VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
04 Kasım 2017 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Adım adım TÜYAP Kitap Fuarı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Adım adım TÜYAP Kitap Fuarı

Kitapseverlerin merakla beklediği 36.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı başladı. 12 Kasım’a kadar sürecek olan fuarın bu yılki onur konuğu Ayla Kutlu, onur konuğu ülke Kore Cumhuriyeti, ana teması ise “İyi ki varsın Edebiyat!”



Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan İstanbul Kitap Fuarı bu yıl 36’ncı kez gerçekleşiyor. Yurt içi ve yurt dışından 800’ün üzerinde yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilen fuarda, dokuz gün boyunca panel, söyleşi, şiir dinletisi ve çocuk atölyelerinden oluşan kültür etkinliklerinin yanısıra ve imza günlerinde yazarlar okurlarıyla buluşacak.

Konuk ülke: Kore Cumhuriyeti
Fuarın onur konuğu Güney Kore, “İpek Yolu’nun iki Ucu: Türkiye ve Kore” temasıyla bu yıl 60. yılı kutlanan iki ülke ilişkilerine referans vererek 252 metrekarelik standında ülke yayıncılığını ve kültürünü tanıtacak.

Güney Kore’nin fuar için hazırladığı logo Kore’nin geleneksel beş rengini de içeren bir kitap şeklinde tasarlanırken, Güney Kore’nin 1 nolu holde bulunan ulusal standında hem yayıncılığı hem kültürünü tanıtıcı özel sergiler yer alacak.

İstanbul Kitap Fuarı bu yıl yurt dışından 18 uluslararası yazar ve konuğu ağırlarken, İstanbul Tiyatro Festivali’nin daveti üzerine de Antik Yunan tragedyalarının yaşayan efsanesi olarak bilinen Theodoros Terzopoulos’u bir panel ve imza gününde konuk edecek. Bu sene ilk kez kitap fuarına katılacak olan Kolombiya, 4-7 Kasım’da açık olacak Uluslararası Salon’da yer alacak. Etkinlikler kapsamında Kolombiya ve dünya edebiyatının en önemli yazarlarından Gabriel Garcia Marquez’in yaşamı ve edebiyatının konu edildiği “Gabo: Gerçeğin Büyüsü” film gösterimi yapılacak.



ONUR KONUĞU: AYLA KUTLU

Kendini yetiştiren insana ihtiyacımız var

Fuarın, “Onur Konuğu” olmak size ne hissettirdi, bu konuda neler söylemek istersiniz?

Ülkemizin en büyük, en özgün, yüz binlere seslenen kitap fuarı, bir yazar için zaten çok önemlidir. Bu etkinliğin Onur Yazarı olmak ise sorumluluktur. Bu onura beni değer bulanlar, sanırım düş gücümü ve çalışkanlığımı kesintisiz özveri düzeyine yükselten edebiyata adanmışlığımı değerlendirmişlerdir. “Edebiyat; seni sırtımda, kucağımda taşıyacağım, gözümün ferini, aklımın keskinliğini, araştırma, yorumlama çabamı ve bunca yılda hakim olmak için ter akıttığım dilimi, senin yolunda kullanacağım; bundan asla pişmanlık duymayacağım” biçimindeki sessiz ve kararlı uğraşımdaki içtenliğimin ödülü olmalı bu ödül.

Koşullar yüzünden biraz geç başladığım, yalnız yeteneğimi değil, gözümün ferini, belkemiğimin taşıma gücünü, parmaklarımın sızısını, baş verse de beni kuşatmasına engel olduğum açgözlü çok satma - çok tanınma gibi, artık unuttuğum isteklerimi has edebiyata sunmak bana sonsuz zevk verdi. Babamdan aldığım adı, onun küçük taşra şehirlerinde solan yeteneklerini yaşatan evlat olmayı, sanat dalımın onurunu yüceltmeyi amaçlayıp, sürekli çalışarak hem yetişkinlere, hem yeni kuşaklara “ Edebiyat, ne güzelsin, ne kadar etkilisin” ana fikrini aşılamaya çalıştım.

