VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2018 Perşembe | Anasayfa > Haberler > “Bana masal anlatma, hayatını anlat…”
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

“Bana masal anlatma, hayatını anlat…”

İclal Aydın, “Üç Kız Kardeş”te; kardeşliğin, dostluğun, aile olmanın, hayatı acı, tatlı anlarla kabullenmenin resmini, 80’ler kokusu ve tadıyla yazmış.

YONCA BOZTUNALI






Kardeşlerimiz, yıllarca kardeş gibi bellediğimiz dostlarımız, hoşumuza gitmeyen bir şey yaptıklarında içimize atar, kızmayız ortaya dökmeyiz ya çoğu zaman… Unutmadığımız, üstünü örttüğümüz bu kırgınlıklarla yıllar sonra yüzleştiğimizde aslında olayların bambaşka bir gerçekliğini görmemiz mümkün mü? Peki, yıllarca kalbimize sapladığımız o minik kıymıklarla geçen ömür ne olacak? Aslında hayatın gizemli gerçekleri masallardan daha büyülü değil mi?

Akıcı dili, derinlemesine işlediği karakterleri ile yine keyifle okunacak bir romanla karşımızda İclal Aydın... Yaşanmışlıkları, aileyi, kardeşleri, yalnızlıkları, aşkları, özlemleri, anıları, sırları, akıp giden çocukluğu ve gençliği anlattığı son kitabında; insanın yüreğini delip geçiyor “Üç Kız Kardeş”. Roman, farklı zamanlar, kişiler, mekânlar, olaylar arasında sizi gezdirirken; bir Türk Sanat Müziği ya da bir Tanju Okan şarkısı eşliğinde usulca ilerleyen bir kayıktaymışcasına bir limandan bir limana geziyorsunuz… Her limanda yeni hikâyeler, sırlar, olaylar ortaya çıkıyor bir bir.

80’li yıllar ve Ayvalık

Birbirine çok bağlı bir aile ve üç kızı, küçük kasaba halkı, köpekler, 80’li yıllar ve Ayvalık… Ailenin ortanca kızı, edebiyata düşkün Dönüş ve diğer iki kız kardeşin çocukluktan yetişkinliğe uzanan öyküsünde her karakterin hayatının ayrı bir roman olduğunu fark etmeniz uzun sürmüyor. Görünenin aksine bambaşka yaşamlar çıkıyor her bir karakterden. PTT müdürü Sadık Bey ve öğretmen Nesrin Hanım’ın üç kızından en büyüğü olan Türkan güzelliğiyle en çok dikkat çekeni. En çabuk evlenen ve İstanbul’a giden de o oluyor. Tuhaf bir kız isteme ve evlilik hikayesi ile ailenin arasından ayrılan Türkan, yıllarca hikâyeden ve aileden uzak kalsa da bir süre sonra tüm ailenin yolu İstanbul’a düşüyor. Dönüş’ün ailenin geçen yıllarını yazdığı deftere aktardıklarından öğrendiğimiz yıllarda neler neler olmuyor ki… Dahası yıllar sonra bu defter bambaşka sırların da ortaya çıkmasına vesile olacak şekilde romanın en önemli kahramanı… Üç Kız Kardeş’in diğer unutulmazlarını da mutlaka burada anmak lazım; bir kutu dolusu mektupsuz zarf ve sobada yanan 100 bin dolar… Roman boyunca akıbeti ve nasıl yandığı merakla beklenen para, hüsrana, sabra ve umuda gönderme yapar gibi…

Roman bir yandan da; “Ana babalar ne hissederek ve düşünerek çocuklarına tavır alırlar, çocuk bunu nasıl anlar ve bu onların tüm yaşamını nasıl etkiler?” Sorusuna çok güzel bir yanıt gibi… İclal Aydın, “Üç Kız Kardeş”te; kardeşliğin, dostluğun, aile olmanın, hayatı acı, tatlı anlarla kabullenmenin resmini tam da 80’ler kokusu ve tadıyla yazmış. Bir sinema filmi tadındaki “Üç Kız Kardeş”i okumaktan kendinizi mahrum etmeyin.







Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam