VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Benzemez kimse ona
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Benzemez kimse ona

Radi Dikici, 35 yıllık dostu Müzeyyen Senar’ı kaleme aldığı “Cumhuriyet’in Divası”ndan sonra bu kez Senar’ı ölümünün 2. yıldönümünde “Müzeyyen Senar Efsanesi” kitabıyla ve ilk kez günyüzüne çıkan anılarıyla anlatıyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN


"Benzemez Kimse Sana”, “Feraye”, “Ormancı”, “Haydar Haydar”… Bu şarkıları duyduğumuzda aklımıza gelen ilk isimdir Müzeyyen Senar. Türk Musikisi’nin divasıdır o; Türk musikisinin 75 yılıdır. Her daim gülen yüzü, bakımlı hali ve sevecenliğiyle kazınmıştır akıllara; ve insanı alıp başka diyarlara götüren muazzam sesiyle… Cumhuriyetin ilk yıllarına tanıklık etmiş, Atatürk’e şarkılar söylemiş, 97 yıllık ömründe Türk müziğine sayısız şarkı ve sayısız yıldız kazandırmıştır.

Kitaplarının yanı sıra Müzeyyen Senar’la olan dostluğuyla da bilinen araştırmacı-yazar Radi Dikici, Senar’la 35 sene süren dostluğunu “Cumhuriyet’in Divası Müzeyyen Senar” isimli bir biyografiyle taçlandırmıştı. Dikici biyografiye sığdıramadığı anılarını, Senar’dan ve yakın çevresinden dinlediklerini bu kez “Müzeyyen Senar Efsanesi”nde bir araya getirdi.

“Bu sana vasiyetimdir”
“Müzeyyen Senar Efsanesi” on beş bölümden oluşuyor. Radi Dikici bölüm başlıklarını Senar’ın şarkılarıyla özdeşleştirerek düzenlemiş. Örneğin; önsöz yerine “İndim yârin bahçesine...”, “Tanıştığım gün” yerine, “Ben hep seni mazindeki halinle tanırdım...”, “Evlilikler” yerine “Beni sana bağlayan...”, “Dönemin şarkıcıları” yerine “Şarkılar sizi söyler...”, “Evlatları” yerine “Yine o menekşe gözler aralı” olarak adlandırmış.
“Vefat ettiği tarihe kadar Müzeyyen Senar’la tam 35 yıl çok yakındık. Onunla birlikte yaşadığımız ve şahit olduğumuz pek çok olay oldu. Bunlardan bazılarını onun hakkında yazdığım bir önceki biyografi kitabına koyamazdık. Kendisine bunu ifade ettiğimde, ‘Madem ki öyle, 10 yıl geçince bunları yazmalısın; ölür müyüm kalır mıyım bilmem ama, bu sana vasiyetim,’ dedi. Şimdi bu vasiyeti yerine getiriyorum.” diyerek başlıyor “Müzeyyen Senar Efsanesi” kitabına. Kitabın ilk bölümü “Tanıştığım gün” Müzeyyen Senar’ın doğumuyla açılıyor, annesiyle birlikte İstanbul’a gelişiyle başlayan musiki hayatıyla devam ediyor. Bir biyografi tadında ilerliyor kitap ancak bilinmeyen Müzeyyen Senar’a dair pek çok detay bulmak mümkün. Mesela Müzeyyen Senar’ın kendisini kıran, üzen, saygısızlık eden kişileri hafızasından sildiğini anlatıyor Dikici ve bu durumu kitapta “Müzeyyen Senar o kişilerin adını dahi duymak istemiyordu” diye dile getiriyor.

Zekin Müren’e kırgındı
Uzun yıllar Zeki Müren’le aynı sahneyi paylaşan Müzeyyen Senar’ın bir gün Zeki Müren’e olan kırgınlığını kendisine anlattığını aktarıyor satırlarında; “Senar, ölümünden beş yıl önce, rahatsız olduğunu duyduğu Zeki Müren’e telefon eder. Zeki Müren’in bir yardımcısı telefona çıkar. ‘Oğlum, ben Müzeyyen Senar’ım. Zeki Bey’le görüşmek istiyorum.’ der. ‘Haber vereyim,’ diye cevap verir yardımcı. Biraz sonra da, ‘Zeki Bey istirahattalar edendim, şimdi konuşmaları mümkün değil,’ der. Artık Zeki’yi hafızasından silmiştir. Birkaç ay sonra telefon çalar. Açtığında yine aynı ses ‘Zeki Bey sizinle görüşmek istiyor efendim,’ der. Bu olayı bana kendisi şöyle anlattı, ‘Daha çok kızmıştım. Beyefendi, vaktiyle kendisiyle Uludağ’da Fahri Otel’de yün ördüğümüz günleri çabuk unutmuş, şimdi beni doğrudan bile aramıyordu. Onu zaten kafamdan silmiştim, cevabım kısa oldu: ‘Müzeyyen Hanım şu anda istirahattalar, Zeki Bey’le görüşemez,’ dedim. Adam büyük bir sanatkâr ama küçük bir insandı. Son temasımız bu oldu.”


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163