VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Ağustos 2010 Cuma | Anasayfa > Haberler > Ben kitapseverim, kitap okuru değil!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Ben kitapseverim, kitap okuru değil!

""Uyku hariç 24 saat süresince elim sürekli kitaplara değer. Son zamanlarda bazen rakıyı fazla kaçırıp uyukladığım zamanlar oluyor ama onun dışında kafam sağlamken hep elimde bir kitap vardır.""

Nedret İşli, İstanbul’un en özel sahaflarından biri... 1978’den beri tam 32 yıldır bu işi yapsa da 14 yaşından beri kitap topluyor. Nazım Hikmet’e ve İstanbul’daki yayın faaliyetlerine dair geniş bir koleksiyonun sahibi olan Nedret İşli’ye göre “kitabı aşkla sevmek başka, kitap okuru olmak başka bir şey...” Kitapsız bir evde üç gün boyunca kalamayacağını söyleyen Nedret İşli, kelimenin tam anlamıyla kitapla yatıp kitapla kalkan biri... Nedret İşli kendi kütüphanesini VatanKitap"a anlattı:

- Kitaplarımı saymadım ama herhalde on beş bin vardır. Çoğunlukla eski kitaplar ama yeni kitaplar da var. İstanbul’daki yayın faaliyetlerine dair eski kitaplardan günümüz harflerine aktarılan kitaplar gibi... Onları eskisiyle yan yana koyup karşılaştırma yapmak açısından mutlaka yeni kitaplar alıyorum. Ama çoğunluğu bulunması güç , her zaman bulunamayacak kitaplardan oluşuyor kitaplığımın...

- Kitaplığımda çok ahım şahım antik kitap diyeceğimiz gravürlü, seyahatname özellikli fazla kitap yok. Çünkü ben onları alıp satan bir adamım. Ama bu kitaplık ben sahaflığa başlamadan önce oluşturulmuş bir kitaplık. Zaten benim sahaflığa başlamamın en büyük nedenlerinden bir tanesi bu; nadir kitapları daha kolay elde etme, takas etme, ötekisiyle yer değiştirme, yenisiyle değiştirmeydi.

- Kitapların insanda yarattığı çok özel bir duygu var. Bu kadınların ayakkabı tutkusuna benziyor. Biraz fetişizm barındırıyor. Şöyle bir şey var bizim eski sahaflarda; bir meraklıya kitap sattıklarında “E artık gece onunla yatarsın” derler. Mesela birkaç ay önce eski İstanbul’daki basın dünyası ile ilgili yani gazeteci cemiyeti ve matbaa cemiyeti ile ilgili gazetecilerin fotoğrafı olan enteresan bir yazma kitap elime geçti. Tatile gidiyordum, onu da götürdüm. Ağırlığı en az 4-5 kiloydu. Otel odasında onunla yattım kalktım.

- “Kitabın olmadığı ortama giremem” ∫şeklinde kesin çizgilerim yok. Ama kitapsız bir eve gittim mi de sadece bir gün durabilirim ama üç gün olmaz!

- Kitaba düşkünlük, kitabı aşkla sevmek başka; kitabı alıp okumak, faydalanmak, bilgi edinip ondan bir şeyler üretmek, edebiyat üretmek, makale üretmek, tarih yazmak başka... O yüzden ben kitap severim kitap okuru değil.

- Kütüphanemin en kuvvetli kısmı olmasa da burada Nâzım Hikmet ile ilgili birçok özel kitabım var. Nâzım Hikmet Vakfı’na da yardımlarım olmuştur. Bundan dolayı teşekkür belgem var. Nâzım ile ilgili yabancı dilde yayınlanmış∫ pek çok kitap var. Benim basın tarihi yani İstanbul, Anadolu, Türk basın tarihi açısından kuvvetli bir arşivim var. Bir de İstanbul ile alakalı 2-3 raf boyunca İstanbul rehberleri...

- 24 saatin içerinde sadece uyku saatlerimde elim kitaba değmez. Her dakika kitap... Televizyon izlerken, kucağımda vs. Son zamanlarda bazen rakıyı fazla kaçırıp uyukladığım zamanlar oluyor ama onun dışında kafam sağlamken her zaman elimde bir kitap olur.

- 14 yaşımdan beri kitap topluyorum. 1974 yılında Süleyman Demirel başbakandı.1000 temel eser diye bir kitap yayınlandı. Tamamlamaya çalışmıştım. 1974’ten 1978’e kadar ufak ufak kitap toplama...1978’te Beyazıt’ta sahaflarda 6 ay çıraklık yaptım. Sonra iş profesyonelleşti.

- Bütün bu kitapları ne yapacağım? Satacağım tabii. Bütün sahafların idealleridir bu, hep satacağım der ama o zaman bir türlü gelmez!

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163