VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Ekim 2014 Salı | Anasayfa > Haberler > Başucuma konanlar
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Başucuma konanlar

İşte en sevdiğim kitaplardan. Adını görür görmez vuruldum: “Mektup: Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi.” İnsanlık tarihine, ataerkil, militarist ya da kutsal pencerelerden değil de samimi bir pancareden ve günlük hayattan bakıyor.


İşte en sevdiğim kitaplardan. Adını görür görmez vuruldum: “Mektup: Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi.” İnsanlık tarihine, ataerkil, militarist ya da kutsal pencerelerden değil de samimi bir pancareden ve günlük hayattan bakıyor. Bu yüzden de okurken kendi alışkanlıklarımıza, küçükken dinlediğimiz masallara, deyimlere dair birçok şey öğrenirken neşeleniyoruz.

Hele bu kitaptaki gibi konu mektup olunca, okuduğumuz tarih çok daha ilginç ve keyifli oluyor. Çünkü işin içine romantizm de giriyor, posta arabaları da, pullar da, mektubun bir edebiyat türü olarak karşımıza çıkması da... Ya da mürekkebin kullanım tarzı, kalemler, kâğıtlar... Veya MS. 3. yüzyılda yatılı okulda okuyan bir gencin babasına yazdığı bir mektup ve onun son satırı da: “Lütfen güvercinlerimi unutmayın.”

Çünkü günümüzde mektup müzelerde ve sergi salonlarında sergilenen birer efemeraya ya da arşiv niteliği yüksek belgelere dönüşmüş olsa da bir zamanlar günlük hayatın ana damarlarındandı ve her türlü iletişim bu damardan akıyordu: Akşam yemeğe kaçta gidiyoruz ya da sana ne zaman kavuşacağım gibi...

İşte bu kitap, tüm bu bilgileri müthiş zevkli bir dille anlatıyor ve elbette bu ilginç tarihe Cicero, Jane Austen, Virginia Woolf, Jack Anais Nin, Napolyon gibi ünlü isimlerin yazdığı mektupları, bir zamanlar çoksatanlar listelerinin tepesinden inmeyen “mektup yazım kitapları”nı, Oscar Wilde’ın mektup yollamak için seçtiği tuhaf yöntemi ve sahipsiz mektupları hayata döndürmek için kurulmuş olan “Ölü Mektup Ofisi”nin dramatik hikayesini de dâhil ediyor. Hangi sayfasından açıp okumaya başlarsanız başlayın elinizden düşmeyecek, çok keyifli bir kitap. (Mektup: Yazışmanın Hayli İlginç Tarihi/ Simon Garfield/ Çev: Zeynep Yeşiltuna/ Domingo Yayınları)

MEVSİMLERDEN MUNRO

Benim gibi öykü severler için bulunmaz bir nimet Alice Munro’nun “Sevgili Hayat”ı. Üstelik bu bir Seçkin Selvi çevirisi. Yani sonbaharın henüz keyifli anlarını sürdüğümüz şu günlerde belki battaniyenin altında, belki bir parkta okumaya doyamayacağımız, yaşadığımız boyuttan bizi soyutlayacak güçlü hikâyeler bunlar. İç sızlatan anıların inceltilmiş yalın bir dille ifadesi... 70 yaşındaki bir kadının kocasının 50 yıl önceki sevgilisini kıskanması gibi ya da tavşan dudaklı bir erkekle kalbi kırık bir kadının merhamet üzerinden inşa olan dostluk ve sevgi ilişkisi...
Önceki öykülerinde olduğu gibi “Sevgili Hayat”ta da ağırlıklı olarak kadınların hikayelerine yer vermiş Munro: Hasta öğrencilerin eğitimi için bir sanatoryuma atanan ve oradaki müzmin, huysuz bir doktorla ilişki yaşayan genç bir kız, taşrada küçük bir kasabada yaşayan tutucu bir babanın kızı, yine taşrada başka bir kasabada yaşayan ve şov dünyasının renklerine kapılıp iki çocuğunu alarak kocasını terk eden bir başka kadın ve kitaba adını veren “Sevgili Hayat”ın meczup kadını gibi.

(Sevgili Hayat/ Alice Munro/ Çev: Seçkin Selvi/ Can Yayınları/ 23.5 TL)

Bence bu ay okunması gereken bir diğer kitap da Virginia Woolf’un “Orlando”su. Çünkü “Kuşkusuz Woolf`un en yoğun eseri, çağımızın da en olağandışı romanlarından biri” diyor Borges. Eh, söz konusu yazar Virginia Woolf, tavsiye eden Borges, bu romanı Türkçeye yeniden çeviren de İlknur Özdemir olunca bize “Orlando”yu bir kez daha okumak şart oluyor. Ve elbette, okumamışlara da tavsiye etmek.

Virginia Woolf`un, yakın arkadaşı, biseksüel yazar Vita Sacville-West için yazdığı fantastik bir sahte biyografidir “Orlando.” Bu yüzden de bir o kadar eğlenceli.

Canı istediğinde bukalemun gibi biçim, daha doğrusu cinsiyet ve kimlik değiştiren bu tarihi karakter, erkek olarak başladığı hayatını kadın olarak sürdürür. 16’ıncı yüzyılda soylu bir ailede doğar, birkaç yüzyılı hızla yaşar, bir gece cinsiyet değiştirir ve 20. yüzyılın ilk yarısına bir kadın yazar olarak girer.
Genç bir erkekken Kraliçe’nin sevgilisi olur, İngiltere Kralı tarafından İstanbul`a büyükelçi olarak gönderilir; Çingenelerin arasında yaşar, kimi zaman da melankolik bir şair olur. Hep aynı günü yaşamaya mahkum olduğumuzu sananlar için “Orlando” sıkı ve eğlenceli bir hatırlatma olacaktır. (Orlando/ Virginia Woolf/ Çev: İlknur Özdemir/ Kırmızı Kedi Yayınları)


Sevgili HayatSevgili Hayat

Alice Munro

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163