VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
06 Kasım 2015 Cuma | Anasayfa > Haberler > Bir parmak bal
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir parmak bal

“Arıların Gizli Yaşamı” ABD’de ırkçılığın sürdüğü 60’lı yıllarda, 14 yaşındaki bir kızın siyahî dadısı ile birlikte babasından ve büyük aile sırrından kaçışının öyküsü.


Lily, henüz dört yaşındayken annesiDeborah’ıkazayla öldürdüğüne inanarak büyümüş bir kızdır.Annesiyle babasının tartıştıkları bir sırada kendisinin silahı elinde tuttuğuna dair bir anısı olduğu gibi babası da bu olayı Lily’yeanlatmıştır. Artık on dört yaşındadır ve hem annesinin hem de bağışlanmanın özlemini çekmektedir. Güney Carolina’da şeftali bahçelerinin olduğu bir yerde despot ve tacizkârbabası T. Ray ile yaşayan Lily’nin tek bir dostu vardır: Sert görünümünün ardında yumuşak bir kalbi olan ve on yıldır kendisine bakan siyahîdadısı RosaleenDaise.

Romanın geçtiği altmışlı yıllarda, bölgede ırkçılık nedeniyle sık sık şiddet olayları yaşanmaktadır. Bir gün Rosaleen de bu ırkçılığın hedefi olur ve Lily’nin gözü önünde haksız yere dayak yiyip tutuklanır. T. Ray olayı duyunca çok sinirlenir ve kavga ettiği adamların gelip Rosaleen’i öldüreceklerini söyler. Odasına döndüğünde bir kavanozda sakladığı arıların uçup gittiğini gören Lily’nin ne yapacaklarına karar vermesi uzun sürmez. Küçük kız, Rosaleen ile birlikte Güney Carolina’daki Tiburon kasabasına kaçar. Burası, Lily’nin çok küçükken kaybettiği annesinin geçmişine ait sırları da barındırmaktadır. Yeni geldikleri bu kasabada, arıcılıkla uğraşan ve birbirinden renkli kişilikleri olan August, May ve June adında üç kız kardeş onlara kapılarını açar. Böylece Lily arıların büyüleyici dünyasıyla tanışır. Bu kendi ayakları üzerinde durabilen kadınların yardımıyla kısa zamanda kendine güvenen bir genç kıza dönüşecek olan Lily, annesinin ölümüyle ilgili gerçekleri öğrenebilecek midir? En önemlisi de kendini affedip yoluna huzurla devam edebilecek midir?
Ağza bir parmak bal çalan bu sıcacık öyküde, farklı yaşlardaki kadınların sıra dışı birliktelikleri ustalıkla, hüzünle ama bir o kadar eğlenceli bir dille anlatılmış.
Hıristiyanlık ve içsel yolculukla ilgili bir dizi kitap yazdıktan sonra bu ilk romanıyla best-seller olan SueMonkKidd, aslında bir hemşire. Yazma tutkusunu hayata geçirebilmek için 30’lu yaşlarından itibaren yazarlık dersleri almaya başlayan Kidd’in bu romanı yayınlandığında o kadar ilgi çekmiş ki, hemen sinemaya uyarlanmış. Başrollerini Dakota Fanning’in paylaştığı ve romanla aynı adı taşıyan filmin imdb notu da hayli yüksek: 7,3.
Yazar Kidd’in geçen yıl piyasaya çıkan ve 19. yüzyılda yaşayan kadın hakları savunucusu ve kölelik karşıtı Sarah Grimké‘nin hikâyesini anlattığı son romanı “TheInvention of Wings” de New York best-seller listesine girmeyi başarmış.
Yazarın dikkat çeken bir çalışması da kızı Ann Taylor Kidd ile Türkiye, Yunanistan ve Fransa’daki kutsal yerlere yaptığı seyahatleri anlattığı 2009 basımı anı kitabı “TravelingwithPomegranates: A Mother-DaughterStory”.

Paylaş

Öyleyse ‘Yaşasın edebiyat!’ Geçen ay Grand Pera Emek Sineması’nda çok önemli bir edebiyat davetine katıldım. Davet önemliydi çünkü,Türk edebiyatının “yaşayan” 50 şairinin/yazarının, kendini, edebiyatını ve hayata bakışını anlattığı “Yüz Yüze Konuşmalar, Yaşayan Edebiyat” projesi tanıtıldı.

Devam