VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Temmuz 2016 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Ahmet Ümit’in romanı ‘Avrupa romanı’dır
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ahmet Ümit’in romanı ‘Avrupa romanı’dır

Felsefe, estetik, kuram ve edebiyat bilimi çalışmalarıyla tanıdığımız Prof. Dr. Onur Bilge Kula, “Yazınsal Yapıt ve Ahmet Ümit Nasıl Okunabilir?” kitabıyla ilk kez çağdaş Türk romanını mercek altına aldı. Ahmet Ümit’in romanlarını ve romancılığını irdeleyen Kula, György Lukacs bağlamında incelikli bir çalışmaya imza atmış.

MERVE AKINCI ALMAZ



Öncelikle, çağdaş Türk romanı üzerine kuramsal bir çalışma hazırlamak için neden Ahmet Ümit’i tercih ettiğinizi öğrenebilir miyiz?
Çağdaş Türk edebiyatı üzerine çalışmalarımın uzun bir tarihi vardır ve bu uzun tarih içinde Ahmet Ümit romanlarının önemli bir yeri olmuştur. Ahmet Ümit’i niçin yeğlediğimin nedenlerini şöyle açıklayabilirim: Birincisi, edebiyat her şeyden önce anlatı sanatıdır. Yazar, dilsel malzemeyi estetikleştirmek suretiyle, anlatıya sanatsal bir nitelik kazandırır. Dolayısıyla, nitelikli edebiyatın en belirgin özelliği, öncelikle dilsel malzemeye sanatsal bir nitelikli kazandırmaktır. Ahmet Ümit, Türkiye’de dili hamur gibi yoğurarak sanatsallaştıran az sayıda yazardan biridir. İkincisi, Ahmet Ümit, yazınsallaştırılmaya elverişli malzeme ve izlekleri seçmesini ve okuyucu açısından çekicileştirmesini çok iyi bilen bir yazardır. Üçüncüsü, Ahmet Ümit her zaman ve her koşul altında umarsız insana, ezilen toplum kesimlerine ve tarihe karşı bilinçli bir sorumluluk duyan ve bu bilinçli sorumluluğu anlatılaştıran bir yazardır. Nedenleri çoğaltmak olanaklıdır; ancak ben bu nedenlerle yetiniyorum.

Türkiye’de ve hatta dünyada, bestseller/ popüler bir kitap yazmak, ortalama okura hitap etmekle eşdeğer görülüyor. Fakat Ahmet Ümit bu algıyı yıkan bir yazar. Sizce Ahmet Ümit’i farklı kılan nedir, nasıl başardı bunu?
Bir edebiyatbilimci olarak “çok satan kitap kötüdür” yargısını genelleştirmekten sakınırım. Çok satan ve sanatsal/ yazınsal bakımdan çok nitelikli kitap yeterince vardır. Ahmet Ümit romanları yukarıda saydığım nedenlerle, Türkiye’de ve dünyada giderek artan ölçüde çok satılmakta ve okunmaktadır. Okuyucu topluluğunun sanatsal/ yazınsal beğenisine güvenmek gerekir. Okuyucuya güvenen Ahmet Ümit, insana, topluma ve tarihe insancıl bir duyarlılık ve eleştirel bir sevgiyle yaklaşmakta ve seçtiği konuyu bu anlayışla yazınsallaştırmaktadır. Ahmet Ümit’i farklı ve ayrıksıklaştıran başlıca etmen budur, kanımca.

Bu noktada kitabınız Ahmet Ümit’in yazarlığını yeniden tanımlıyor. Ne dersiniz?
Ahmet Ümit’in yazarlığını tanımlamak, savlı bir belirlemedir. Kitabıma “Yazınsal Yapıt ve Ahmet Ümit Nasıl Okunabilir?” adını vermemin başlıca nedeni, sanatsal/ yazınsal konularda kesin yargılamanın söz konusu olmamasıdır. Kitabımda bir yazınsal yapıtın nasıl oluşturulabileceği ve okunabileceğini belirlemeye çalıştım. Her okuma, öznel bir anlama ve anlamlandırma denemesi ve girişimidir ve böyle anlaşılmalıdır. Estetik ve edebiyat ile ilgili daha önceki kitaplarımda da vurguladığım gibi, estetik beğeni yargıları saltlık ve kesinlik ölçütüne vurulamaz. Bu nedenlerle, kitabım, yazınsal yapıtın oluşumu ve Ahmet Ümit romanlarının okunmasına ilişkin bir açılım denemesi olarak nitelendirilebilir.

Ahmet Ümit hem bir bestseller hem de longseller. Çalışmanızda bunun nasıl olduğu sorusuna bir yanıt bulabildiniz mi?
Sanat, dolayısıyla da edebiyat, tarihsel-toplumsal ve siyasal bir varlık olan insanın karmaşık iç dünyasını serimlemeye çalışır. Ahmet Ümit bunu insancıl bir sıcaklık ve çekicilikle yapmaktadır. Bir yazarın ya da yazınsal yapıtın kalıcılaşması, o yazarın veya yapıtın zaman üstü olan insan özelliklerini ve davranışlarını, okuyucuyu saran ve devindiren bir vuruculukla anlatılaştırma yoğunluğuna bağlıdır. Ahmet Ümit, bu yetkinliğe fazlasıyla sahip bir yazar.

Thomas Mann’ın, “Avrupa romanı” tanımına Ahmet Ümit’i dâhil ettiğinizi görüyoruz. Bunu biraz açalım mı?
Thomas Mann bir uygarlaşma tasarımı olarak kavradığı Avrupa’yı ve Avrupalılığı önemseyen bir yazardır. Etnik milliyetçilikten nefret eder; ancak demokratik içerikli Alman’a özgü olanı ve çoğul Almanya’yı içtenlikle sever. Thomas Mann’ın, “Bulunduğum yer, Almanya’dır” sözü, bu yaklaşımın anlatımıdır. “Avrupa romanı” anlatımı, edebiyat sanatının bütün niteliklerini ve inceliklerini içinde barındıran romanı imler. Evrensel insanlık değerleri elbette Avrupa’yla sınırlandırılamaz. Bununla birlikte, bütün eksiklerine karşın, Avrupa, sanatın/ edebiyatın oluşması ve yetkinleşmesi için zorunlu önkoşul olan sanatsal özgürlük ve özerklik kavramlarının en fazla geliştirildiği yaşam alanıdır. “Avrupa romanı” tekil yazınsal yapıtların yetkinliğine bir göndermedir. Avrupa değerlerini ve Avrupalılık niteliklerini kişiliğinde ve yazınsal üretiminde somutlaştıran Ahmet Ümit romanı, bu nedenlerle “Avrupa romanı” nitelemesini fazlasıyla hak etmektedir.




Ahmet Ümit’i György Lukacs ile ilişkilendirdim

Ümit okurların ve piyasanın tanımıyla başarılı bir polisiye yazarı. Fakat siz onun tarihsel romanlarına eğiliyor, György Lukacs bağlamında ele alıyorsunuz eserlerini. Ahmet Ümit’i polisiye yazardan ziyade tarihsel roman yazarı olarak mı kabul ediyorsunuz?

Ahmet Ümit’i salt polisiye yazarı olarak nitelendirmek ve polisiye romanı küçümsemek haksızlık olur. Her yazınsal yapıt, farklı yoğunluklarda gerilim içermek zorundadır. Tarihsel öğeler, nitelikli ve yetkin bir yazarca müthiş bir gerilim anlatısına dönüştürülebilir. Böylece, hem tarihsel hem de gerilim birbirini bütünleyen zengin bir etmen niteliği kazanır. Ayrıca tarihseli anlatılaştırmak, derin bir bilgi ve estetik duyarlılık gerektirir. Bu özellikleri fazlasıyla taşıyan Ahmet Ümit romanını, salt polisiye roman bağlamında irdelemeyi, bu yazarın hak etmediği bir indirgemecilik olduğunu düşündüğüm için, tarihsel roman konusunda başvurulan bir edebiyat filozofu olan Györgi Lukacs ile ilişkilendirmeye çalıştım.


Paylaş