VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
31 Ocak 2014 Cuma | Anasayfa > Haberler > Beyaz kapak da olsun, yenilik de... Olma mı?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Beyaz kapak da olsun, yenilik de... Olma mı?

1981 yılında Erdal Öz tarafından kurulmuş olan Can Yayınları kurulduğu günden bu yana kullandığı 33 yıllık logosunu yeniledi. Can Yayınları'ndaki bu radikal değişikliği Buket Aşçı kaleme aldı.

Beyaz kapak da olsun, yenilik de... Olma mı?

Can Yayınları’nın beyaz kapaklarını geride bırakması, pek çok okuru olduğu gibi beni de üzmüştü. Hatta ne yalan söyleyeyim, kızdırmıştı. İtirafta bulunmaya devam edeyim; masa sohbetlerinde bu konu açıldığında “bu kadar fark edilir, bilinir ve sahiplenilir bir markadan vazgeçmek intihardır” bile demiştim.

Ancak… Can Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Sırma Köksal’a geçen gün yaptığım sohbetten sonra fikrim tümüyle değişmese de “yumuşadı.”

Çünkü yayınevinin yeni tasarımla hazırladığı yani beyaz kapaksız kitaplar bir tepkiyle karşılanmak yerine aksine ikinci ve üçüncü baskılarını yapmış durumda. Tabii birkaç kitaplık satış tek başına belirleyici olamaz.

Evet, yayınevinin şu endişelerine katılıyorum ve dahası hak veriyorum. Beyaz kapaklar 50 metre öteden bile Can Yayınları’nı belli ediyordu. Yani gözümüz kapalı, o kitabın Can Yayınları’na ait olduğunu biliyorduk. Ancak “hangi kitabın?” Anladığım kadarıyla yayınevinin bu riskli kararı almasının en büyük nedeni bu olmuş. Yani yayınevi markasının kitabın ve dahası yazarın önüne geçmesi ya da gölgelemesi.


Mesela şöyle sorayım, Marquez’in “Yüzyıllık Yalnızlık” romanı ben dahil pek çok kişinin kalbinin üstünde taşıdığı bir romandır. Peki bu romanı kütüphanenizde bir çırpıda bulabiliyor musunuz? Yanıtımız malesef hayır.

Ancak yayınevinin “yazara ve kitaba” öncelik veren bu takdir edilesi kararına rağmen şunu da eklemeyi görev sayarım, biz pek çok kitabın güvenilir olduğunu, belli bir nitelikte olduğunu o beyaz kapaklarla yapardık. Yani o beyaz kapaklar bir nevi, okura (tıpkı biz kitap eki editörlerinin yaptığı gibi) “şunu okuyabilirsin” diyordu. İşte yayınevinin bundan vazgeçmiş olması benim için en büyük soru işareti.

O yüzden Sırma Köksal’a “ara formül olamaz mı” diye sordum. Yanıtı “o zaman da cesaret edememişiz, yaptığımıza biz bile inanmıyormuşuz gibi bir algı oluşabilirdi” dedi. Evet, bunda da haklı. Ancak ben yine de bir formül bulanabileceği kanaatindeyim.

Yani; yenilikçi, cesur, genç okurları kucaklayan, yazar ve kitabın kimliğini öne çıkaran ve yayınevinin 33 yıllık markası “beyaz kapakların” da korunduğu…

O yüzden Can Yayınları’nın kapaklarını tasarlayan ödüllü tasarımcı Utku Lomlu’ya buradan sesleniyorum, “Bence sen bir formül bulursun hatta üstüne kendi imzanı atar, nefis bir üslup yaratırsın.”

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam