VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Şubat 2014 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Amerika’ya göç eden Osmanlıların hikayesi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Amerika’ya göç eden Osmanlıların hikayesi

Gazeteci Bülent Günal’ın ilk romanı Harputlu Hasan”, Amerika’ya göç eden ilk Türklerin hikâyesini anlatıyor.

BARIŞ EMRAH

Hayatlarında deniz görmeden, okyanus aşmak için yola koyulan 14 yaşlarında üç gencin, Hasan, Hamit ve Kişmo’nun hikâyesinin anlatıldığı roman; Osmanlı’da görülen ilk Amerikan rüyasının bu topraklarda nasıl yeşerdiğini, savaşlardan bitap düşmüş bir nesli, ama en çok da 100 yıl öncesinin İstanbul’unu anlatıyor.
Romanın yazarı Bülent Günal, Amerika’ya göç eden Harputlular’ın gerçek hikâyesiyle Vatan Gazetesi’nde çalıştığı dönemde tanıştığını söylüyor: ‘’Fırsatlar ülkesi’ Amerika’ya 18. yüzyıldan itibaren dünyanın dört bir yanından göçler yaşandı. Bu insanların kimi İrlandalı’ydı, kimi İtalyan, kimi de Uzakdoğulu. Bu çarpıcı göç hikâyelerinin bazıları beyazperdeye aktarıldı, kimi de satırlara. Ancak çok da üzerinde durulmayan ve bizi de yakından ilgilendiren tarihi bir gerçek daha vardı. O da, bu topraklardan 1800’lü yılların sonuyla 1900’lü yılların başında Amerika’ya yaşanan göçtü. Çoğunluğu Harput’tan olan 50 bini aşkın Müslüman, nesi var nesi yoksa satıp yollara düştü. İşte ‘Harputlu Hasan - Osmanlı’da Amerika Rüyası’, Yeni Dünya’ya doğru yaşanan bu göçü anlatıyor.’’
Kitap, 1914’te geçiyor. Gerçek hikâyelerden yola çıkılarak kaleme alınan roman bir yol hikâyesi olduğu kadar, İttihat ve Terakki Partisi’nin iktidarda olduğu yıllarda Osmanlı yönetimiyle Ermeni halk arasında yaşanan kırılmaları da mercek altına alıyor. Günal bu yönüyle romanın polisiye izler taşıdığının da altını çiziyor: “‘1914 yılı hem dünya tarihi hem de Osmanlı Devleti için hayati bir yıl. Balkan Savaşları’nın acısı henüz tazeyken, I. Dünya Savaşı gelip çatıyor. Ve bu dönem yaşanan göçlerden, -ki çoğunluğunu Ermeniler oluşturuyor- Osmanlı’nın duyduğu rahatsızlıklar var. Amerikan yönetimiyle görüşmeler yapılıyor, yaşanan göçe bir düzen getirilmek isteniyor ama istenilen sonuç elde edilemiyor. Göç eden Ermeniler gerek Amerika’da gerekse Avrupa’da ilk diasporayı oluşturuyor. Osmanlı aleyhine kamuoyu baskısı yapılmasını sağlıyorlar. İşte romanda bu yüzden Harputlu üç arkadaşın göç hikâyesi kadar, Hasan Paşa Karakolu Zeki Bey ve gizli polisi Kemal’in de maceraları yer alıyor. Kemal’in görevi, sahte pasaportlar hazırlayan, Amerika’daki Ermeni derneklerine yolcu taşıyan bu kişilerin arasına sızmak ve çeteyi çökertmek.’’

Hasanlar’la Yorgolar yine kapıştı
Harputlu Hasan, kendi içinde finali olan bir roman. Ancak Bülent Günal, kitabın ikinci bölümünde Amerika’da amansız bir yaşam mücadelesi içine giren Türkler’in; özellikle de Hasan, Hamit ve Kişmo’nun hikâyesini yazacağını belirtiyor: ‘’Belgelere göre Anadolu’dan göç eden Türkler özellikle araba fabrikalarında çalışıp barakalarda yatıyorlardı. En çok İrlandalılar ve Afro-Amerikalılar’la arkadaşlık kuruyor, domuz etini haram kabul ettikleri için Yahudi kasabından, bakkalından alışveriş ediyorlardı. Kader ortaklığı yapan Harputlu Ermeni ve Türkler’in aralarına 1915 tehcir olayları girmişti. Milli mücadele başladığında ise Anadolu’da yaşanan savaş, Amerikan sokaklarına kadar taşmıştı. O döneme ait kimi Amerikan gazeteleri “Hasanlar’la Yorgolar yine kapıştı’ başlıkları atıyordu. İşte bu nedenle Amerika’ya yaşanan Osmanlı göçü beraberinde birçok çarpıcı hikâyeyi barındırıyor."

Harputlu HasanHarputlu Hasan

Bülent Günal

Detay için tıklayın

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam