VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Şubat 2013 Cuma | Anasayfa > Haberler > Bir kadın gazetecinin gözünden Erbil
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir kadın gazetecinin gözünden Erbil

Erbil'de yaşayan gazeteci Simla Yerlikaya yazdığı Yeni Komşumuz Kürdistan kitabıyla Türkiye'nin bölgedeki etkisi, anadilde eğitim, değişen siyasi tercihler, bölgedeki kadın hareketleri ve daha pek çok konuya ışık tutuyor.

İlker Akgüngör
iakgungor@gazetevatan.com

Türkiye, İmralı süreciyle Kürt sorununun çözümünde yeni bir döneme girdi. Oslo'da devlet ve PKK arasında başlayan süreç, çözüme yönelik bir seyirde devam edecek gibi gözüküyor. Bu kez görüşmelerin adresi olarak Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin başkenti Erbil'in adı geçiyor. Erbil'de yaşayan gazeteci Simla Yerlikaya yazdığı "Yeni Komşumuz Kürdistan" kitabıyla bazılarımız için Kandil ve PKK kamplarından ibaret potansiyel bir tehdit olan bölgeyi ve değişen dinamikleri anlatıyor. TRT Türk'ün Erbil Temsilcisi Simla Yerlikaya'nın kitabı, gazetecilerden akademisyenlere hatta bölgede iş yapmayı düşünen işadamlarına kadar geniş bir yelpaze için rehber kitap niteliğinde.
Simla Yerlikaya'nın Erbil öyküsü sonu mutlu biten bir böbrek nakli hikayesiyle başlıyor. Böbrek yetmezliği olduğunu öğrenen Yerlikaya başlayan tedavi sürecinin ardından yeni bir böbreğe ihtiyaç duyunca devreye annesi giriyor. Anne Yerlikaya 9 ay karnında taşıdığı kızı Simla'ya bir de canından can katarak bir böbreğini veriyor. Böbrek nakli olan Simya Yerlikaya önünde birçok başka yabancı şehir bulunmasına rağmen gelişen sürecin etkili bir noktası olacağını düşündüğü Erbil'i seçiyor. Kendi arkadaşları bile, "Ne işin var Irak'ta?" dese de Yerlikaya, "Eğer ben bu işleri yapmayacaksam neden nakil oldum?" sorusuna olumlu yaklaşan doktorunun oluruyla sıcak ve sarı bir günde Erbil Uluslararası Havaalanı'na iniyor.
Kitap, yazarının da belirttiği gibi ezber bozmak için çaba gösteren bir eser. Simla Yerlikaya kitabında bölgenin nasıl anıldığı, Türkiye'de haberlerde nasıl kullanıldığına geniş yer ayırmış. Bizim “Kuzey Irak” dediğimiz bölgeye artık herkesin Irak Kürdistanı dediğini net bir biçimde dillendiriyor yazar: "Zihnimde yankılanan ses, ‘Irak’ diyor. Ama siz bakmayın o sese, ben gayet iyi biliyorum ki gittiğim yer Irak değil; gittiğim yer, Türkiye’de ismini zikretmenin neredeyse yasak olduğu bir yerin, Irak Kürdistanı’nın başkenti Erbil. Hani bağımsızlık ihtimali Türkiye’de birçok kişiyi öfkelendiren yönetimin başkenti. Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim veya en fazla ‘Kürt Yönetimi’ dediğimiz ülkenin başkenti. Biliyorum, Erbil’e gittikten sonra yaptığım haberlerde Kürdistan diyemeyeceğim. Öyle istediğimden değil, öyle olması gerektiğinden. Komik duruma düşmek pahasına, Kuzey Irak, bölgesel yönetim gibi ifadeler kullanacağım haberlerimde. Ellerimiz kulaklarımızda bağırıyoruz hep bir ağızdan, ‘Kuzey Irak’ diye, ‘Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim’ diye. Hâlbuki biz ne diye bağırırsak bağıralım, hayat kendi bildiğince akıyor, gerçekler değişmiyor.”

PEK ÇOK SORUNUN CEVABI BU KİTAPTA
Simla Yerlikaya bölge yönetimini anlamak için oldukça ciddi bir efor sarf etmiş. Kitapta Barzani Ailesi’nin tarihi kısa ama oldukça derli toplu bir şekilde anlatılıyor. Yöneticilerin nasıl belirlendiği, Kürtler'in Barzani Ailesi’ne nasıl baktığı gibi birçok sorunun cevabını bulmak mümkün. Yerlikaya'ya göre Barzani Ailesi'nden son dönemde öne çıkan isim olan Neçirvan Barzani, önümüzdeki süreçte bölgenin en etkili ismi olacak. Irak Kürdistanı'nın en karizmatik siyasetçisi olarak gördüğü Neçirvan Barzani'nin kuracağı bir yönetimin Mesud Barzani için niçin daha tercih edilir olduğunu nedenleriyle izah ediyor. Yerlikaya'ya göre Irak Kürdistanı'nın bağımsızlığı için petrol paylaşımı ve sorunlu bölgeler dışında sadece bir zamanlama sorunu var: "Henüz kendilerine bağımsız bir devlet demiyorlarsa, bunun tek nedeni uygun zamanın gelmemiş olması. Buna rağmen, biz oraya ‘Kürdistan’ dememek için bin bir takla atıyoruz.”
Kitabın dikkat çekici bölümlerinden biri Türkiye'de de sık sık karşımıza çıkan anadilde eğitim meselesi. Simla Yerlikaya, Irak Kürdistanı'nda anadilde eğitim sorununun çözüldüğünü anlatıyor. Irak Türkmenleri kendilerine ait birçok okulda Türkçe eğitim verebildiğini hatta eğitimleri iyi olduğu için Kürt velilerin de bu okulları tercih ettiğini yazıyor. "Yeni Komşumuz Kürdistan"da sadece bunlar yok. Yerlikaya Musul, Kerkük, değişen siyasi tercihler, kırık bir aşk hikâyesi ile bölgedeki kadın hareketlerine de yer vermiş.
Girişte dediğimiz gibi kitabın rehber özelliğini unutmamak lazım. Yerlikaya, Erbil'de içki içmek ya da satın almak isteyenlerin Ankawa'daki Hristiyan mahallesine gitmesi gerektiğini bile anlatıyor. Bir gazetecinin elinden çıkan akıcı bir üsluba sahip, rahat okunan ve birçok önemli tabuya dokunan kitapta Türkiye'nin bölgedeki etkisi, yeni Dubai olarak anılan ve dev bir şantiyeye dönen Erbil, Türk işadamları, savaş muhabiri kıyafetleriyle bölgeye gelen gazetecilere dair birçok şey bulmak mümkün.



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163