VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Eylül 2016 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Başka türlü bir ergen!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Başka türlü bir ergen!

Yaşıtları tarafından dışlandığı için müziği hayatının merkezine koyan 16 yaşındaki Elise’in, bir gece kulübünün DJ kabininde geçen duygulu, heyecanlı ve bol müzikli hikâyesi.

ÖZLEM AKALAN




Romanın kahramanı Elise, 16 yaşında, lise ikinci sınıf öğrencisi sıradan bir kızdır. Ama o kadar sıradandır ki düpedüz sıkıcıdır! Hiç arkadaşı yoktur ve herkes onunla alay etmektedir. Üstelik uzun vadede durum değişecek gibi görünmemektedir. Tüm bir yaz tatilini yaşıtlarının nelerden hoşlandığını öğrenmeye ve onlar gibi olmaya çalışarak geçirir. Ancak daha okulun ilk günü büyük bir hata yaptığını, hiçbir şeyin değişmeyeceğini görür ve intihar etmeye karar verir. Birtakım hazırlıkların ardından (intihara uygun şarkılardan oluşan bir liste hazırlamak gibi) saatin geç olduğunu fark eder. Az sonra babası gelecektir, intiharı ertelemelidir. O da canının acıyıp acımayacağını anlamak için küçük bir deneme yapar. Sonrasında az çok tanıdığı, arkadaşım bile diyemediği bir sınıf arkadaşını aradığında o da paniğe kapılıp ambulans çağırır. Daha bileğini kesme denemesi yaparken intihar etmekten tümüyle vazgeçmiş olmasına rağmen kimseyi ikna edemez. Uzun bir terapi süreci başlar.

Olayın üzerinden aylar geçer. Elise, haftanın yarısını, 70’lerde tek şarkı ile liste başı olmuş, iki albüm çıkarmış bir grubun üyesi olan, şimdilerdeyse bir müzik dükkânında çalışan babası, diğer yarısını da annesi, onun yeni eşi ve iki küçük çocuklarıyla geçirmektedir. Her iki ailesinin de ona sevgi ve şefkatle yaklaşmasına, görünürde ciddi sorunları olmamasına rağmen Elise’in okuldaki arkadaşlarıyla bir türlü ilişki kuramamasının sebebi, aslında yaşıtlarından daha akıllı, hazırcevap ve başarılı olmasıdır. İlgi alanları da farklıdır; Elise ne okul dedikodularına ilgi duyar ne dizilere. Onun için en önemli şey, kaliteli müziktir.

Bu zorlu dönemde Elise kendini rahatlatmanın bir yolunu bulmuştur: Geceleri herkes uyuduktan sonra evden kaçıp, iPod’unun sesini sonuna kadar açarak boş sokaklarda amaçsızca yürümek. İşte yine o gecelerden birinde boş depoların olduğu sokakta Start adında bir gece kulübü keşfeder. 20 yaşında Pippa ve Vicky ile tanışır. Onlar da onu, kulübün DJ’i Caz ile tanıştırırlar. Artık Elise’ingerçek arkadaşları ve yepyeni bir hayatı vardır. Caz’ın bir gece iki şarkı arasında geçiş yapmasını istemesiyle Elise hayatının anlamını bulur: DJ olacaktır! Artık bir tutkusu vardır ve belki bu tutku onu yeni, en azından daha popüler biri hâline getirecektir.

İyi müzik
İtiraf etmeliyim, genç yetişkin edebiyatını seviyorum. Mesela Salla Simukka’nın “Kan Kadar Kırmızı” ile başlayan üçlemesini ve John Grisham’ın Küçük Avukat’ı Theodore Boone’unpolisiye maceralarını ve bu türe ait daha pek çok romanı yaşıma başıma bakmadan keyifle okudum. Onlu yaşlarını süren kahramanların hayata bakışlarını, akıllı geçinen yetişkinleri parmaklarında oynatmalarını ve geleceklerini düşünmek yerine o anki olaylara konsantre olmalarını seviyorum. İlk aşk, kaçamak bir öpücük hatta kalp kırığının çabucak iyileşmesi yetişkin romanlarının ilgi alanından o kadar uzak ki!
Bir gruba katılmak ya da çok popüler olmak falan değil, sadece tek bir arkadaş edinmek isteyen mutsuz bir ergen, intihar girişimi derken, “Bu Şarkı Hayatını Kurtaracak”ın kasvetli bir roman olduğunu düşünmeyin sakın. Komik, hızlı akan ve keyifli bir genç yetişkin hikâyesi. The Smiths’ten Placebo’ya, TheCure’dan TheDivine Comedy’ye uzanan müzik seçenekleri ise işin tuzu biberi.

Özellikle Start’ın kapı görevlisi Mel’inbabacan sözleri, Elise’in annesinin adalet duygusu, babasının müzik tutkusu onun hayatını şekillendirirken ilk kez arkadaş edinmesi de yaşamının akışını değiştiriyor. Neticede Leila Sales’in kaleme aldığı “Bu Şarkı Hayatını Kurtaracak” genç yetişkinlerin keyifle okuyacakları, kendilerinden bir şeyler bulabilecekleri, en azından kaliteli müzikle tanışacakları bir roman olmuş.

Yaşıt zorbalığı
Temelde, ilkokuldan itibaren dışlama, hakir görme, alay etme ile kendini gösteren yaşıt zorbalığını ele alan romanın başkahramanı, bazı noktalarda kendi de aynı hataya düşüyor. Dışlanmaktan şikâyet ederken, aslında kendisinin yaşıtlarından daha üstün olduğunu hissettirmesi, tek tük arkadaşlarını içten içe küçümsemesi, beğendiği çocuğun asla “adam” olamayacağını düşünmesi ve kendisiyle aynı zevkleri paylaşmayan yaşıtlarıyla bağ kuramayıp 19-20 yaşındakilerle “takılması” bunun en sağlam kanıtı.
Bununla birlikte Elise adına açılan bir blogdan, onun ağzından yazılan yazıların başına açtığı işler, genç okurların internet dünyasının gerçek hayatları ne denli etkileyebileceğini görmesi açısından hikâyenin önemli parçası. Aslında ergenler için daha pek çok mesaj içeriyor roman; kendin gibi ol, sen özelsin, sorunlar karşısında yetişkinlerden yardım iste...

Film olacak
İlk romanı 2010’da yayımlanan 1984 doğumlu yazar Leila Sales, genç yetişkin edebiyatında çok sağlam adımlarla ilerlerken, hikâyeye kendi hayatından da kesitler katmış. 18 yaşında rock kulüplerini keşfeden ve hâlâ dans partilerine giden yazar, romanını yazarken DJ arkadaşlarından ilham almış. Kaybolmuşluk ve yalnızlık hissi içinde bocalayan gençlerle ilgili pek çok hikâye okumuş olabilirsiniz ancak bu yüksek volümlü roman onlara hiç benzemiyor. İşte bu nedenle müzikal ve film hakları çoktan satılmış durumda. (Müzikal hakları “Rent”in yapımcısı, film haklarını ise “Glee”nin yapımcısı almış.) Çocuk kitapları basan bir yayınevinde editörlük yapan Leila Sales, hafta arası başkalarının kitaplarıyla uğraşırken hafta sonlarını kendi romanlarına ayırıyor. “Hiçbir zaman asla demem,” diyen Sales, “yetişkinler için de yazmayı planlıyorum. Hatta romanlarımın devamları ve bir yetişkin romanı için çalışıyorum,” diyor.


Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam