VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Aralık 2016 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Bir şizofrenin günlüğü
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir şizofrenin günlüğü

Şizofreni hastalığından muzdarip Lori Schiller’in hastalığı süresince yaşadıklarını kaleme aldığı “Davetsiz Sesler” yirmi yıl şizofreniyle savaşan bir kadının hayata tutunma hikâyesi.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



Lori Schiller, davetsiz sesler duymaya başladığında henüz lise öğrencisiydi ve on sekiz yaşındaydı. Kafasının içinde, duygularına ve zihnine egemen olmaya çalışan bu sesler neredeyse hiç susmuyordu. Anlamlandıramadığı bu seslerin ne olduğunu kimselere soramadı; delirdiğini düşünmelerinden çekiniyordu. Bu sebeple, yaşadığı çaresizliği uzunca bir süre ne çevresindekilere ne de ailesine anlatabildi. Taa ki bir gün kafasının içindeki sesler dayanılmaz bir hâl alıp onu intihara sürükleyene kadar… Lori Schiller şizofrendi…

Üç çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Schiller şizofreniyle savaştığı gerçek yaşam öyküsünü tedaviler sonrası hatırlayabildiği kadarıyla anlatıyor “Davetsiz Sesler”de. Kitapta Schiller şizofreni ile karşı karşıya kalışını, gerçeklerden kopmak istememesine rağmen nasıl çaresiz kaldığını ve ağır ilaçlarla uygulanan tedavi yöntemlerini bir günlük niteliğinde anlatmakla kalmıyor; bu hastalığın bir insanın hayallerine nasıl mani olduğunun da altını çiziyor. Schiller’in hatırlayamadığı kısımları ise doktorları, ailesi ve arkadaşları aktarıyor.

Obez, yararsız ve sersem
“Davetsiz Sesler” şizofreni hastalığını enine boyuna ele alan bir kitap değil, şizofren bir kadının hayatta kalma mücadelesine odaklanan bir kitap. Şizofreninin hayatı nasıl yaşanmaz hale getirdiğini Schiller kitabında şöyle anlatıyor: “Artık beynimdeki sesler megafon kullanmaya başlamıştı. Bana boş, işe yaramaz ve gereksiz diye seslenmeye devam ediyorlardı. Dr. Rockland’a bana ne dediklerini anlatıyordum. Onlara inanmamı engellemek için, söylediklerinin aksine bir mesaj uydurmuştu: TOYS! ‘Tembel, Obez, Yararsız ve Sersem’... Aslında seslerin bana söyledikleriyle dalga geçmek istemişti ama bana, benimle dalga geçiyor gibi geldiğinden kendimi daha da kötü hissetmiştim. Çaresiz hissediyordum. Hiçbir zaman iyi olamayacaktım. Aslında yapmam gereken şey ölmekti ve bu mutlak sona yaklaşırken akıntıya karşı kürek çekiyordum. Elini bir su birikintisinin üzerine batır ve çek. İşte birbiri ardına oluşan halkalar benim ne kadar zaman kaybettiğimin bir göstergesi.”

Acı bir tecrübe
Kitapta çoğunlukla şizofreninin zihnini nasıl ele geçirdiğini anlatan Lori Schiller yaşadıklarını kâğıda aktarmanın acı bir tecrübe olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu kitabı yazmak benim için çok acı veren bir tecrübeydi. Bir yandan da harika bir duygu… Daha yeni üstesinden geldiğim tecrübelerimi hatırlamaya çalışmak benim için bu çalışmanın en acı veren kısmıydı. Ama bu zaman içinde ne kadar çok yol kat ettiğimi görmek bana inanılmaz bir heyecan verdi. Dr. Doller bir keresinde hastanede bana, ‘Asla eskiye dönemeyeceksin,’ demişti. Bir daha asla yaz kampında sesleri duymadan bir gün önce her şeyden habersiz yaşayan o kıza dönemeyecektim. Şimdi hayatımı gözden geçirdiğim zaman biliyorum ki geri dönmek istemiyorum. İleri gitmek istiyorum. Başarılarla, yeni tecrübelerle, öğrenmelerle, ailemin ve arkadaşlarımın sevgileriyle dolup taşacak bir gelecek için can atıyorum. Bugünlere gelebilmem için birçok insanın bana yardımı dokundu. Yazarken ne kadar acı çeksem de bu kitabın benim gibi, bana yardım edildiği gibi, bu yoldaki başka insanlara da yardım etmesini diliyorum. Eğer benim hayat tecrübelerim diğerlerine bu karanlık yoldan kurtulabilme adına yardım edebilirse, bileceğim ki bana tekrar bir armağan olarak bahşedilen bu hayata yeniden başlama şansımı boşa harcamamış olacağım.”





Paylaş