VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Haziran 2014 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Benim derdim derin devlet suçlarıyla
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Benim derdim derin devlet suçlarıyla

Radikal Kitap editörü Derviş Şentekin, “Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi” ile edebiyat dünyasına merhaba demişti. Şentekin “Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum” adlı ikinci romanıyla okurunun karşısına çıktı. Derviş Şentekin’le kitaplarını konuştuk.


İlk romanınız “Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi”yi ve yeni romanınız “Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum”u “siyasi polisiye” olarak tanımlıyorsunuz.
Son otuz-otuz beş yıldan beri hayatın her alanında olduğu gibi kültür hayatımız da büyük bir saldırı altında. Özellikle bizim gibi az gelişmiş ülkelerde yalan, dolan ve talan büyük bir hızla sürüp gidiyor. Bizi “besleyen” her şeyin genetiğiyle oynanmış durumda. Yediğimiz mısırın büyük çoğunluğu da sahte okuduğumuz romanın, izlediğimiz filmin de. Tüm dünyada olduğu gibi bizde de, benim “yalan romanlar” dediğim romanlarla dolu. Kitaplarım, isminden başlayarak, bu romanların alayına isyan etsin istedim. O nedenle de Türkiye’nin 1970’lerden başlayarak bugüne gelen “tarihi”ne romanlarımla itiraz ediyorum. Kurulduğu günden bu yana acımasız bir siyasetle yönetilmiş bu ülkede yazanın-çizenin siyasi olana sırt dönmesinisaçma buluyorum.

Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi” için “Demokratik kitle gösterilerinin silahla bastırıldığı, işkencenin alenileştiği, çetelerin, cinayetlerin ve şiddetin estetize edildiği, racon kesmenin hayranlık yarattığı, bütün o sahte kahramanların, karanlık ilişkilerin ve derin bağlantıların vatan millet aşkına yüceltildiği bu ülkede “siyasi” olana sırt çevirerek küçük burjuvaların kimlik sorunlarına kapanan edebiyatımıza bir eleştiri olarak okunmalıdır bu kitap” diye yazmıştı A. Ömer Türkeş; haksız mı?


Her iki romanda da satranç oyununun özel bir yeri var. Neden?
“Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi”de akıl ile silahın karşı karşıya gelmesi vardı. Bu, bir anlamda Türkiye’nin de tarihidir. Özellikle 1970’li yıllardan bu yana akıl ile silah bu ülkede hep karşı karşıya geldi. 1 Mayıs 1977’de Taksim meydanına toplanan yüzbinler bu ülkenin ileri gitmesi için akıl birliği etmişlerdi; silahla susturuldu. Abdi İpekçi’den Ümit Kaftancıoğlu’na, Kemal Türkler’den Bahriye Üçok’a, Hrant Dink’e kadar nice aydın katledildi bu ülkede. Satranç işte bu aydınların aklını temsil etsin istedim romanda.

İlk romanda aklın kaybettiğini düşünmüştük...
İsimsiz kahramanı, bir duvarın dibinde göğsünde altı kurşunla bırakmıştık. Parasızdım ve Katilimi Arıyordum”da ise akıl kazanıyor.
Akıl ile silahın savaşının sonunda aklın kazanacağını herkes bilir. Fakat silahı olan bu savaşı hiç kaybetmeyeceğini düşünür. Eninde sonunda akıl kazanacaktır. Tarihte de başka türlü olmamıştır çünkü, enseyi karartmayalım, iyiler kazanacak...


Her polisiye roman aslında bir suç tarifi yapar. “Beş Parasızdım ve Katilimi Arıyordum”un tarif ettiği suç nedir?
Her iki romanın da derdi en büyük “suç”la; muktedirlerin yıllarca ses çıkarmadığı derin devletin işlediği suçla. Büyük bir karanlık yaratarak 1970’lerde solcuları; 12 Eylül faşist darbesiyle düşünen, itiraz eden herkesi; 90’larda Kürtleri yok etmek için uğraşan derin suç örgütünün işlediği suçlar var benim romanlarımda.
“Beş Parasızdım” serisinin devamı var mı? 
Şimdilik öyle bir planım yok. İlerleyen zamanlar ne getirir onu da bilmiyorum doğrusu.

 Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi

Derviş Şentekin

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163