaf
marifetimin yanısıra
ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim yoktur ödeme hususunda
sözün gelişi olduğunuz dernek toplantısında
bir söyleve ne dersiniz?
Bir söylev: Büyük İnsanlık İdeali hakkında!
Yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
kazanana vertigolar, nostaljiler
karasevdalar çıkar.
Yapılsın adil pazarlık
yapılsın yapılacaksa
işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
Ne yapsam
döl saçan her rüzgarın
vebası bende kalacak
varsın bende biriksin
durgun suyun sayhası
yumuşatmayı bilen ateş sahibi toprak
nasıl olsa geri verecek
benim kılıcımı.




Kitapları
Mesele
Zor Zamanda Konuşmak
Taşları Yemek Yasak (It is Prohibited to Eat the Stones)
Bakanlar ve Görenler
Faydasız YazılarElden Gidiyor
Surat Asmak Hakkımız
Tehdit Değil Teklif
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Sorulunca Söylenen
Cuma Mektupları -1,2,3,4,5,6,7,8,9,10
Tahrir Vazifeleri
Neyi Kaybettiğini Hatırla
Ve'l-Asr
Tavşanın Randevusu
Bilinç Bile İlginçOkuma Kılavuzu
40 Hadis
Henry Sen Neden Buradasın-1
Henry Sen Neden Buradasın-2
Kalıntürk Devriye Nöbeti 1 - Tok Kurda Puslu HavaDevriye Nöbeti 2 - Bileşenleriyle Basit Devriye Nöbeti 3 - NeredeyizimDevriye Nöbeti 4 - Ebruli Külah
Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam