VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
06 Kasım 2015 Cuma | Anasayfa > Haberler > Ağlamak serbest!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ağlamak serbest!

Romantizm kraliçelerinden Kristin Hannah, “Ay Bahçesi” romanında anlattığı hüzünlü hikâye ile yine kadın okurun kalbine dokunuyor.


“Gümüş Gözyaşları”, “Uzak Kıyılar”, “Yaz Rüzgarı”, “Kış Bahçesi”, “Ateşböceği Yolu”, “Mucizeler Yağarken”, “Evden Çok Uzakta”, “Ateşböceğinin Şarkısı”gibi hepsi de best-seller olmuş 22 romana imza atan Kristin Hannah, romantik okurları bu kez “Ay Bahçesi” ile selamlıyor.

Hannah, bundan tam 20 yıl önce yayınladığı bu romanına da, neredeyse tüm yapıtlarında olduğu gibi, doğaüstü bir motif eklemiş. Bu kez “Ay Bahçesi”nin kahramanı doktor Ian Carrick, telepati yeteneğine sahip. Genç yetişkin ve fantastik tarzdaki kitaplarla filmleri çok seven Hannah, spiritüel ve mistik okumalara da meraklı olmasının hikâyelerine yansıdığını söylüyor. “Genellikle doğaüstü bir ögeyle başlıyorum ancak hikâye ilerledikçe bu nokta arka planda kalıyor” diyen Hannah genç yetişkin tarzında fantastik roman yazmanın en büyük hayali olduğunu her fırsatta yineliyor: “Üç yıl önce böyle bir romana başlıyordum ancak neredeyse her konu işlenmişti. Durup biraz soluklanmak ve daha önce yazılmamış bir hikâye bulana kadar beklemeye karar verdim”. 1960 doğumlu olan ve ilk romanı 1991’de yayınlanan Kristin Hannah’nın tüm romanlarında özellikle kendisinin derinlemesine incelemek istediği bir konu ya da sorun oluyor. Mesela “Gece Yolu”nda, çocuğu olan bir anneyi hikâyenin merkezine koymuş. O dönemde kendi oğlu üniversiteye başlayan Hannah, alınan kararların doğruluğunu hep sorgulayan ebeveynlerin dünyasına girmiş. Yazarın kendisinin bir uyarısını hatırlatıp kitabın konusuna geçelim: “Sakın” diyor Kristin Hannah; “Romanlarımı uçak, kafe gibi kalabalık alanlarda okumayın, çünkü kimsenin sizi ağlarken görmesini istemem.”

Elbette okurlarını ağlatmak için özel bir çaba göstermediğini söyleyen Hannah, “Hayatlarının ya da yılın en kötü dönemini geçiren sıradan kadınları anlatıyorum kitaplarımda. Dolayısıyla bu karakterler okura çok tanıdık gelebilir; kendileri ya da en yakın arkadaşları benzer bir sorunu yaşamış ya da yaşıyor olabilir.”
“Ay Bahçesi”, kim olduğunu ve ıssız Maine sahillerine nereden geldiğini bilmeyen Selena’nın kendi yabancı yüzlerin arasında bulmasıyla başlıyor. Bu tanımadığı dünyada sadece tek bir kişi ona huzur verir; kendisi gibi yalnız olduğunu gözlerinden okuyabildiği Ian Carrick.

Eskiden son derece başarılı bir doktor olan Ian, insanları iyileştirme arzusundan vazgeçmesine neden olan telepati yeteneği yüzünden toplumdan uzak bir yaşam sürdürmeye karar vermiştir. Ancak Ian bu doğaüstü yeteneğini Selena’nın üzerinde kullanamaz. Genç kadın, masumiyeti ve güzelliğiyle Ian’ın aklını başından almakla kalmayıp karanlığı ışıkla, sessizliği kahkahalarla yok eder. Onun sayesinde Ian hayata ve kendine yeniden inanmaya başlar. Fakat geçmişten çıkagelen gizemli bir gölge, bu büyük aşkı ve Selena ile Ian’ın kurduğu hayalleri yıkmakla tehdit edecektir.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam