VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Nisan 2014 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > As mısınız, joker mi?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

As mısınız, joker mi?

“Vahşi Kartlar” II. Dünya Savaşı sonrasında geçiyor. Ancak bu zamanı günümüz moda deyimiyle “paralel bir zaman” olarak tanımlayabiliriz. Çünkü savaş sonrasında uzaydan gelen bir virüs New York şehrinin üzerine saçılmış ve dünya tarihi bambaşka bir yöne kaymıştır. İnsanlıktan kalanların ise artık yeni bir adı vardır: Jokerler ve Aslar

George R. R. Martin için “yaşayan en kudretli fantastik edebiyatçı” dersek abartmayız. Zira televizyon dizisine de uyarlanan “Taht Oyunları (Game Of Thrones)” ile soluğumuzu kesmeyi başaran Martin, kült serisi “Ateşi ve Buzun Şarkısı (Song Of Ice and Fire)” ile aklımızı başımızdan almıştı.

İşte “Vahşi Kartlar” fantastik edebiyatın bu büyük adamının editörlüğünde yayımlanan bir “mozaik roman”. “Bu nasıl bir türdür” diye soranlar için romanı şu şekilde tarif edebiliriz: “Fantastik edebiyatın usta kalemlerinin (ki aralarında Roger Zelazny, Walter Jon Williams, Howard Waldrop, Lewis Shiner var) birbirini takip eden, aralarında kurgu ve karakter bütünlüğü olan öykülerinden oluşan bir kitap.” Yani aslında farklı yazarların, bir bütüne bağlı kalarak yazdıkları bur romandan bahsediyoruz. Romanın, her bir yazarın hayal gücü ve yaratıcılığı ve aynı zamanda egosuyla bambaşka öykülere dönüşmemesinin sırrı ise elbette George R. R. Martin’in dehasında ve onun editörlüğünde buluşması ile mümkün olmuş. Bu yüzden de zaten romanın kapağında kocaman harflerle “George R. R. Martin’in editörlüğünde” diyor.

Gelelim romanın konusuna... “Vahşi Kartlar” II. Dünya Savaşı sonrasında geçiyor. Ancak bu zamanı günümüz moda deyimiyle “paralel bir zaman” olarak tanımlayabiliriz. Çünkü savaş sonrasında uzaydan gelen bir virüs New York şehrinin üzerine saçılmış ve dünya tarihi bambaşka bir yöne kaymıştır.

Virüsle temas edenlerin yüzde 90’ı onlara romanda romanda onlara “Siyah Kızı Çeke nler” deniyor, ölürken enfekte olup hayatta kal mayı başaranların yüzde 9’u ise deforme ol up biçim değiştir en yaratıklara dönüşmüş. Yani “Joker ” olmuşlar. Jokerlerin çok ama çok küçük bir kısmı nın (yüzde 1) ise süper güçler i var ki, onlara da “Aslar” deniyor. Asların belirli bir bölümünün ayrıca yerden yarım metre yükselebilmek ya da istendiği anda vücut kıllarını uzatabilmek gibi yararsız ya da gülünç yetenekleri vardır ki, onlara da “İkililer” denmektedir. Asların bazıları yeteneklerini insanlığın hizmetine sunar ken bazıları da tarih boyu olduğu gibi kötülü ğü seçmişler. İşte “Vahşi Kartlar ”, onların hikâyesi...

Serinin bu ilk kitabında, “Vahşi Kart” virüsünün dünyaya nasıl saçıldığını ve ana karakterleri (Joker ve Aslar) ve türlerin hikayelerine tanık oluyoruz.

Her şey, uzaydaki bir Tachis isimli gezegende, insanlarla aynı DNA özelliklerini taşıyan ve görünümleri de insanlarla aynı olan uzaylı bir ırkın aldığı bir kararla başlıyor. Bu ırk, gezegenlerinde büyük bir iktidar mücadelesinden geçmiş ve sonunda enfekte edildiği kişilere süper güçler kazandıran bir virüs üretilmiştir. Ancak Tachis gezegeni sakinlerinin öncelikle bu virüsün güvenliğini test etmesi gerekir ve bunun için bir ekibi Dünya’ya gönderir. Ancak aynı gezegenden olan Dr. Tachyon’un, Dünyalılar’a böyle bir şeyin reva görülmesine içi elvermeyince ekibin peşine düşer. Yaşanan mücadele sonunda da ekibin uzay gemisi yeryüzüne düşer ve virüs küresi kaybolur. Dr. Tachyon’un kendi uzay gemisi de hasar almıştır, yine de oradan uzaklaşır ve Dünyalılar’ı uyarmak üzere merkezi bir yere iniş yapar.

BERDUŞ VE KÖTÜ ADAMLAR
Virüs küresini ise bir berduş tarafından bulur, ancak araya giren birçok olay sonunda “kötü adamların” yani bir çetenin eline geçer. ABD Başkanı’na şantaj yaparak para sızdırmaya çalışan bu çete üyeleri, altı zeplin balonuyla New York’un üzerinde, uçakların ve jetlerin, hatta bunların mermilerinin bile ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkar. Ancak bir II. Dünya Savaşı kahramanı olan 18 yaşındaki jet pilotu Jetboy, onların virüsü Manhattan’ın üzerine istediği gibi bırakmalarına izin vermez. Ama bir çarpışmayı da engelleyemez ve patlama sonucunda virüs Dünya’ya saçılır. İşte Aslar ve Jokerler böyle oluşur.
Sonrasında ise “As” güçlerinin dört kişiden bir ekip oluşturduğunu görüyoruz. Kimleri mi? Öncelikle “Altın Çocuk Jack Braun”u. Grubun en önemli fiziki gücünü oluşturan Braun için gerçekten çok güçlü diyebiliriz. İkinci olarak, “David Harstein”i yani “Elçi”yi. Salgıladığı feromon hormonu sayesinde müthiş bir ikna kabiliyetine sahip olan “Elçi”den sonraki ilginç kahramanımız ise “Kara Kartal” yani “Earl Sanders Jr” siyahi bir II. Dünya Savaşı pilotudur.

Vahşi Kart Günü’nden sonra “uçma” yeteneği kazanmıştır, siyahi olduğu için ırk ayrımcılığına karşı savaşmaktadır. “Beyin Tröstü” yani “Blythe Stanhope van Renssaeler”, ise insanların zihinlerini emme yeteneğine sahiptir ve bu sayede tüm atom fizikçilerinin zihinlerini emebilmekte yani “Paha biçilmez bilgileri muhafaza edebilmektedir.”
İşte “Vahşi Kartlar” bu ekibin kullanılarak II. Dünya Savaşı sonrası dünya tarihinde yaşanan olaylara müdahale edilmesiyle başlıyor. Demokrasi Egzotikleri adı verilen bu dört kişi ilk başlarda büyük başarılar elde etse de, zamanla yaşanan başarısızlıklar ve “komünizm korkusu” nedeniyle, Amerikan kamuoyunda büyük bir anti-propagandaya maruz kalırlar ve sonunda da McCarthy’ci kovuşturmalardaki cadı avına benzer komünizm karşıtı kovuşturmalarla dağıtılırlar.
Yani “Vahşi Kartlar” her ne kadar uzaydan gelen bir virüs ve uzaylı saldırısının insanlık üzerindeki tehdidini anlatıyor gözükse de alt okumasında II. Dünya Savaşı’nı ve sonrasını ele almakta.


Vahşi KartlarVahşi Kartlar

George R.R. Martin

Detay için tıklayın

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam