VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
07 Kasım 2014 Cuma | Anasayfa > Haberler > Bir kitap yazdım, nasıl yayınlatırım?
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir kitap yazdım, nasıl yayınlatırım?

İpek Ceylan Ünalan

“Bir kitap yazdım, nasıl yayımlatabilirim?” ya da “X yayınevine 6 ay önce bir dosya göndermiştim, hala aramadılar, sizce basmayacaklar mı?”
VatanKitap ekibi olarak hemen her hafta hatta bazen her gün bu tür sorular içeren telefon, e-posta, ya da sosyal medya mesajları alıyoruz. Her defasında muhataplarının “biz olmadığımızı” söylesek de karşımızdaki kişi bu konuda o kadar az bilgiye sahip oluyor ki, bu konuda yetkin olduğumuzu düşündüğü için sorularına devam ediyor.


İlk bakışta bu telefon ve mesajları birkaç yazar adayının ısrarlı çabası görebilirsiniz. Ama inanın, öyle değil çünkü bu sürekli olan bir durum.
Bunun üzerine biz de, yazar adaylarının bize yönelttikleri soruları (dosya kaç punto olsun dahil) yayınevi yönetmenleri ve editörlerine yönelttik ve bir dosya hazırladık. (Yani artık arayanlara dosyamızı okumalarını önerebiliriz)
Peki, dosyadan çıkan sonuçlar neler?
* Her şeyden önce kitabınızı, doğru yayınevine gönderin. Yani yayınevlerinin çizgilerini iyi öğrenin. Mesela hiç şiir basmayan bir yayınevine şiir dosyası göndermeniz ve sonra da beklemeniz beyhude bir çaba olacaktır.
* Dosyanızın elle yazılmış olması ya da word dosyası ile gönderilmesi çok fark etmiyor ama rahat ve okunaklı olması çok önemli. Kısa gözükmesi için bir dosyayı karınca harfleri ile yazmayın.
* Dosyaya ya da e-posta’ya zarif bir “merhaba” yazısı eklemeniz ve kısaca kendinizi tanıtmanız her tanışmada olduğu gibi bu tanışmada da etkili olacaktır.
* Yazım kurallarına dikkat edin… Elbette yayınevlerinin redaksiyon servisleri var ama unutmayın siz bir yazar adayısınız.
* Rakamlara takılmayın… Yani “kalın kitap yazarsam basılır” sanmayın. Sayfa sayısını artırmak için şansınızı zorladığınızda dosyanızın niteliğini de zorlarsınız.
* Sabırlı olun… Yayınevine dosya gönderen yalnızca siz değilsiniz. Öyle yayınevleri var ki ayda 100’e yakın dosya alıyorlar ve unutmayın tüm bunları birer insan olan editörler okuyor. Ortalama 4-5 ay beklemek çok doğal.
* Yayınevi yöneticileri ya da editörleri ile yüz yüze görüşmeyi istemek, dosyayı elden götürmek düşündüğünüz gibi “sıcak” bir temas sağlamayabilir çünkü onlar sizinle değil yazdıklarınızla ilgileniyor.
* Kitabınızın bir özetini dosyanıza eklemeniz faydalı olabilir. Ama kesin değil.


Can Yayınları Yayın Yönetmeni/ Sırma Köksal

*İsteyen herkes kitap yayımlatabilir tabii, çünkü belli bir ücret karşılığında, kısıtlı bir editörlük desteği ve matbaa hizmeti vererek belli kopyada kitap basarak içleri ferahlatan yayınevleri vardır. Onun için önemli olan kitabınızın hangi yayınevinden çıktığıdır ve bu da maalesef meşakkatli bir süreçtir.
*Hazırlamış olduğunuz dosyanızı -ki kaç sayfa, kaç punto olduğu ve hangi karakterle yazıldığı hiç önemli değildir- yazdığınız metne, edebiyatsa edebiyat anlayışınıza, edebiyat dışıysa, konunuza veya siyasi görüşünüze ya da bunun gibi yazdığınızla ilişkili konularda size uygun görünen bir yayınevine yollamanız gerekiyor.
*Dosyaya iletişim bilgilerinizi eklemenizde büyük fayda olup, editörden illa yüz yüze randevu istemenizde ise fayda yoktur. Bu hem ertelemelere yol açar hem de dar zamanları daha da daraltacağı için sempati uyandırmaz. Bunun yerine yayınevine telefon açıp dosyayı kimin adına yollayacağınızı öğrenebilirsiniz.
*Yayınevine gelen dosyalar belli bir süre içinde bu konuda yetkin olan editörler tarafından okunur ve önemli olan kitabın uzunluğu, konusu ya da özeti değil, ne kadar iyi yazıldığıdır. Özetle, özetler belirleyici değildir. Bütün kitapların en özlü özetlerini çıkartacak olsaydık, tümünün beş on konudan ibaret olduğunu görürdük.
*Ancak dosyanız incelenirken gözetilecek ölçütler yayınevinin yayın kriterlerine göre de değerlendirileceği için mutlaka öncesinde yayınevinin kimliğine dikkat etmelisiniz. Aynı dosyayı aynı anda birden fazla yayınevine yollamamaya da... Bu sorunlara yol açacak bir yöntemdir. Bu nedenle bir başka yayınevini denemeden önce bir öncekinin yanıtını beklemekte fayda vardır.
*Bir yayınevinin reddettiği dosya tabii ki bir başka yayınevi tarafından kabul edilebilir çünkü yayınevlerinin hassasiyetleri birbirlerinden farklıdır. Ama siz yine de reddedilmiş dosyayı bir kez daha gözden geçirin, reddedilme nedenleriniz sizin metninizde gizli olabilir ve bir kez daha bakınca sizin de görme ihtimaliniz vardır.
*Biz Can Yayınları olarak, deneysel metinler de dâhil olmak üzere iyi yazılmış tüm kitaplara açığız. Zaten yayınevimizin 30 yılı aşkın tarihine bakacak olursanız Türk edebiyatrına bu dönem içinde en çok yeni yazar kazandırmış yayınevi olduğumuzu görürsünüz. Basılma kararı alınan dosyalar ise her yayınevinin kendi yayıncılık anlayışı içindeki çeşitli süreçlerden geçerek okura ulaşırlar ki bu bir yıla kadar uzayabilecek, hatta bir yılı da aşabilecek bir zamandır.

Okuyan Us Yayınları Genel Yayın Yönetmeni/ Cem Mumcu

* Yazdıkları ile ilişkisi samimi olan, amacı kitap yayınlatmak yerine dünyasını paylaşmak olan herkesin kitabı okuyucu ile buluşmaya değerdir bize göre.
* Her ay onlarca başvuru yapılıyor. Özellikle sosyal medyanın yazdıklarını paylaşmak isteyenleri cesaretlendiren imkânlar sunduğu düşünüldüğünde, son yıllarda başvuru sayısında ciddi bir artış görebiliyoruz. Ancak 50 başvurudan 1'i kabul ediliyor diyebiliriz.
* Kitabını yayımlatmak isteyenler, yayınevimizden yayın koordinatörümüz ve editörlerimizle iletişime geçilebilir ya da editor@okuyanus.com.tr adresine e-posta yollanabilir. Şahsen gidip görüşmek gerekir mi? Elbette, tek tek herkesle görüşmek isteriz ama çok sayıda başvuru olduğu için ilk etapta bunu yapmak zor. Öncelikle kitap tanıtım metninizi/ dosyanızı göndermeniz en doğrusu.
* Kitabın uzun ya da kısa olması gibi bir kriterimiz yok. Kararımız tamamen kitabın içeriğe bağlı. Ancak gözlemleyebildiğimiz kadarıyla okuyucunun tercihi kalın kitaplardan yana.
*Kısa ve uzun kitapların baskı masraflarına baktığımızda sadece matbaa maliyetini dikkate alırsak, aynı boyut ve özelliklerde 200 sayfalık bir kitapla 400 sayfalık bir kitap arasında %30'luk bir fark oluyor, baskı adedine göre de maliyetimiz değişiyor.
* Bir kitap yazdım ama kitap sayfası baz alındığında acaba kaç sayfaya tekabül eder diye merak edenler için kabaca şöyle bir hesap yapabiliriz. Word'de yazılmış 100 sayfa, 150 kitap sayfasına denk gelir. +- 20'lik bir pay da mevcut.
* Başvurularda kitabın özetinin verilmesi kitabı kavrayışımıza yardımcı oluyor. Bu bakımdan dosyanıza mutlaka kitap özetini de eklemenizi tavsiye ediyoruz.
* Kitaba dair tek bir kelime yazmadan bile yayınevi ile görüşülebilir. Önemli olan yazarın aklındakileri ve içindekileri iyi ifade etmesi ve yazmaya dair hislerinin samimi olması. Editör ekibimiz yazarlarla eşzamanlı çalışma yaparak kitabın yapısının oluşmasına yardımcı oluyorlar. Her aşamasında beraber ilerlediğimiz kitaplarımızın sayısı oldukça fazla. Kitap dünyasına yeni yazarlar kazandırmayı seviyoruz ve bu konuda öncüyüz.
* Kitabın tamamen her şeyiyle bitmiş olması tercihimizi etkilemez fakat olumlu karar çıktığı durumda yayına hazırlanma aşamasını hızlandırmış olur.
* Kaynak belirtilmesi gereken tür yayınlarda yazar mutlaka kaynaklarını belirtmeli. Yazarın bu bilgileri ister karar aşamasında ister baskıya hazırlık aşamasında olsun, derlemesi çok önemli. Bunun yanı sıra kitap yayına kabul edildikten sonra son düzenlemeleri yazar, editör ekibimizden yardım alarak noktalayabilir.
*Kitap metni yayınevimize elden ulaştırılabilir ancak mail yolu ile ulaştırılmasının daha pratik bir yol olduğunu düşünüyoruz.
*Format konusunda bir şartımız yok. Yazar ister el yazısını göndersin, ister mail göndersin, ister blog'unu veya twitter hesabını paylaşsın bizimle. Bizce önemli olan içerik, o içeriğin nasıl sunulduğu ise kararımızı etkilemiyor. Tabi dijital olarak paylaşılması daha uygun.
* Kitaplarınızın başında “yazar hakkında” bölümünün olması gerekiyor. Ancak biz yayınevi olarak bu bölümü tamamen yazara bırakıyoruz. İsterse sadece doğum yılını yazsın isterse tüm hayatının kısa bir özetini okurla paylaşsın. Başvuru sırasında da kendisini nasıl anlattığı yazara bağlı ve her haliyle bizim için bir şey ifade ediyor.
*Çoğu başvuru başarılı olduğu düşünülen türlere ve hikâyelere benzetilmek adına yazılmış metinler içeriyor. Elememize neden olan en yaygın sebep özgünlükten uzak olunması.
*Kimi yazar adayları Türkçe kuralları konusunda titiz davranmıyorlar fakat beraber ilerlediğimiz takdirde bu konuda ilerleme kaydediyoruz. Kararımızda etkili olmayan konulardan biri bu da. İçerik ile ilgili en çok karşılaştığımız sorun ise özgünlükten uzak olunması ve bu nedenle de ortada net bir iskeletin bulunmuyor olması.
*Şayet kitabınız geri çevrilirse, öncelikle bunun nedenlerini düşünmelisiniz. Eğer kitap sadece bir kitabın yazarı olmak adına yazılmamışsa, yaptığınız eksikler üzerine çalışılabilir, yazar adayının kumaşından çıkacak elbise üzerine tekrar düşünülebilir ve emek verilebilir. Önerilen değişiklikler yapıldığında veya uygun zamanın geldiği düşünüldüğünde yayınlanabilir.

*Kitabını yayımlatmak üzerine yayınevimize başvuran kişi, istediği tüm yayınevlerine başvurabilir. Fakat eğer kitabını yayınlanma kararı alınmışsa beraber ilerleyeceğimizi kesinleştirmemiz gerekir.
*Bir kitabın yayımlanmayacağı yayınlamayacağı 3 ay içinde belli olur. Biz inceleme için ortalama 3 ay süre veriyoruz.
*Kategori konusunda bir sınırlamamız yok. Örneğin "Dizüstü Edebiyat" serimiz raflarda daha önce örneğine rastlanmamış bir kategoriye yer açılmasına neden oldu. "Üç Günlük Dünya Edebiyatı" serimiz de aynı şekilde sınırların dışında üreten yazarları kitap dünyasına kazandırıyor ve çok olumlu yorumlar alıyoruz. Daima yeniye ve özgün olana yer açmaya çalışıyoruz. Seçimlerimiz bu yönde.
*Deneysel metinlere açığız. "Kitap dediğin şöyle olmalı, böyle olmalı, şu uzunlukta olmalı, bu konuları işlemeli, yazar dediğin şöyle konuşmalı ve yaşamalı" gibi cümlelerin olmadığı bir yayıneviyiz.


Kırmızı Kedi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni/ İlknur Özdemir


* Tabii ki herkes kitap yayınlatamaz. Biz yayınevi olarak “iyi dosyaları” tercih ediyoruz.
*Bir yayınevine yapılan başvuru sayısı ise, yayınevinin tanınırlığına ve büyüklüğüne göre değişir. Bu rakam ortalama ayda 10- 100 arasıdır. Ne yazık ki, bunların pek azı kabul edilir.
* Yayınevinden editörlerle ya da yayın koordinatörüyle temasa geçebilirler.
* Hazırladıkları kitap dosyasını elden ya da elektronik postayla gönderilmelerini tercih ediyoruz.
* Karşımızda adı henüz duyulmamış bir yazar varsa sunduğu kitabın uzunluğu yayınlanma şansını etkiler.
* Kitabın özeti de kitap dosyası ile birlikte gönderilirse iyi olur.
* Kitabın her ayrıntısını bitirdikten sonra dosyayı yayınevine ulaştırmayı tercih edin. Çünkü eğer dosya tam anlamıyla tamamlanmadan gönderirseniz aynı dosyayı tekrar tekrar okumamamız gerekir ki, yayınevlerinde bu kadar boş zaman bulmak ya da yaratmak olanaksız.
* Dosya yayınevine “gerçekten” tamamlanmış olarak verilmeli. Okuyan (editöryal ekibimizden) kişinin önerileri doğrultusunda değişiklik yapılabilir.
* Kitabı bitmiş halde gönderiyorsanız kaynaklar vb. hangi ek metinleri kullanmışsanız bunları da dosyaya eklemeniz gerekir.
* Dosyanız 12 punto, çift aralıklı yazılmış olmalı.
* Kitap metninin yanı sıra yazarın özgeçmişi, yazarlık geçmişi de dosyaya eklenmeli.
* Reddeilme nedenlerinin başında konusu, işlenişi, kurgusu ve dili gibi hususların yetersiz oluşu.
*Ne yazıldığı değil, nasıl yazıldığı önemlidir. En basit görünen bir konu bile mükemmel bir dille ve kurguyla en etkileyici kitap olabilir. Dil çok önemli, akıcı olmalı, pürüzlü, çetrefilli olmamalı. Süslü edebiyattan kaçınılmalı. Az her zaman çoktur. Gerek konuda gerek üslupta taklitçilikten kaçınılmalı. Gereksiz ayrıntılarla doldurulmamalı. Kurgunun tutarlı olmasına çalışılmalı.
*Bir kez reddedilen bir kitabın sonradan aynı yayınevine kabul edilmesi zor ama farklı bir yayınevinin düşüncesi farklı olabilir ve basılabilir.
* Bir kitabın yayımlanıp yayımlanmayacağı 4-5 ayda kesinleşir. Hiç girmediğimiz alanlarda gönderilen dosyaları ise kabul edemiyoruz.


Sel Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni/ İrfan Şancı

*Sel Yayıncılık olarak, dosya değerlendirme ve yayınlama ile ilgili belli standartlar oluşturduk. Böylelikle hem yazarlar hem de bizim açımızdan daha hızlı ve sorunsuz işleyen bir sürecin işlemesini sağladık. Dosya gönderim koşullarımız, internet sitemizde "iletişim" bölümünde detaylı olarak incelenebilir.

*Her şeyden önce, dosyaların çıktı olarak yayınevine iletilmesini talep ediyoruz. Kitaplar, editörlerimiz tarafından detaylı bir şekilde incelendiği için, bu inceleme sürecinde olumlu/olumsuz eleştirileri, düzeltileri not alabilmek için çıktı talep ediyoruz. Ayrıca yazarın edebiyat ile olan ilişkisini anlamak adına, hem eseri hem de kendini tanıttığı bir ön yazı da istiyoruz.

*Eğer söz konusu dosya yazarın ilk kitabı ise, öykü ve roman türlerine ağırlık verdiğimizi söyleyebilirim. Deneme, anı gibi türler için, kalemin bir nebze olgunlaşması gerektiği kanaatindeyiz. Bunun yanı sıra, şiirin çok özel bir tür olduğuna inandığımız ve bunun apayrı, meşakatli bir çalışma gerektirdiğini düşündüğümüz için, sözleşmesi devam eden yazarlarımız dışında şiir dosyalarını değerlendirmeye almamak yönünde bir kararımız var.

* Edebi olarak ise temel düzeyde beklentilere sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Özgün bir konu seçimi, dilin düzgün kullanımı, kurgunun tutarlı olması gibi unsurlar sağlandığı müddetçe, yeni dosyalara umutla ve heyecanla yaklaşıyoruz. Kitapları değerlendirirken, "Ben bu kitabı okur muydum?" ya da "Bu kitabı okusaydım bende güçlü bir etki yaratır mıydı?" sorularını da ister istemez soruyoruz. Yani bu işin öznel bir yanı da olduğunu belirtmekte fayda var. Bir kitabı reddetmemiz, onun "yetersiz" olduğu anlamına gelmiyor. Bazı durumlarda, kendi yayın çizgimizi gözeterek olumsuz cevap bildiriyoruz ancak o kitabın başka bir yayınevinin çizgisi ve editoryal yaklaşımı ile son derece başarılı olabileceğine inanıyoruz.


ALFA YAYIN GRUBU

*Kitabını basacak bir yayınevi bulduktan sonra, herkes kitap yayınlatabilir.
* Her gün en az 10 kitap başvurusu alıyoruz. Ancak bunların çok azı kabul ediliyor.
*Editoryal kadrodan biriyle.
*Kitabın uzunluğu yayınlanma şansını etkilemiyor.
* Yayınevi olarak 150 250 sayfa kitaplar bizim için ideal.
* Kitabın özetini isteyen gönderebilir, ama gerekli değil.
* Kitapta hangi özellikleri arıyorsunuz derseniz bunun genel geçer bir tanımı yok. İyi kitabın bir şifresi yok.
* Kitap dosyasını elden yayınevine gelerek değil, e-posta adresimiz üzerinden göndermelerini tercih ediyoruz.
*Kitap metninin yanı sıra hangi yazar ad-soyad, adres, yaş bilgilerini eklemeli.
* Kitapların yayınevlerinden geri çevrilme nedenleri arasında yayın programına uymamaları ya da kötü olmaları başta geliyor.
*İçerikle, konuyla, yazma stili ile ilgili sorunların başında ise içeriğin dağınık kurgulanması, kopukluklar ve ilgi uyandırmaması geliyor.
* Bir kitabın yayımlanıp yayımlanmayacağı en iyi ihtimalle en az 6 ay sonra netlik kazanıyor.
* Alfa Yayınları olarak yayın yelpazemiz oldukça geniş. Bir kitabın yayımlanmasında en çok içerik etkili olur.

Destek Yayınları Yayın Koordinatörü/ Erol Hızarcı

*Eskiden çok az insan daktilo yazmayı bilirdi ve bir daktiloya sahipti. Şimdi bilgisayarı olmayan insan yok. Yeni kuşaklar klavyelerle çok küçük yaşlarda haşır neşir oluyor. Telefonlarıyla birbirlerine mesaj yazarak, internette birbirlerine e-posta göndererek, sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarında, kurdukları site ve bloglarda kendilerini yazı yoluyla ifade ederek yetişiyorlar. Bunlar yaşamlarının vazgeçilmez parçası. Kısacası, yazan kuşaklar geldi. İletişim kurarken yazıyı epey kullanıyorlar. Bütün bunlar yeni bir dilin filizlerini veriyor.
*Bununla birlikte, çok genç yaşta, yirmisini bulmadan roman ya da şiir dosyaları gönderenler var. Yazmaya çok erken yaşta başladıkları gibi, çok da aceleci bir kuşak yetişti. Sosyal medya paylaşım hızında sonuçlar bekliyorlar. Kitaplardan daha çok sosyal medya paylaşımlarından ve televizyon dizilerinden etkileniyor, esinleniyorlar. Haliyle gençlerden gelen kitap dosyalarının çoğu henüz ham, hiç demlenmemiş halde geliyor bize. Hem üslup hem içerik olarak birbirlerine çok benziyorlar. Taklit ettikleri yazarların adlarını referans gibi belirtebiliyorlar. Bunlar, teknoloji ürünleriyle yazarak yetişen kuşağın zaafları diyebilirim.

Bu tanımlamalardan sonra çoğunun genç olduğunu öngörebildiğim yazar adaylarına kitap yayınlatmalarına yönelik olarak somut öğütlerim şunlar:

* Bol bol kitap okusunlar. Kendilerine esin veren yazarları keşfetsinler. Kimseyi taklit etmesinler, bunun bir yararı olacağını sanmasınlar.
* Sürekli yazsınlar, sürekli okusunlar, yazdıklarını bekletmeyi, demlendirmeyi, damıtmayı öğrensinler. İyi bir yazar silmeyi iyi bilendir.
* Dosyalarını özenli hazırlasınlar. Yayınlatmak istedikleri dosyalarla birlikte kısa özgeçmişlerini ve dosyayı tanıtıcı kısa bir metin sunsunlar.
* Elektronik posta yoluyla kitap dosyalarını gönderenler nezaket kurallarını hiçe saymasınlar. Bir merhaba demeye, bir kelime bile yazmaya zahmet etmeden, yalnızca dosyalarını ekleyip gönderenler var. Kendisi kimdir, dosyası nedir, neden göndermiştir, bilmiyoruz. Bunlara hiç yanıt vermiyoruz.
* Yazdıklarına uygun yayınevlerini araştırsınlar. Rastgele her yayınevine göndermesinler.
* Bireysel sosyal medya ağlarını iyi kullansınlar. Onları ilk okurları olarak görsünler.
* Yazıyı bir araç değil, başlı başına bir amaç olarak görsünler. Gözlerine kestirdikleri kolay örnekleri değil, en zor örnekleri kendilerine ölçüt alsınlar.
* Bozuk Türkçe ile yarım yamalak dosyalar gönderip, basmak isterseniz yazım hatalarını düzeltir, düzgün bir dille dosyayı tamamlarım gibisinden tek yanlı ve küçük düşürücü pazarlıklara girmesinler.
* Çok iddialıyım, benim yazdıklarım gibisi dünyada yok, kitabımı basarsanız kasıp kavurur türünden şuursuz taarruzlar yerine alçakgönüllü sunumları tercih etsinler.
* Yanıt alabilmek aylarca beklemeleri gerektiğini baştan bilsinler.


Altın Kitaplar Genel Yayın Yönetmeni/ Batu Bozkurt

* Tabi ki her isteyen, eğer eseri uygunsa kitap yayınlatabilir.
* Günde 4-10 arasında başvuru geliyor.
*Bunların ne kadarı kabul ediliyor diye sorarsanız, biz çeviri ağırlıklı bir yayınevi olduğumuz için ayda 1 kitabı anca kabul ediyoruz.
* Kitap projelerini elden değil, kitap@altinkitaplar.com.tr adresine mail göndererek bize ulaşabilirler.
* Bir kitap yazmışsanız şahsen yayınevine gelip görüşmenize gerek yok, zaten dosyanız incelendikten sonra eser yayınlanacaksa, yayınevi yazarı görüşmek üzere çağırır.
* Kitabın uzun olması (500 sayfa üzeri) kabul edilme oranını çoğu zaman etkileyebilir. Ama sayfa sayısında özellikle istediğimiz bir standart yok.
* Dosyayla birlikte kitabın özetinin de gönderilmesi değerlendirme açısında iyi olur.
* Kitabın her ayrıntısını bitirdikten sonra bize teslim edilmesi inceleme açısından önemlidir.
* Eğer kaynak kullanıldıysa mutlaka eklenmeli.
* Kitap metni mutlaka elden değil Word dosyası olarak mail yoluyla ulaşabilirler.
* Kitap metninin yanı sıra kişisel bilgileri tam olarak vermek gerekiyor. Biraz da konudan söz edilmeli. Özellikle mail gönderenler, sadece dosya gönderirlerse, o maillere pek bakılmıyor.
* Bir kez reddedilen bir kitabın sonradan basılması mümkün ama çok kolay değil.
* Aynı anda birden fazla yayınevine başvurmalısınız. Hem zamandan kazanırsınız (çünkü inceleme süreleri 4-5 aya kadar uzayabilir), hem de farklı tekliflerle karşılaşabilirsiniz. Sizin kitabınız, A yayınevine değil de B’ye belki de daha uygun olabilir.
* Bir kitabın yayımlanıp yayımlanmayacağı ortalama 2-3 ay. Bu süre daha kısa veya uzun da olabilir.
* Mesela biz yayınevi olarak şiir yayınlamıyoruz. Dolayısıyla şiir kitabı yazanlar şiir kitabı yayımlayan yayınevlerine başvursunlar. Biz daha çok roman yayınlayan bir yayıneviyiz. Roman örneklerini gönderirlerse değerlendirmeye alırız. Ancak dönem dönem türlere göre de yayın çizgimiz değişebiliyor.



İletişim Yayınları/ Kıvanç Koçak

* “Hayatımı yazsam roman olur” bizim buralarda çok kullanılan ama altı biraz fazla boş bir laf. Tabii ki herkesin hayatının özgünlükleri var ama mümkünse herkes yazmasın. Çünkü kitap yazmak için aynı zamanda dili iyi kullanıyor olmak, yazma becerisine sahip olmak da gerekiyor.
* Biz sadece edebiyat değil, araştırma inceleme kitapları da basan bir yayınevi olduğumuz için yılsonunda toplamda bine yakın dosya elimize geçmiş oluyor.
* Biz ayda genelde 12-14 yeni kitap basan bir yayıneviyiz. Buradan bir hesap yapmak mümkün. Tabii, bazı kitapların kabul ediliş tarihiyle baskı tarihi arasında zaman da geçiyor.
*İnternet sitemizde yazar adaylarının bize nasıl ulaşabilecekleri belirtiliyor. Edebiyat dosyaları için Ankara büromuzla, diğer dosyalar içinse İstanbul’daki arkadaşlarımızla temas etmek gerekiyor.
* Şahsen yayınevine gelip görüşmeniz şart değil. Kitap metini ile birlikte iletişim bilgilerinin yer aldığı bir dosyayı göndermeleri yeterli.
* Kitabın uzun ya da kısa yazılmış olması bir değerlendirme ölçütü değil. Zira bu konuda metni görmeden bir şey diyemeyiz. Bizim editöryal katkımız tam da bu noktada devreye giriyor. Yazarı yönlendirebilir, fazlalıkları çıkarmasını isteyebiliriz ya da tam tersine bazı yerleri daha da açması gerektiğini belirtebiliriz.
*Elde yazılmış kitap kabul etmiyoruz. Bunu kabul eden yayınevi kaldığını da sanmıyorum.
* Bir Word sayfasının 1.5-2 kitap sayfası civarında yaptığını söyleyebiliriz. Daha teknik hesaplama yöntemleri de var ama tabii.
* Araştırma inceleme kitaplarında kitabın özetinin gönderilmesi iyi olur.
* Kitabınızı bastırmak istiyorsanız, kitabınızın tamamlanmış olmasını tercih ediyoruz. Neyle karşı karşıya olduğumuzu bilelim.
* Kitap dosyanızı tamamen bitirdiğinizde teslim etmenizi tavsiye derim. Çünkü daha etkili olur.
* Kitapta önsöz, sunuş gibi bölümler yer alacaksa onların ve görsel kullanılacaksa bunların da hazır olması lazım. Görsellerin de öyle internetten indirilmiş, pul kadar resimler olmaması gerekiyor tabii…
* Elektronik olarak gönderilecekse Word formatında, dosya olarak gönderilecekse çıktısını alarak.
* Kitap metninin sahibi, kitap metninin yanı sıra iletişim bilgilerini ve küçük özgeçmişi de dosyaya eklemeli.
*Kitapların yayınevlerinden geri çevrilme nedenlerinden bahsedecek olursak; Araştırma-inceleme kitapları için: Yayın programına uymama (örneğin biz şiir kitabı ya da ırkçı içerikli kitaplar basan bir yayınevi değiliz. Böyle metinleri hiç incelemeden reddederiz), çalışmadaki yetersizlik, dosyanın yeni bir şey söylemeden daha önce yapılmış çalışmaları tekrarlaması, konunun çok spesifik olması vb. Edebiyat dosyaları için dili kullanma, anlatım biçimi, edebiyatta yeni bir soluk yaratma gibi değerlendirmeler biraz daha ön plana çıkıyor.
*Bir yayınevinde reddedilen bir kitap başka bir yayınevinde kabul edilebilir. Yayıncılık tarihi bunun örnekleriyle doludur. Çünkü bu esasen sübjektif bir iştir; bizim beğenmediğimizi başkası beğenir, başkasının beğenmediğini biz.
*Bir kitabın yayımlanıp yayımlanmayacağını en geç altı ay içinde belli oluyor. Bize başvuru yapanlara olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapıyoruz.
*Bilimkurgu, şiir, ırkçı metinler, bir odağı olmayan deneme türündeki yazılar, senaryo türü eserler vb. bizim yayın programımızda yer almıyor.

Remzi Kitabevi Editörü/ Öner Ciravoğlu

*Bir kitap yazdım şimdi ne yapacağım ve benzeri sorularla hep karşılaşıyoruz.
Öncelikle yazdığı metnin yazarın içine sinmesi ve ona son halini ermesi gerekir.
*Yazdığı metnin bir kitap hacminde olması da elzemdir. Örneğin 4 sayfalık bir roman olmaz.
Ya da 3 tane şiir bir kitap yapmaz.
*Kitap metni tamamlanmalı ardından yayınlatmak için arayışa girer. Metnin yayınlayacak yayınevi arayışı gereğinden uzun sürebilir. Yazdığı metne benzer kitapların bulunduğu yayınevini seçmek doğru olacaktır. Hiç şiir kitabı olmayan bir yayınevine şiir dosyası yollanmaz.
*Yayınevlerinin gelen dosyaları inceleme süresi uzayabilir. En az 1 ay beklemek gerekir.
*Yayınevine yollanacak dosyanın eksiksiz ve yazara ait biyografik bilgilerin yeterli olmasına da dikkat edilmeli.
* Yayınevleri kitabın içeriğini beğenmekle birlikte satış potansiyeli göremeyebilirler. Bu durumda yılgınlığa kapılmamayı tavsiye ederim. Ünlü yazar Tarık Dursun K. Bu konuyu konuştuğumuzda bana şu cümleyi kurmuştu: "Sabır benim karakterimdir!"


İthaki Yayınları Yayın Yönetmeni/ Ünal Koçak

* Herkes kitabını yayınlatamaz. Şöyle ki biz bir kitabın İthaki’nin yayın çizgisine uygunluğu ve edebi durumunu değerlendiriyoruz.
* Sayı olarak kestirmek zor ama çok fazla sayıda başvuru oluyor.
* Başvuru oranına bakıldığında %1 civarında kabul ediliyor. Bazen hiç kabul edilmeyebiliyor.
* Dosyalar son noktada ilgili editöre ulaştırılsa da yayınevinin mensuplarından herhangi biri de dosyayı iletecektir.
* Olan dosyanın kendisi olduğu için gerekli sayılmaz…
* Kitabın uzun ya da kısa olması yayımlanma oranını etkilemez. Bizim için önemli olan edebi eserin niteliği ve kurgu bütünlüğüdür.
* Kitabın özeti de dosyaya eklenebilir ancak önemli olan eserin kendisidir.
* Tamamlanmamış eserleri değerlendirmeyi tercih etmiyoruz. Dolayısıyla bir kitabı tamamladıktan sonra göndermeniz kanaatindeyiz.
* Kaynaklar ve ek metinler olduğu belirtilmeli, ama gönderilmesi gerekmiyor. Değerlendirme olumlu olursa zaten yazarın kendisinden de istenecektir.
* Kitap metninin posta ya da internet yoluyla ulaştırılmasını tercih ediyoruz.
* Kâğıda dökülmüş olması şart değil, Word dosyası olarak gönderebilirler.
* Zaten el yazısı çok tercih ettiğimiz bir yol değil. Eğer fiziki hali ulaştırılacaksa çıktısının alınmış ve düzgün dosyalanmış olması gerekiyor. Söz konusu dosyanın okunaklı bir font ve puntoyla yazılmış olması çok önemli.
* Biz genelde edebi çizgimize uygun olan eserleri değerlendirmeye alıyoruz. Bunun yanı sıra söylemi taşıyan eserleri de geri çeviriyoruz.
* Yazar her şeyden önce içeriğe ve yazma tekniğine hâkim olmalı. Çünklü hakim olmaması durumunda yazdıkları da sorunlu oluyor.
* Kitabımız geri çevrilirse eserde nelerin eksik ya da nelerin fazla olduğu düşünmeniz gerekiyor.
* Bir kez reddedilen bir kitap eğer eksikliklerini gidermişse yeniden değerlendirmeye alınabilir.
* Her eser, bizim yayınevimize uygun olmayabilir. Bazı eserler, diğer yayınevlerinin çizgisine daha uygundur ve onlar tarafından kabul edilip yayınlanabilir.
* Bir kitabın yayımlanıp yayımlanmayacağı ortalama iki ay içinde netleşir ama özellikle yoğun çalıştığımız dönemler var, bu süre uzayabiliyor.
* Her türlü eseri değerlendirebiliriz ama fantastik ve bilimkurgu uzmanlaştığımız ve yayın çizgimizde önemli bir yer kapladığı için tabii ki bu türlerdeki eserler daha fazla dikkate alınıyor.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163