VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ağustos 2015 Cuma | Anasayfa > Haberler > Aşk kutsal seks değildir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Aşk kutsal seks değildir

Christopher Ryan ve Cecilda Jetha’nın birlikte kaleme aldıkları “Cinselliğin Şafağı“ insan doğasının tek eşliliğe göre evrilmediğini farklı disiplinlerden örnekler vererek iddia ediyor.


Psikolog Christopher Ryan ve doktor Cecilda Jetha’nın birlikte kaleme aldıkları “Cinselliğin Şafağı“, tek eşliliğin insan doğasını sorgulayan dahası aykırı olduğunu iddia eden ilginç bir çalışma. İki doktor, bu iddialarını antrolpolojik, arkeolojik, primatolojik, anatomik ve elbette psikolojik veriler ışığında ele alıyor. Uzun yıllar Aids’le mücadele için Mozambik’te bulunan ve sırada kırsal kesimdeki Mozambikliler’in cinsel davranışları üzerine bir çalışma yürüten Jetha’nın ve pek çok yerel hastanede psikolojik danışmanlık yapan Ryan’ın deneyimleriyle de desteklenen bu iddianın dayanak noktası ise; tek eşliliğin insan evrimine uygun olmadığı. Kitabın yazarlarından Christopher Ryan, beş yıl önce kendisiyle yapılan bir röportajda çıkış noktalarının Clinton ve Levinsky skandalı olduğunu söylüyor.

Nasıl mı? Şöyle anlatıyor Ryan: “Eğer erkekler zamanın başlangıcından beri siyasi, ekonomik ve hatta fiziksel olarak tüm gücü ellerinde tutuyorlarsa, dünyanın en güçlü erkeği, nasıl oluyordu da her iki tarafın da rızasına dayanan bir cinsel ilişki yaşadığı için aşağılanabiliyordu? Buna gerçekten anlam veremiyordum.

Bu da beni evrimsel psikoloji alanını araştırmaya yöneltti. Şans eseri o sırada San Francisco’da yaşıyor ve Women in Community Service (Kamu hizmetindeki Kadınlar) adındaki kar amacı gütmeyen bir kuruluşta çalışıyordum. Orada çalışan tek erkek de bendim. Bunun sonucu olarak çevremde çok sayıda son derece zeki ve açık sözlü kadın vardı ve benim evrimsel psikolojinin temel aldığı kadın cinselliği tasvirinin pek de anlamlı olmadığını görmeme yardımcı oldular.” Ryan’ın gördüğü “kadınlar ve erkeklerin aynı nedenle seks yapıyordu ve bu şekilde evrimleşmişlerdi. Yani hoşlarına gittiği için: “Seks insana kendini iyi hissettirir. Yani kadınlar erkeklerden bir şey elde etmeye çalıştığı için seks yapmıyordu.” Peki bu tabloya göre tek eşlilik imkansız mıydı? Yazarın buna yanıtı ise şöyle: “Bedenlerimiz evrimleşmiş doğamıza aykırı kararlara, durumlara isyan eder. Ayağınızı sıkan ayakkabılar giyebilirsiniz ama ama onlarla rahat edemezsiniz. Korse takabilirsiniz ama düzgün nefes alamazsınız.

İnsanın bedeni de zihni de belli bir yaşam tarzına göre evrimleşmiştir. Bu yoldan ne kadar saparsak sapalım, bunun zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlığımızda yarattığı bedeller o kadar ağır olur.” Bu yüzden kitabın yazarları “rahat olun” diyor: “Boşuna didişmeyin çünkü sıfır hoşgörü politikasının kimseye faydası yok.” “İyi de ya aşk?” diyenler çıkacaktır. İşte işin sırrı burada. Zira kitabın her iki yazarına göre de aşkın seksle pek ilgisi yok: “Eğer hayatınızda aşkı bulacak kadar şanslıysanız, seksin nispeten ne kadar da önemsiz olduğunu hemen fark edersiniz. Aşk bir sürü erotik olmayan şeyle ilgilidir; birlikte yaşlanmakla, hasta ya da yaşlı olduğumuzda birbirimize sahip çıkmakla, birlikte çocuk büyütmekle, faturaları ödemekle...

Yani birincil olarak orgazmla ilgili değildir. O kadar çok insan bunları birbirine karıştırıyor ki. Tutmuş bir cinsel kimyayı ruh uyuşmasıyla, birlikte bir hayatın altına imza atmanın sebebiyle karıştırıyorlar. Birkaç yıl sonra da kimyasal heyecan çözüldüğünde ki, böyle olur- korkunç bir hata yaptıklarını görüyorlar.”

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam