VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
16 Aralık 2010 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Ben bugün o dünkü ben değilim
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ben bugün o dünkü ben değilim

Nobel Ödüllü Yunan şair Odisseus Elitis’in şiirlerinin toplandığı “Çılgın Nar Ağacı” okuru Ege’nin renkleriyle sarmalıyor.

Fügen Ünal Şen

Tam da o bildik şarkı kulaklarımda çınlarken... “Eyvah, şiirler azaldı... Günümüz perişan, yanıyor içimizdeki koskoca orman” diye inlerken Sezen, “Çılgın Nar Ağacı”na dokundum, ruhum havalandı, nefeslendi yüreğim.

Hızlıca sayfaları karıştırdım, kelimeler, bin bir renge bürünmüş duygular uçuştu önümde.

Cavit Çapan’ın çevirisiyle Odisseus Elitis’in “Çılgın Nar Ağacı” şiir kitabı Can Yayınları’nca yayınlandı ve işte ben bunu fırsat bilip romanlardan, öykülerden alıp kendimi, şiire kattım ve daha ilk satırda “Bu bir sihir olmalı” diye düşündüm. Çok zaman önce çoğunu ezbere bildiğim şiirlerle sanki yeni karşılaşıyor gibiydim. Acemi ve bir o kadar da meraklıydım. Sayfaları arka arkaya çevirirken üniversite yıllarıma- neredeyse otuz yıl önceye-döndüm...
Yıllar önce, 1979’da, Elitis, Nobel Edebiyat Ödülü aldıktan sonra şiir kitapları tek tük raflara dizilmişti. O yıllarda şiir şimdinin öksüz çocuğu gibi değil, biz üniversitelilerin gözdesiydi. Kavafis, Seferis ve Elitis okumak, Asaf’ın, Cansever’in, Uyar’ın şiirlerini ezbere bilmek su içmek kadar normaldi bizler için.

Elitis... Benim için Ege’nin şairiydi o. Öyle ya kâh Ege’nin kıpırtılı denizine övgüler düzüyordu, kâh ılık rüzgârı getiriyordu yanıma.

DOĞADAN BESLENEN ŞAİR
“Çılgın Nar Ağacı”nın önsözünde Elitis’in şiirini doğa sevgisinin ve geniş kültür birikiminin beslediği yazıyor. Öyleyse 1911 Girit doğumlu şairin hayatını hatırlamalı önce. Elitis, 1979’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü almadan önce Yunanistan dışında ancak sınırlı çevrelerde biliniyordu. Oysa bugün çağdaş Yunan şiirinin 20. yüzyıldaki en büyük ustalarından biri olarak anılıyor. İlk şiirlerini 1935’te yani 24 yaşında yayınlıyor. Şair Yorgo Seferis’le tanışıklığı da o günlere denk düşüyor zaten.

Ama durunuz sevgili okur, tam da bu noktada Elitis’in çevresindeki isimleri analım: Picasso, Matisse, Leger ve Chagall gibi ressamlar, Eluard, Breton, Char ve Michaux gibi şailer... Elbette bu dostluklar Elitis’in duyarlılığını ve hayal gücünü, olaylara bakışını zenginleştirmiştir.
Meraklısı için minik bir bilgiyi paylaşalım; şiirle uğraşıp geçim zorluğu yaşayan sayısız edebiyatçının aksine Elitis tanınmış bir sabun fabrikatörünün oğluydu. Hatta gerçek adı Odisseus Alepudelis olmasına rağmen sadece bu nedenle yazarlık hayatına başlarken Elitis adını almıştı.

İlk kitabı “Yönelişler” (1940) idi. Şair bu kitabında okurunu yaz dünyasına götürüyor. İkinci kitabı “Birinci Güneş”te de çocukluğunun yaz tatillerinde gittiği Midilli ve Girit’te içine sindirdiği güneşli ve denizli görünümleri dile getiriyor. Demiştik o doğadan beslenen bir şairdir diye.

Doğa şairi bir yandan da hayatın acı yanıyla yüzleşiyor elbette. Artık İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır ve Elitis teğmen olarak Arnavutluk cephesinde savaşmaktadır. Kalemin yerini tüfek, güneşli günlerin yerini ise barut kokan karanlık zamanlar almıştır. 1945’te yayınladığı “Arnavutluk Cephesinde Ölen Teğmene Ağıt” isimli uzun şiiriyle Yunanistan’da geniş bir okur kitlesine ulaşıvermişti.

“Çılgın Nar Ağacı”na yeniden dokunmak bana iyi geldi sevgili okur. Elitis’in “Yönelişler”, “Birinci Güneş”, “Arnavutluk Cephesinde Ölen Teğmene Ağıt”, “Gökyüzü İçin Altı Artı Bir Pişmanlık”, “Işık Ağacı Ve Ondördüncü Güzellik” ve “Oksopetra Ağıtları”, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Elitis’in değişik dönemlerindeki yaratıcılığının ve kendine özgü iyimserliğinin seçkin örnekleri olarak tanımlanan bu şiirler şiiri hayatımıza biraz daha fazla katmak için bir başlangıç olur mu dersiniz?

Hem biliyoruz ki şiirler azalınca içimizdeki orman alev alev yanıyor...

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam