VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Kasım 2012 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Aşk, tekilliğin oluşum anahtarıdır
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Aşk, tekilliğin oluşum anahtarıdır

Kaan Onay’ın “Dürüst Aşk” adlı kitabı insanı derin derin düşündüren; aşkı, insanın kendisini, hayatı ve varoluşu yeniden tanımlamaya çalışacağınız bir kitap.


TÜLAY GÜRLER KURTULUŞ

Yazımın başlığı sizi epey düşündürmüştür, eğer tüm dikkatinizi vererek okuduysanız. Aşka ait pek çok kitap yazıldı, sayısız söz söylendi bugüne kadar. Şairlerin, yazarların, söz yazarlarının veya büyük düşünürlerin hemen hepsi bu konuya muhakkak kafa yordular ve ortak bir paydada buluşmak mümkün olmadı. Olamazdı da çünkü herkesin aşkı tanımlayışı farklıydı, herkesin aşkı kendineydi.
Bazılarına katıldık, bazılarına katılmadık.
Kimi, aşkın geçici, sevginin kalıcılığı üzerinde durdu; kimi, aşk dediğin iki kişiliktir’ den yola çıktı. Bazıları karşılıksız aşkın yanında durdu, bazılarıysa; aşk tek başına zaten aşktır, bu aşkın içinde başkasına ihtiyaç yoktur, gerçeğine inandı.
A. Kaan Onay’ın Mavi Kalem Yayınlarından çıkan “Dürüst Aşk” adlı kitabı; içindeki hemen her cümleyle başlıktaki cümlede olduğu gibi insanı derin derin düşündüren; aşkı, insanın kendisini, hayatı ve var oluşu yeniden yeniden tanımlamaya çalışacağınız bir kitap.
Bu kitabı okurken bir kadeh şaraba değil, bir fincan kahveye ihtiyacınız var. Hayallerin denizinde yüzmeye değil, gerçeklerin derininde boğulmaya hazır olmanız lazım.
Onay, kitabının önsözünde cümlelerinin anlaşılmaz olduğundan, okuyucunun bundan yakınmasınınsa son derece normal olduğundan bahsetmiş. Oysaki kitabı okumaya başladığınız zaman, belki bugüne kadar düşündüğünüz ama adını koyamadığınız için düşünmekten vazgeçtiğiniz kendi gerçeklerinizi okurken buluyorsunuz kendinizi. Ya da hiç düşünmediğiniz ama düşündüğünüzde yürekten katıldığınız yepyeni bir bilgiyle donanıyorsunuz aşkla ilgili. Bir romanı okur gibi hızlı ve rahat geçmiyor zaman. Kendi tanımınızın dışına çıkarak bambaşka bir bakış açısı ediniyorsunuz. Bu da sancılı bir geçiş oluyor elbette. Konu aşksa ve sahip olduğunuz, yaşadığınız deneyimler sizi bir yerlere taşımışsa tüm bu gerçeklerden uzaklaşıp aşkın bambaşka tanımlarıyla karşılaşmak yoruyor sizi. Yoruldukça daha çok okumak istiyorsunuz.
Hepimizin mutlak bir tek’ten var olduğunu ve bu tek’lik durumunu asla fark edemediğimiz için sanki farklı bireylermiş gibi yaşadığımız farklılıklarımızı yaratıp bunları değer sandığımız için aşkın sırrına eremediğimizin altını önemle çiziyor.
Kitap; yine yazarın deyişiyle, yeni değil, yepyeni...
Aşkın bir hayal olmadığını, tasavvur edilmesi gereken bir duygu olduğunu; geleceğin BİR’LİKTE ve BİR’LİKLE yaşatılması gerektiğini anlatıyor ve BİR’LİK kavramını kendi sözcükleriyle yorumluyor.
Mutlak Varlığın bir parçası olan insanın diğer parçasının, karşısındaki insan olduğuna dikkat çekiyor.
Kadın ve erkeğin aslında aynı varlıklar olduğunun, onların kadın ya da erkek olarak ayrıldıktan sonraki süreçte birbirlerini anlamaktan uzaklaştığının , aşkın sevgiden daha az değerli bir duygu gibi algılanması yüzünden insanların cinsiyet ayrımı ve bu yanlış kabulden dolayı aşka hakkını veremediğinden yakınıyor.
Tasavvufun kabulünden yola çıkan bu kitapta yazar, aşkla ilgili çok daha net, çok daha sade, çok daha derin açıklama ve tanımlamalar yapıyor.
Kadın ve erkeğin aşkı yanlış yorumlaması sonucunda aşkın hep yanlış anlaşıldığının oysaki aşkın mutlak gerçek olarak başından beri sahip olduğu özellikleriyle aynı şekilde var olduğunun, insanların ayrımcı bakış açıları yüzünden yanlış anlaşıldığının üzerinde duruyor.
Tanıdık bir üslup ya da alışılagelmiş örneklerden yola çıktığını sanmayın Kaan Onay’ın.
“Kendimize dürüst olduğumuzda öncelikle çevremizi mutsuz etmekten uzaklaşırız, bu durum mutlu ediyorsa gerçek mutluluk bulunmuştur. Mutluluğumuz için önce çevrenizin mutlu olması gereklidir. En büyük lüks, başkalarının lüks içinde yaşamasını sağlamaktır. Ben, değil; biz, olduğumuzu en derinden anlamak zorundayız.”
Bu cümlelerden de anlaşıldığı gibi önce karşımızdakini düşünmek demek, aslında karşımızdakinin özde aynısı olan “biz”i düşünmek demektir. “Biz, paylaşılandır; ben, paylaşılmayan.”




KAPAK TASARIMI DA YAZARA AİT

Kaan Onay’ın kitabının kapak tasarımı da kendisine ait. Hem mecazi hem de ilahi aşka atıfta bulunarak tasarladığını düşündüğüm bu kapak, kitabın içeriğindeki hem bir anda anlaşılan hem de birkaç kez okunduğunda asıl anlamına varılan ifadeleri içeriyor gibi. Kitap, içeriği bakımından tanıdık gibi görünse de işlenişi bakımından tek. Bugüne kadar okuduğunuz ve bundan sonra okuyacağınız; aşktan, hayattan, insandan, insan aklından, kadından, erkekten, varlıktan, yokluktan, hep’likten, hiç’likten; tek’likten, bir’likten bahseden kitaplardan çok farklı bir yoruma sahip. Yazarın,bu kitabın ardından “Dank” adını verdiği yeni bir kitabı da biz okurlarla buluşacak.
Adının davetkarlığı ve netliği sebebiyle onu da sabırsızlıkla bekliyorum.Bu kitapta adımını attığı bazı gerçekleri yeni kitabında tamama erdireceğini biliyorum.
Ama dediğim gibi...
Kaan Onay’ı okurken zihninizde okuyacaklarınızdan başka hiçbir şey olmamalı. Sizin düşüncelerinizin değil, onunkilerin ön planda olması şart. Yoksa müthiş bir kavganın ve açmazın içine düşersiniz. Eğer ona izin verirseniz, mutlak doğrunun peşinden gidersiniz.

Künye : Dürüst Aşk
A.Kaan Onay
Mavi Kalem Yayınları
40 TL

Paylaş