VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2018 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Ay’daki ilk şehir nasıl çökertilir?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ay’daki ilk şehir nasıl çökertilir?

“Marslı”nın yazarı Andy Weir’ın merakla beklenen kitabı “Artemis” yarın Türkçede. Kitabı ilk okuyanlardan olarak şunu söyleyebiliriz ki, Ay’ın derinliklerinde inşa edilen bir şehirde geçen bu macera, bilimkurgu türüne damgasını vuracak kitaplardan olabilir.



Günümüzden 100 yıl kadar ileri bir zamanda, Ay’ın derinliklerine inşa edilmiş bir şehirdeyiz. Burası alüminyum katlardan oluşan, oksijenini kendi depolayan, Ay’da kurulmuş ilk şehir. Basınç ise dünyadan 6 kat daha yoğun, yani neredeyse uçarak yürümeniz mümkün.

Kitabın baş kahramanı Jazz Bashara, Suudi Arabistan doğumlu bir kadın. 6 yaşındayken Artemis’e geliyor ve buranın kültürüyle büyüyor. Gündüz portörlük (taşıyıcı, dağıtıcı) yapan Jazz, ek gelir için ufak tefek kaçakçılık faaliyetleri yürütür. Tek isteği bir gün yeteri kadar paraya sahip olup rahat yaşamaktır. Yani güzel bir eve sahip olup dilediğince mutlu yaşamak. Bir gün Trond isimli zengin biriyle tanışır. Trond, Artemis’e oksijen sağlayan firmanın elinden bu şirketi almak istemektedir. Ancak Artemis’te bu pek kolay değildir; zira yaşam kaynağı oksijendir ve bu kurulu işleyişi bozup yeni bir firmayla yola devam etmek pek akıl kârı değildir. Dolayısıyla Trond’un şirketi ele geçirebilmek için sıkı bir plan yapması gerekmektedir. Böylesi bir durumda ona yardımcı olabilecek tek bir kişi vardır: Jazz. Jazz’ı yanına çağıran Trond, reddedemeyeceği bir para teklifinde bulunur; bu ona ömrü boyunca yetecek bir miktardır. Başta sıcak bakmasa da hayallerinin bu paradan geçtiğini düşünen Jazz, teklifi kabul eder. Ancak işler beklediği gibi gitmez. Bir anda kendini kanunlardan ve katillerden kaçarken bulur ve daha da kötüsü şehirdeki herkesin hayatını tehlikeye sokar.

Kadın anti-kahraman
İlk kitabı “Marslı” ile sağlam bir okur kitlesi kazanan Kaliforniyalı yazar Andy Weir’ın yeni romanı “Artemis”, yazarın “İnsanların yaşadığı ancak dünyada olmayan ilk şehir hakkında bir hikâye yazma” hayaliyle ortaya çıkmış. Fizikçi ve bilgisayar uzmanı bir babanın oğlu olan Weir’ın diğer gezegenlere olan merakı çocukluk yıllarında başlamış. İlkgençliğini Arthur C. Clarke, Isaac Asimov ve Robert Heinlein gibi ustaların bilimkurgu eserlerini okuyarak geçirdiğini söyleyen Weir, Ay’ı romanının başkenti yapmasını şöyle açıklıyor: “Ay, materyal bakımından zengin bir yer. En çok bulunan madde ise alüminyum. Bir de aytaşı denen bir mineral var ve onu yüksek sıcaklıkta eritip oksijen miktarını azaltırsanız alüminyum, silikon, kalsiyum ve oksijen elde edebiliyorsunuz. Dolayısıyla Ay üssünün temelini alüminyumdan yapabilir ve içini oksijenle doldurabilirsiniz.”

Mizah unsuru, teknik detayların ustaca işlenişi, kurgunun bütünselliği ve akıcı diliyle sıkı bir bilimkurgu ile karşı karşıyayız. Kadın bir anti-kahraman yaratan Weir’ın Jazz isimli karakteri, deyim yerindeyse “kusurlu” bir karakter. Düşüncesiz, toy ve isteklerine yenik düşebilen biri. Bir kadın anti kahraman yazmanın zor olduğunu söyleyen yazar kitabı yayınevine teslim etmeden önce sevgilisine, annesine ve kadın arkadaşlarına okutup karakterin gerçekçi olup olmadığını açıkça dile getirmelerini istemiş. Onlardan gelen tepkilere göre de düzeltmelerde bulunmuş. Özgün bir konu ekseninde ilerleyen “Artemis” türün sevenlerinin bir solukta okuyabileceği bir roman.



Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam