VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
09 Mayıs 2011 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Başlı başına bir siyasi eylem: Sevgi!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Başlı başına bir siyasi eylem: Sevgi!

Hardt ve Negri ikilisi ilk kitaplarında günümüzü yeni gelişmekte olan bir ""İmparatorluk"" olarak saptamışlardı. Bu imparatorluğu zorlayacak ""Çokluk""u ise ikinci kitapta etraflıca ele almışlardı. Bu ikinci kitabın kapağındaki slogan bir çağrı niteliğindeydi: ""Çok olana katıl, güçsüzlere katıl, Çokluk""a katıl."" Üçüncü kitap olan ""Ortak Zenginlik"" ise Çokluk""un eline İmparatorluk karşısındaki gücünü veriyor: Yoksulların akıl ile harekete geçireceği sevgiyi.

Ahmet Tulgar

Hardt ve Negri ikilisi "İmparatorluk"la başlayan üçlemelerinin 2004 tarihli ikinci kitabı "Çokluk"u şöyle bitirir: "Zamanı gelince, bir olay bizi bir ok gibi o yaşayan geleceğe savuracak. Bu, sevginin gerçek siyasi eylemi olacak."
Michael Hardt ve Antonio Negri, işte onların bir yeni çalışmasından daha bahsederken, sayılar artıyor daha ilk cümlede: "İkili, üçleme, çokluk..." Ve işte yine, hemen daha ilk cümlede geldiğimiz yer sevgi. Bu ikiliye daha baştan böyle bakmalıyız, böyle bakılmalı, muhteşem bir sevgi olmalı aralarındaki.
İki devrimci profesör, yaşça epey fark, Hardt daha kolay bir hayat sürüyor, yaşlısı Negri Kızıl Tugaylar davasından epey yattı kodeste, epey yazdı kodesten, sürgün sonra, komünizmin bitmeyen umut yolculuğunda nerede nasıl karşılaştılarsa, aynı üçlemenin 2009 tarihli üçüncü kitabında "Sevgi, bireyselliğin yalnızlığından bir kaçış vesilesidir; ancak günümüz ideolojilerinin bize söylediği gibi ailenin ya da bir çiftin özel yaşamında yeniden yalıtılmak için değil. Sevgiyi ortak varoluşun ve sosyal yaşamın üretiminde merkez olarak kabul eden politik bir sevgi kavramı..." diye başlayarak tarif ettikleri gibi bir sevgiyle küreselleşme çağına denk düşen yeni devrimci olanaklar tahayyül ediyorlar bir araya gelişlerinden beri. Üretimleri siyasi çoğalmanın en heyecan verici örneklerinden.
Türkiyeli okurun ilgi ile karşıladığı "İmparatorluk" ve "Çokluk" kitapları ile küreselleşme zemini üzerinde Çokluk"un İmparatorluğa meydan okuyan yeni güç kaynaklarına ve toplumsal örgütlenme imkânlarına işaret eden Hardt ve Negri, "Ortak Zenginlik"te hem önceki iki kitabı bir anlamda özetliyor hem de bu iki kitabın izlekleri ile geleceğe bir adım daha yaklaşıyor.

DÜNYANIN TÜM "ÇOKLUK”U BİRLEŞİN!

İkili ilk kitaplarında bugünü yeni gelişmekte olan bir İmparatorluk olarak saptamışlardı. "Dışarısı" olmayan bir yapı izlenimi veren bu İmparatorluğu zorlayacak Çokluk ikinci kitapta etraflıca ele alındı. Bu ikinci kitabın kapağındaki slogan bir çağrı niteliğindeydi: "Çok olana katıl, güçsüzlere katıl, Çokluk"a katıl." Üçüncü kitap olan "Ortak Zenginlik" ise Çokluk"un eline İmparatorluk karşısındaki gücünü veriyor: Yoksulların akıl ile harekete geçireceği sevgi.
Almanca baskısında "Mülkiyetin Sonu" alt başlığını da taşıyan üçüncü kitabın temel kavramı olan "ortak zenginlik", tam da yoksulların ve güçten düşürülmüşlerin görebileceği, keşfedebileceği, fark edebileceği çok geniş bir alandır Hardt ve Negri"ye göre. Neoliberalizmde doruğuna varan dünyanın özelleştirilmesi sürecine rağmen dünyanın büyük bölümü hâlâ ortaktır, herkesin erişimine açıktır ve aktif katılım ile geliştirilir. İşte bu alan küreselleşme çağının İmparatorluk dünyasında İmparatorluğa içsel bir dışarısını oluşturur aynı zamanda ve burada Çokluk, yoksulların çokluğu, kendi özyönetimini kuracaktır. Kurma olanağına sahiptir. Yani imparatorluğun bütün işgal ve fethine, yani bir anlamda özelleştirmesine rağmen dünya hâlâ ancak yoksulların sevgiyle yaklaşıp içinde eyleme geceçeği ortak bir zenginliğin alanıdır aynı zamanda.
Bu ortak zenginliği anlatırken iki yazar öyle bir örnek veriyor ki "şahane" dedim: Dil. Dil"in ortak mülkiyeti bir yazar olarak beni her zaman öyle mutlu etmiştir ki. Bakın ne diyor Hardt ve Negri: "Sözgelimi dil, duygular ve jestler gibi genellikle ortaktır ve eğer dil özelleştirilseydi ya da kamusallaştırılsaydı, yani kelimelerimizin, deyimlerimizin, söz öbeklerimizin geniş bir kısmı özel mülkiyet ya da kamu otoritesine tabi olsaydı; o zaman dil, ifade, yaratıcılık ve iletişim gücünü kaybederdi." Evet, elbette dil yeter bütün özel mülkiyet çılgınlığını küçük düşürmeye ortaklığının ihtişamı ile. Dil"in sunduğu olanaklar yeter yoksullara kendi yönetimlerini kurmaları için.
Hardt ve Negri"nin felsefi ve siyasi referansları çok geniş bir tarihsel alana yayılıyor ki bu alan da dünyanın bize sunduğu büyük bir ortak zenginliktir. Elbette Marksizm bu alanın en belirgin hattı Hardt ve Negri"nin üretiminde. Spinoza"dan Foucault"ya uzanan bu geniş alandan Guattari&Deleuze ikilisi ilk iki kitaba daha çok etkimişlerdi. Demokrasi ve özgürlüğün aşkın ve tarihsel imkânlarının belirlendiği üçüncü kitapta ise Kant - Habermas çizgisi daha önde, daha etkili. Bugünden yarına yönelen bakışta bunun böyle olması da anlaşılır bir şey.
Hardt ve Negri"nin felsefe ve siyasetin ortak zenginliği ile ilişkisi üretken bir ilişki. Yan yana gelmesi beklenmeyen siyasi ve felsefi çizgileri ortak bir mücadele pratiğinin krokisine ekleyebiliyorlar.
Kitaptaki bir alıntıyı okuduğumda bunu bir kez daha düşündüm. Gloria Anzaldua"nın Borderlands"inden yapılan alıntı şu: "Bir mestiza olarak, ülkem yok, benim anavatanım beni sürdü... Bir lezbiyen olarak ırkım yok, kendi halkım beni reddediyor; ama ben tüm ırklarım; çünkü bende tüm o ırklardaki queer var."
Hepsi iyi hoş da özenli bir yayınevi tarafından Türkiye"de yayımlanan “Ortak Zenginlik”in girişindeki yazar biyografilerinde önemli hatalar yapılmış. Üçlemenin ilk kitabı olan "İmparatorluk"u Negri"nin Guattari ile yazdığı, ikinci kitabı "Çokluk"u ise tek başına yazdığı iddia edilmiş ki, her üç kitap da Hardt ve Negri"nindir."Yaban Kuraldışılık-Spinoza Metafiziğinin ve Siyasetin Gücü"nü ise Negri"nin Hardt ile yazdığı belirtilmiş ki, değil, bunu Negri tek başına yazmıştır. "Bizim Gibi Komünistler: Özgürlüğün Yeni Mekanları, İttifakların Yeni Çizgileri"ni ise tek başına yazdığı söylenmiş ama hayır, işte bu kitabı ise Guattari ile yazmıştır Negri.
"Çokluk"un son cümleleriyle başlamıştık, "Ortak Zenginlik"in son cümleleriyle bitirelim yazıyı: "Ve kapitalist sömürüye karşı, mülkiyet egemenliğine karşı, kamusal ve özel kontrol aracılığıyla ortak varoluşu yok edenlere karşı mücadelede dehşet verici ölçüde acı çekeriz; ancak yine de neşeyle kahkaha atarız. Onlar kahkahalarla gömülecektir."

Paylaş