Herkes fuara buyursun

Kitap fuarının bu yıl teması; “İyi ki varsın Edebiyat”… Edebiyatın hayatımıza kattığı değerin çokça konuşulacağı ilk fuar olacak. Bu sizin için ne ifade ediyor?

Gerçekten de; iyi ki var olan Edebiyat, diğer bazı güzel sanat dallarıyla birlikte, ülkemiz insanının büyük adımlar atabildiği, cumhuriyetin sağladığı aydınlanma ile, daha yoğun içsel derinlik, daha anlamlı güzellik algılaması, kendini daha açık ve kapsamlı ifade gücü, daha sosyal olma şansı ve olanaklarını sağlıyor.
Ne var ki, sanat yoğun günler; çok satan kitaplar ve onların sadece çok para kazanmakla övünen, yararsız, ufuksuz, eğiticilikten, etkilemekten uzak, zaman öldüren anlatı sahipleri yüzünden geride kalıyor. “Kötü kitap iyi kitabı, kötü yazar edebiyat insanını kovuyor.” Bu slogan, kötü gidişe bir karşı duruştur. Edebiyat, kafayı önce karıştırıp, sonra süzerek güzelliklere kaynak olan bir su gibi var oluşu; kafamızda karmakarışık duran algıları, duyguları, izlenimleri yerli yerine oturtarak, yeni bilgi ve fikirlere yol açarak, bir bulutunun (nebula) maddeye dönüşmesini sağlayacak güçtedir.
Yetişkin veya çocuklar… Sizlere sesleniyorum : Duygularının ve anlatım gücünün gelişmesini özleyen / isteyen insan!.. Yazarlarınız sizleri standlarda bekliyor. Neden onları tanımak, fikir tartışması yapmak veya dinlemek için fuara gelmiyorsunuz? Orada şimdi 10 gün süreyle bizler edebiyat soluyup, edebiyat yiyecek ve içeceğiz. Herkes buyursun. İnanın buradaki varlığınız, soluk alıp adım atmak bile olsa, atmosferi canınıza can katacak.

Yazarlığınızın ilk yıllarında takma isim kullandınız, sebebi neydi?
Ağır, bürokratik ve yaşam koşullarıma karşın çok küçüklüğümden beri kanıma girmiş olan edebiyata duyduğum yoğun ilgi, artık yaşamımın amacı haline dönüşürken yalnızca ad ve soyadımın baş harflerini değiştirmeksizin eskilerin “nam-ı müstear” dedikleri değişik adla yazmaya başladım. Dönem İkinci MC dönemiydi. Sağ her zaman hoşgörüsüz olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisine yakın olan “Özgür İnsan” dergisinde kitap tanıtma yazıları yazıyordum. İlk öyküm de o dergide yayınlandı.

Eskiden iğne oyası yapan, kilim dokuyan derdini, sevincini anlatan kadınlar şimdi ne yapıyor?
En azından hane halkının sorunlarıyla uğraşıyor. Çalışıyor üretiyor. Artık derdini, duygusunu eskisi gibi sessiz sözsüz bir güzelliğe açılan elinin gözünün inceliği ve nuruyla ifade etmiyor, kimilerine uygulanan konuşma yasağı hafifletildi. Yine dayak yiyor, yine evden kovuluyor, hakaretlere maruz kalmaktan kurtulamadı. Kimi de kocasının, babasının, ağabeyinin elinden ölmeyi sürdürüyor. Başka ne olabilirdi ki?

Araştıran, romanları öncesinde birçok kitap okuyan ve uzun bir çalışma süreci sonrasında kitap yazan bir yazarsınız. Öykücülüğe sizi yönlendiren ne oldu?
Genellikle öykü ile başlanır, sonra öykücülerin bazıları romana geçer. Bende öyle olmadı. Birkaç öykü yazdım. Fark ettim ki, ben daha geniş oylumlu olaylar, insan karakterleri ve yaşanmış bir dönemin toplum üzerindeki etkisini yazmayı yeğliyorum. O nedenle adımı romanla duyurdum. Bir zaman daha geçti. Kısa öyküleri seviyordum ama, daha çok uzun anlatıların üstünde çalışmayı yeğliyordum. Çarpıcı, vurucu, yadsınamaz etkiler yaratan uzun hikâyeler yazmak beni çağırıyordu. Bunu yaptım. Kısa olanlara “öykü” deniyorsa, bu uzun zamanlara yayılmış, değişik mekânlar taşıyan, okuyanların çoğunun, “Bu bir roman, niye kısa kestin,” diyen yaklaşımlarını gördüm. Bir yazara bu tür uyarmalar,eleştiriler yöneltebilirsiniz. Ama yazarın özgürlüğü kendince yeterli bulduğu yerde anlatıyı bitirmesidir. Böylece benim “ Hikâye” diye adlandırdığım uzun oylumlu, batıdaki adıyla bir tür novellalarım oluşuyor. Bunlar kısa değil, ayrıca uzun zamanları kapsıyor. Tipler ile yetinmiyor, ilgi çekici özgün karakterler ile anlatmayı yeğliyorum. Nitekim, o hikâyelerin kahramanları okurların belleğine Triyandafilis, Ayşad Bahu ve Aliye ( Gülgûn ) olarak kalıp, yaşıyorlar. Tipler, karakterler, ayrıntı ve olay zenginliği ile: hikâyeler, zaman zaman kısa öyküler, çocuk roman ve öyküleri yazıyorum.

Az yazıp çok beslenmeli

Kolay okunan, edebiyat dışı olarak sınıflandırılan türler günümüzde çok popüler ve çok satıyor. Elbette yazarları da hızla ünleniyor. Böylesi bir zamanda edebiyat tutkunu, kalemine güvenen genç yazarlara önerileriniz var mı? Düşünen, hayal kuran, sorgulayan, zaman ayıran gerçek edebiyat okuru azalıyor mu?

Edebiyata vazgeçemeyecek biçimde tutkunsa; çok satılan, ortalama zekâ, ortanın altında bilgi, sıradan ve az sözcüklü standart kurgu ile yazılan, sorular üretmeyen kitapları okuyamayacaktır zaten. Genç yazarlar zor yola girmişlerse onların en fazla yüzde biri sonuna kadar direnecektir. % 99 fire iyi ve ülke kültürü için kazançlı bir sonuçtur. Direnen, kendini yetiştiren insana gereksinmemiz var. En etkili yöntem az yazıp çok beslenmektir. Herkesin yakını, sevdiği kişiler yazarı tarafından okunan metni beğenirler. Bu beğeninin değeri yoktur. Yazana beslediğimiz duygulara ve onun okurkenki teatral etkileme çabasına bağlıdır beğeni.





İMZA GÜNLERİNDEN...

Adnan Binyazar
Can Yayınları
14:00 10.11.2017

Ahmet Bozkurt
İnkılâp Yayınları
13:00 4-5-11-12.11.2017

Ahmet Büke
Can Yayınları
14:00 11.11.2017

Ahmet Telli
Everest Yayınları
14:00 10-11-12.11.2017


Ahmet Ümit
Everest Yayınları
15:30 11.11.2017
18:15 05.11.2017

Aleksandra Fabia
Redhouse Yayınları
16:30 11.11.2017

Algan Sezgintüredi
Aprıl Yayıncılık
16:00 11.11.2017

Ali Erkan Kavaklı
Nesil Yayınları
12:00 05.11.2017

Ali Lidar
İthaki Yayınları
15:00 11.11.2017

Almila Aydın
Altın Kitaplar
11:00 09.11.2017
14:00 12.11.2017

Anıl Mert Özsoy
Doğan Kitap
17:30 11.11.2017


Aslı Tohumcu
Can çocuk yayınları
10:00 09.11.2017


Ayla Kutlu
Bilgi Yayınevi
17:30 04.11.2017
14:00 07.11.2017
14:00 08.11.2017

Ayşe Kulin
Everest Yayınları
15:00 4-5.11.2017

Ayşe Sarısayın
Can Çocuk Yayınları
14:00 05.11.2017

Zeynep Kaçar
Sel Yayıncılık
15.00 5.11.2017

Behçet Çelik
Günışığı Kitaplığı
14:00 04.11.2017

Behiç Ak
Günışığı Kitaplığı
13:00 09.11.2017
16:00 11.11.2017


Canan Tan
Doğan Kitap
14:00 04-5-11-12.11.2017


Doğu Yücel
Can Yayınları
16:00 11.11.2017

Ece Erdoğuş levi
Hep Kitap
13:00 08.11.2017

Enis Batur
Kırmızı Kedi Yayınevi
15:00 05.11.2017

Ezgi Polat
Can Yayınları
15:30 12.11.2017

Faruk Duman
Can Yayınları
17:00 11.11.2017

Fatih Erdoğan
Mavibulut Yayıncılık
10:30 04-5-6.11.2017

Hüseyin Kıran
Sel Yayıncılık
15.00 12.11.2017


Onur Ünlü
Sel Yayıncılık
14.00 12.11.2017

Füruzan
Yapı Kredi Yayınları
16:00 05.11.2017
15:30 11.11.2017

Glenn Meade
Kırmızı Kedi Yayınevi
15:30 11.11.2017
13:00 12.11.2017


Gülten Dayıoğlu
Altın Kitaplar
11:00 10-11.11.2017

Hakan Bıçakçı
İletişim Yayınları
14:00 11.11.2017

Hakan Günday
Doğan Kitap
15:30 04.11.2017

Hasan Ali Toptaş
Everest Yayınları
13:00 05.11.2017


Haydar Ergülen
Kırmızı Kedi Yayınevi
15:30 12.11.2017

Hıfzı Topuz
Remzi Kitabevi
14:00 11.11.2017

İlber Ortaylı
Kronik Kitap
13:15 05.11.2017

İnci Aral
Kırmızı Kedi Yayınevi
14:00 05.11.2017

İskender Pala
Kapı Yayınları
18:00 04.11.2017
17:00 12.11.2017

İsmail Saymaz
İletişim Yayınları
14:30 11.11.2017

Küçük İskender
Can Yayınları
15:30 12.11.2017


Mavisel Yener
Bilgi Yayınevi
10:30 10.11.2017

Mine Soysal
Günışığı Kitaplığı
12:00 04.11.2017

Müge İplikçi
on8 Yayınları
16:00 05.11.2017

Nermin Bezmen
Doğan Kitap
13:00 11.11.2017

Yalvaç Ural
Yapı Kredi Yayınları
11:00 07.11.2017

Gözde Kurt
Hep Kitap
14:00 12.11.2017


Deniz Erbulak
Doğan Egmont
11:00 11.11.2017


Deniz Türkali
Doğan Kitap
14:30 11.11.2017

Mario Levi
Everest Yayınları
14:00 12.11.2017

Kahraman Tazeoğlu
Destek Yayınları
14:00 05.11.2017


Kandemir Konduk
Tarihçi Kitabevi
15:00 09.11.2017

Karin Karakaşlı
Günışığı Kitaplığı
10:00 09.11.2017

Kerem Çalışkan
Remzi Kitabevi
14:00 10.11.2017


Mehmet Fatih Oruç
Babıali Kültür Yayıncılık
13:00 09.11.2017

Mehmet Genç
Ephesus Yayınları
14:00 11.11.2017


Murat Menteş
April Yayıncılık
16:00 11.11.2017





DETAYLAR İÇİN :
http://tuyap.com.tr/fuarlar/istanbul-kitap-fuari-36-uluslararasi-istanbul-kitap-fuari#fuar-profili

Paylaş