VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Ocak 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Asayiş berkemal!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Asayiş berkemal!

Bir yanda imparatorluğun son yılları öte yanda Balkanlar’dan, Kafkasya’dan göç alan, nüfusu hızla artan bir başkent. Noémi Lévy-Aksu’nun “Osmanlı İstanbul’unda Asayiş” kitabı, 1879-1909 yılları arasında alınan asayiş tedbirlerini ve bunları yürüten kurumları anlatıyor.



Osmanlı İstanbul’unda Asayiş”, 1879’dan 1909’a, Sultan Abdülhamid’in iktidarından Jön Türk rejiminin başlarına uzanan dönemi mercek altına alıyor. Ancak elbette ki, o dönemi anlayabilmemiz için İmparatorluğun önceki yıllarına ve hatta günümüze uzanıyor. “Esas itibariyle eğilmek istediğim konu polis veya jandarma gibi kurumların kendisinden ziyade, bu kurumların sınırları, kentsel alanla bütünleşmeleri ve dahası, asayiş ve asayiş yokluğu tanımına yaptıkları katkıydı” diyor Lévy-Aksu. Asayiş ve asayişsizliğin tanımıyla başlayan araştırmada iktidardaki sultanların hangisinin neyi uygunsuz davranış ve neyi daha ciddi uygunsuzluk yani asayişsizlik saydığına da örnekler veriyor. Mesela dönemin en önemli sosyalleşme mekânlarından kahvehaneler, her zaman farklı uygulamalara tabi olmuş. Ortaya çıktıkları 16. yüzyıldan itibaren idareciler, kahvehaneleri kimi zaman yakın takibe almış, kimi zaman birkaç tanesini kapatmış, kimi zamansa hepsini yasaklamış. Kahvehaneler üzerindeki baskının sebebi ise hepimizin malumu: “Yalnızca birer aylaklık mekânı ve kumar gibi ahlâken yanlış uygulamaların görüldüğü yerler olarak algılanmakla kalmamıştır. Heterojen bir müşteri kitlesini bir araya getirerek sınıflar arasındaki sınırları silikleştirdikleri ve böylece toplumsal düzeni sarstıklarına da inanılmıştır.”

Huzursuz nüfus
Elbette bu mekânlar tartışmalara, fikir alışverişine ve söylentilerin yaygınlaşmasına da elverişli yerlerdi. 1840’lardan itibaren iktidarın bu mekânlara yönelik tutumunda değişiklikler gözleniyor ve yeni yeni çıkmaya başlayan kitle denetim sisteminde ayrıcalıklı bir yere oturuyor. Zira kahvehaneleri potansiyel tehlike hâline getiren sebepler, aynı zamanda halkın tepkilerini izlemek için de en uygun mekânlar.

O yıllarda İstanbul’un nüfusu bir milyondur. Paris, Londra, Pekin ve Kalküta’nın ardından en kalabalık yerleşim merkezi... 1830’lara doğru 400 bin civarında olan nüfus, iş arayan kırsal kökenli insanların, Kafkaslar’dan ve Balkanlar’dan gelen muhacirlerin ve ticaret yapmak isteyen yabancıların akınına uğramıştır. “Devamlı hareket halinde huzursuz bir nüfus ve asayişi sağlamak konusunda çeşitli zorluklar yaşayan bir merkezi yönetim söz konusuydu” diyor Lévy-Aksu. Aynı dönemlerde Batı’daki metropoller “sınıfsal anlamda artan farklılaşmayla mücadele ederken”, Osmanlı başkenti dinsel, kültürel, dilsel ve etnik çeşitlilikten zengin dev bir pota gibidir. Bu dönemde en önemli asayiş sorularından biri; “Kimlik meselesiyle gittikçe daha fazla meşgul olan gruplar arasındaki iç barış nasıl sağlanacaktır?” Bu soruya kitapta 200 yıl kadar öncesinin sorunları ve çözüm yöntemleri arasında cevap aransa da günümüzde benzer sorunlarla uğraşmakta olan metropolleri de ilgilendirdiğinden güncelliğini koruyor.
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından polis teşkilatının kurulmasına, toplum düzenini korumak için görevlendirilen bekçilerden bu görevi gayriresmî olarak üstlenen kabadayılara Osmanlı’nın son yıllarında asayiş sistem üzerine son derece kapsamlı bir kitap “Osmanlı İstanbul’unda Asayiş”. Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Noémi Lévy-Aksu araştırmasını, bir süredir yaşadığı Tophane semtinin o dönemdeki yapısını inceleyerek bitiriyor. Asayiş meseleleri, devlet görevlileri, yerel temsilciler ve kent sakinleri arasındaki etkileşimlerin izlerini bu semt üzerinden süren Lévy-Aksu, alışıldık tezlerden çok daha hareketli, kolay anlaşılır ve keyifle okunan bir araştırmaya imza atmış.

Paylaş

Doğada depresyon yoktur En zoru okuyamamak. Bir kitabı zorlanmadan elinde tutamamak. Zaten insan anatomisine uygun değildir ya okumak, hangi pozisyonu alırsan al bir süre sonra sıkıntı verir ki, bence okur sayısının az olmasının en büyük sebebi de budur.

Devam
11 Ocak 2017 Yıl : 12
Sayı : 155