VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Aralık 2017 Cuma | Anasayfa > Haberler > Bir başka dünyanın ışığı
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir başka dünyanın ışığı

“Butimar” ve “Uçurtma Mevsimi” kitaplarının yazarı Kaan Murat Yanık’ın yeni romanı “Uzakların Şarkısı”, karakterlerinden mekânlarına, metaforlardan renklerin büyüsüne kadar Hindistan’dan İstanbul’a uzanan mistik bir hikâye sunuyor.

CEMRE NUR MELEKE




"Uzakların Şarkısı”nda görünen ve görünmeyen aleme dair birçok konu ustaca ele alınmış. Mistik konuların okuyucunun ilgisini çekeceği aşikâr. Bu konuları ele alma sürecinde neler yaşadınız?“Uzakların Şarkısı”nın hayaleti uzun süredir bilincimde dolanıp duruyordu. Bu hayalet bazen bir roman kahramanı hüviyetinde karanlık bir sokakta karşıma dikiliyordu, bazen ise rüyalarımda bir dekor olarak. Uzun yıllar evvel “Osmanlı’nın renkli zamanlarını anlatacağım bir roman yazmalıyım” diye düşünmüştüm. Aslında çocukluğumdan itibaren zamana, mekâna ve dünyada yaşanan olayların doğal seyrine müdahale etmek gibi bir derdim var. Elbette bir zaman makinesi yapamayacağımı bildiğim veya dünyada bir edebiyat devrimi olmayacağından emin olduğum için uzantısı olmak istediğim bir dünya oluşturma isteğimi yazarak oldurmaya çalıştım.

“Butimar” gibi bu romanınızda da kuşların izlerini görüyoruz. Hatta bu romanınızda kuşlar karakter konumunda. Neden her iki romanınızda da kuş imgesini kullandınız?
Kuşların uçma yetenekleri ile alakalı bir durum sanırım. Aynı zamanda kadim masallarda ve mitoslarda kuşlar üzerine kurulu çokça epizot var. Masalsı bir çember oluştururken sadece yeryüzünü değil, gökyüzünü de hesaba katıyorum her zaman. Tabii uçmak, her şeyi bir kuşun perspektifinden anlatma isteğim de var.


Romanınızda geçen karakterlerin isimleri ilgi çekici. Ruhsar, Zencefil, Gülbadem, İpek Böceği… Bu isimleri seçmenizin özel bir sebebi ve/veya mistik bir öyküsü var mı?
Bir isim sembolizasyonu kurmak istedim diyemem. Sadece Ruhsar karakteri için geçerli olabilir bir durum. Zira kendisinin yegâne uğraşı, ruhlar… Diğer isimleri kulağıma hoş geldiği için kullandım. Elbette papağanlara verdiğim isimlerle Hindistan’ın meşhur baharatları arasında bir bağ var; Zencefil, fülfül, susam, safran gibi… Gülbadem ise 18. yüzyıl İslam dünyasında nadir de olsa kullanılan bir isim. Bu isimlerin hepsinin romanı tatlandıracağını düşündüm.

Büyülü gerçeklik
Romanda ilgi çeken konulardan biri de renklerin anlamı ve karakterlerle bağdaştırılması. Özellikle turuncu renginin masumiyet ile bağdaştırılması romanın gidişatını belirliyor. Bu konuda bir araştırma yaptınız mı?


En çok sorular sorulardan birisi bu. Romanda üstünde durduğum renklerin mânâsının bilimsel bir temeli olduğunu söyleyemem. Ama parapsikolojinin alanına giren birtakım yansımalar var. Fakat eski Hindistan’da bebeklerin, aklı baliğ hale gelinceye dek etraflarında gördükleri insanları duygusal durumlarına göre farklı renklerde algıladıkları nevinden bir yazı okumuştum. Sonuç olarak kurmacaya büyülü gerçeklik düzleminde bir boyut kazandırmak için renkleri ele aldım.



Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam