VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
04 Kasım 2017 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Bir hayal iki kedi
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir hayal iki kedi

Göknil Genç, “Çok Evin Yok Kedisi”nde özgürlük, dostluk ve varoluş gibi bizi biz yapan temel konuları ele alıyor; samimiyeti ilk kelimeden son kelimeye kadar hissedilen sıcak ve eğlence dolu bir hikâye sunuyor.




Edebiyatla bağı çok küçük yaşta, dedesi gazeteci yazar Ali Kemal Meram’la olan ilişkisiyle başlayan Göknil Genç, dünyaca ünlü müzisyenler Mozart, Bach ve Chopin’in biyografilerini çocuklar için öykülediği çalışmalarının ardından “Çok Evin Yok Kedisi” ile başına buyruk, hiçbir yere ait olmak istemeyen güzeller güzeli bir kediyi sahiplenen Güliz Hanım’ın hikâyesiyle karşımıza çıkıyor.

Göknil Genç, kurduğu öykü dünyasında ilk olarak dil hâkimiyetiyle dikkat çekiyor. Cımbızla çektiği kelimeleri bir piyano tamircisi hassasiyetiyle birbirine dikiyor. Yarattığı dil dünyasında kendi bildiğinden şaşmıyor ve hayal ettiği dünyada dilin sesle, duyguyla olan ilişkisine büyük bir özenle yaklaşıyor. Atmosferin de yardımıyla bizi, büyülü ve bir o kadar da gerçek bir dünyanın içinde sevginin, özgürlüğün eşi benzeri bulunmayan güzelliğinin içine bırakıyor.

Gümüş mü Kiki mi?
Hikâyeye dönecek olursak bir cumartesi günü Güliz Hanım limana yanaşmış seyahat gemisindeki bin bir çeşit insanı izlerken kendisine bakan bir çift yeşil göz görür. Güliz Hanım’ın aylardır hayalini kurduğu kedi tam karşısındadır. Güliz Hanım hep güzelliği dillere destan bir kedisi olsun ister ve o gün bugündür. Güzeller güzeli kediyi kaptığı gibi evine götürür ve adını Gümüş koyar. Gümüş, birkaç gün sonra sokağı keşfeder ve evde durmayı sevmeyen bir kedi olduğunu Güliz Hanım’a gösterir. Sokağa iyice alışır. Gümüş, sokağın tadını almıştır ve muzip karakterine boyun eğip kendisini sürekli sokağa atmak ister.
Güliz Hanım bu durumdan çok rahatsızdır. Çünkü hayalindeki kedi, bir koltuktan diğerine yatan, kuyruğunu sallaya sallaya gezen, pencereden birlikte sokağı izlemelerini istediği bir kedidir. Fakat Gümüş, Güliz Hanım’ın hayallerindeki kediye tam olarak zıttır.
Gümüş, tam bir serüven kedisi haline gelmiştir. Kediyi sahiplenen Güliz Hanım’a bir süre sonra hikâye üzerine hikâye, şikâyet üzerine şikâyet gelir. Gümüş bir gider birkaç gün eve gelmez. Kafasına estiği zamanlarda eve gelir. Her gün başka bir yerlerdedir. Gümüş artık Pastacı Hulusi Usta’nın Hırsızı, Deniz’in Paspası, Sera’nın ise Bizimkisi olmuştur. Güliz Hanım, birçok evin aslında hiçbir yere ait olmayan kedisinin hikâyeleriyle tesadüfler eseri karşılaşır. Güliz Hanım ne yaparsa yapsın, Gümüş’ü evde tutamayacağını anlar. Gümüş’ü özgür bırakıp bırakmamakta kararsız kalır. Üstelik aynı günlerde kapısının önünde cılız, çirkin bir kedi bulur. Onu evine alır, besler, yıkar ve adını Kiki koyar. Güliz Hanım’ın hayalindeki kedi Gümüş mü yoksa Kiki midir?

Göknil Genç, kaleme aldığı metinde özgürlük, dostluk ve varoluş gibi bizi biz yapan temel konuları ele alıyor. Yarattığı karakterlerin özelliklerine saygı duyan Genç, sıcak bir gün batımında Gümüş’ün özgür ruhunu resmediyor. Genç, kalemlerini ve defterlerini heybesine koyup açılacağı yeni maceralarını şimdiden merak ettiriyor, tıpkı Gümüş gibi.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163