VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
07 Kasım 2014 Cuma | Anasayfa > Haberler > Aile boyu macera
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Aile boyu macera

“Şaşkın Kedi Koş-Koş” on altı yaşındaki bir kedinin maceralarını anlatıyor. Bir gün bir otobanda bulunmasıyla Zaimoğlu ailesine giren Koş Koş’un hikayesini Ayşe Zaimoğlu yazdı, Bahadır Zaimoğlu çizdi.

Merhaba... Ben tam on altı yaşında, yaşlı bir kediyim. Ama beni görseniz, beş yaşındakiler bile benim kadar hareketli değildir. Nasıl mı? Çok şanslıyım da ondan, sıcak bir evde büyüdüm, ailem beni çok seviyor ve çok iyi bakılıyorum.”
Bu sözler, Koş-Koş’a ait.

Bir gün otobanın ortasında bulunmasıyla hayatı değişen, o günden beri de sıcacık bir ortamda, sıcacık insanlarla yaşayan Koş-Koş’un ilk macerası. Doğrusunu söylemek gerekirse, okurken onu kıskanabilirsiniz. Çünkü biri kızsa diğerine sığınacağı birbirinden harika insanların olduğu bir evde yaşıyor. Zaten onun maceralarını da bize onlar aktarmış. Evin annesi Ayşe Zaimoğlu yazmış, babası Bahadır Zaimoğlu çizmiş, kızı Buse Zaimoğlu da oynamış. Anlayacağınız tam tekmil, gerçek bir aile öyküsü.

Gelelim Koş Koş’a... Kimdir derseniz şöyle anlatıyor, hikayesinin başlangıcını yani otobanda bulunuşunu:

“Çaresizlikle garip aletin üzerine tırmanmaya karar verdim, ama yağmur o kadar ıslatmıştı ki, birkaç kez düşüp yuvarlandım. Yola savrulmaktan son anda kurtulmuş, sonunda tırmanmayı başarmıştım ama şimdi de burada sıkışıp kalmıştım. Korkmuştum, yağmur yağıyordu, tüylerim bedenime yapışmıştı. O kadar üşüyordum ki titriyordum.” Sonra... Sonrası sıcacık bir yuva.
Ancak... Eve yeni bir üyenin katılmasıyla bu sıcak yuvaya dair endişeleri başlar. Tıpkı yeni doğan kardeşini kıskanan bir çocuk gibi. Bunu da şöyle anlatıyor: “Daha önce hiç, bir insan yavrusu görmüş müydünüz? Sanırım siz bebek diyorsunuz. Ben görmemiştim. O kadar küçük bir şeyin, bu kadar çok şeyi değiştirebileceğini asla tahmin edemezdim.” İşte bu insan yavrusuyla büyür o da, hem de 16 yıl boyunca muazzam bir kardeşlik ve arkadaşlıkla... Ancak Koş Koş, her zaman evde duran bir kedi değil. yaramaz da. Zaten o da kendisini pek bir hareketli tanımlıyor. Bir gün bir kelebeğin peşine takılınca kaybolacak kadar da kendinden geçebilen biri: “Hiç bilmediğim bir yerdeydim. Miyavlayarak yardım istedim, ama kimse benimle ilgilenmedi. Çaresizlik içinde saatlerce dolaştım. Ama boşunaydı. Yolu bir türlü bulamıyordum. Hava kararmaya başlamış, karnım acıkmıştı. O sırada gri bir kedi gördüm. ‘Hey, kardeş, baksana,’ diye seslendim. ‘Tısss...’ diyerek hızla bana döndü. Kulağındaki yara izinden yanlış kişiye yanaştığımı anlamıştım, ama geç kalmıştım. Bu sefer koşma sırası bendeydi.”

Yaşadığı tüm bu maceralardan sonra on altı yaşına gelip olgunluğa ulaşan Koş Koş, hayatını şöyle yorumluyor: “Hayat akıp gidiyor. Artık on altı yaşımdayım. Buse en iyi arkadaşım. Hala oyunlar oynuyoruz. Kucağından hiç inmiyorum. Öyle ki, bazen Bahadır ile Ayşe bizi kıskanıyorlar. Buse hala bana bir şeyler gösteriyor. Hatta okuma yazmayı öğrendiğinde, elime bir kalem verip ‘Hadi, sen de yazabilirsin,’ diye tutturdu. Ne diyeyim, bu kızda bu azim varken bana okuyup yazmayı da öğretir.”
ensest hikayeler - aldatma hikayeleri
Çocuklar için yazılan ve resimlenen “Şaşkın Kedi Koş-Koş” sadece bir kedinin değil aynı zamanda bir ailenin hikayesi.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam