VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ağustos 2012 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Aydınlar daha çok korkar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Aydınlar daha çok korkar

Uzun süre Türkiye’de kitaplarının basımına izin vermeyen J. Mario Simmel’in kitapları Türkçeye çevrilmeye devam ediyor.

Ömer Özgüner

J. Mario Simmel’in 12 Eylül darbesi nedeniyle Türkiye’de yayımlanmasına izin vermediği kitapları art arda Türk okuruyla buluşmaya devam ediyor. Everest Yayınları üç yıl önce hayatını kaybeden yazarın son kitabı “Güneşten de Sıcak”ı da yayınladı. Çevirmen imzası tanıdık isimlere ait: Ahmet Cemal ve Ahmet Arpad.
Amerikalı senarist Jimmy, hırslı eşi Margaret ve metresi aynı zamanda sekreteri Jolanthe’nin aşk üçgeninde başlayan kitap, Jimmy’nin beklenmeyen sağlık sorunuyla beklenmeyen olaylara gebe olur. Simmel’in sadık okurlarının büyük bir keyifle okuyacağı olaylar sürpriz sonun habercisi gibi... Kahramanımız Jimmy’nin şu sözleri: “Hayalim oldum olası geniştir. Onun için benim yaradılışımda olan insanlara her zaman acımışımdır. Hayali çok geniş olan kimse, başka özelliklerin çoğundan yoksundur, sözgelişi yüreklilik gibi. Yüreklilik ve hayalgücü birbiriyle bağdaşmaz. Biri öbürünü ortadan kaldırır. Hayali geniş bir kimse geleceği, bir tehlikeyi ya da herhangi bir durumu bütün olasılıklarıyla göz önünde canlandırabilmek olanağına sahipse, onu göze almak yürekliliğini göstermez... Herhalde en büyük korkaklar da aydınlar arasından çıkmıştır.”
Kendisi ölene dek hiç de korkmayan bir aydın tipi örneği çizen Simmel, “Güneşten de Sıcak”da soğuk savaş atmosferinde aydın umutsuzluğunun ve sinikliğini bütün yalınlığıyla aktarıyor. Daha önce Simmel okumuşlar ve Simmel’le ilk kez karşılaşacaklar için “Güneşten de Sıcak”ı “hararetle” öneririm.
BABAMIN KİTABI
Luzern’de ölen Simmel’i okuduğum günlerde Basel’de doğan başka bir yazarın romanı da elimden düşmedi; Urs Widmer’in “Babamın Kitabı”. İlk baskısı 2011 yılında yapılan “Babamın Kitabı”, İsviçre’nin Nazi işgalinden son anda kurtulduğu karanlık günlerde ressam, yazar ve çevirmenlerden oluşan bir çevreyi anlatıyor. Babasının geleneksel hayat kitabını takip eden Karl aslında çalkantılı politik tarihi, aşkları ve hayal kırıklıkların da izini sürer. İsviçre’deki kominist cepheleşmeyi, savaş yıllarındaki insanları ve dramlarını bir satırda güldürürken bir satırda hüzünlendiren Urs Widmer, çevirmenliğini Zehra Aksu Yılmazer’in yaptığı babasının kitabını hakkıyla yeniden üretiyor. Belki de bir baba olarak okuduğum Urs Widmer beni tam zamanında yakaladı. Siz de bir deneyin derim.

Paylaş