VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
22 Temmuz 2017 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Bir ülkenin kaderi çizilirken
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bir ülkenin kaderi çizilirken

Fransız yazar Jean-Michel Guenassia’nın Fransız-Cezayir Savaşı fonunda ilerleyen romanı, 12 yaşındaki bir çocuğun kitaba da adını veren “İflah Olmaz Optimistler Kulübü” isimli bir grupla tanıştıktan sonra hayatı anlama ve açıklama çabalarını çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN




"Hayat üç bölümdür,” der Fransız yazar Sartre ve devam eder “Dünyayı değiştireceğini sandığın, dünyanın değişmeyeceğine inandığın ve dünyanın seni değiştirdiğinden emin olduğun bölümler.” Sartre bu sözlerindeki dönemleri bizzat yaşamış, yaşadıklarını aktarmıştır. Fransa-Cezayir Savaşı devam ederken dünyaya gelen yazar, yüz yirmi yıldan fazla süren savaşın ortalarına gelindiğinde “zorunlu askerliğe” çağrılan ancak bir kesim aydın tarafından hazırlanan ve Fransız askerlerine “emre itaat etmeyin” diyerek sunulan “121’ler Manifestosu”nu imzalayanlardan biri olmuştu. Bu manifesto ile savaş karşıtı pek çok insana ulaşarak imza toplayan bu aydınlar grubu daha sonra “vatan haini” olarak nitelendilmişler ve bu yüzden ülkeleri Fransa’dan kaçmak zorunda kalmışlardı... Sartre da bu manifestodaki “Kendi devletinizin işlediği suçlara ortak olmayın. İçinizde gizli kalmış sömürgeciyi söküp atmanın zamanı geldi.” sözleri nedeniyle ülkesini terk etmek durumunda kalanlardan biri olmuştu. Cezayir savaşına tanıklık eden Fransız yazar Jean-Michel Guenassia, “İflah Olmaz Optimistler Kulübü”nde okuru o yıllara götürüyor ve savaş fonunda geçen bir hikâyeyi çarpıcı bir dille resmediyor.

Zor dönem
Michel Marini, ailesiyle yaşayan 11 yaşında bir çocuktur. Ancak yaşıtları gibi sokakta oyun oynamaktan hoşlanmıyor, neredeyse tüm vaktini kitap okumaya ayırıyor ve hobi olarak bir kafede langırt oynuyordur. Ancak Michel Marini, bir hobi peşinde değil, daha çok “bir anlam arayışı” içerisindedir. Durmaksızın okuduğu kitaplarda yeni dünyalar keşfediyor, ona bu dünyaların kapılarını aralayan yazarların peşine düşüyor; onlar hakkında ne bulursa okuyordur. Michel bir de şöyle bir vizyon edinmiştir kendisine: Yazarların biyografilerini okumadan kitaplarını okumamak. Çünkü kişilik olarak saygı duymadığı, inanmadığı yazarların kitaplarını sevebileceğini düşünmemektedir. Ailesinin izin vermemesine rağmen bir akşam arkadaşlarından birinin doğum günü partisine gitmek için gecenin bir yarısı evden kaçan Michel, dönüşte annesine yakalanır. Annesinin beklenmedik tepkisi karşısında ne yapacağını bilemeyen Michel, o akşamdan sonra anne-babasıyla olan ilişkisine mesafe koyar. Kardeşleri dâhil olmak üzere evde hiç kimseyle konuşmayan, yemeğe oturmak dışında odasından çıkmayan, sürekli okuyan birine dönüşür. Tek yaptığı okula gidip gelmek ve arada bir langırt oynamak üzere kafeye gitmektir. Kafenin içinde perde gerili bir bölüm vardır. Bu bölüme nedense belirli kişiler girmekte, her isteyen girememektedir. Bir yaz günü kirli sakallı, lekeli ve lime lime bir yağmurluk giymiş bir adamın perdenin arkasında gözden kaybolduğunu gören Michel, bu mevsimde neden böyle giyindiğine anlam veremediği adamın peşine takılır ve uzun süredir merak ettiği bu bölüme göz atmak üzere perdeyi kaldırır. Perdenin ardında bir kapı vardır ve üzerinde “İflah Olmaz Optimistler Kulübü” yazmaktadır. İçeri giren Michel, bir grup adamın satranç oynadığını görür. Ancak burada satranç oynayanlar sıradan kişiler değil, Michel’ın yüzlerine gazetelerden aşina olduğu kişilerdir. Hatta aralarında okuduğu kitapların yazarları da bulunmaktadır.

Kim bu optimistler?
Kendilerini “İflah Olmaz Optimistler Kulübü” olarak adlandıran bu grupta Igor, Leonid, Sacha ve dönemin ünlü yazarları Joseph Kessel ve Jean Paul Sartre gibi isimleri gören Michel, gözlerine inanamaz. Bu insanların neredeyse tamamı Fransa’dan kaçarak hayallerini, ümitlerini hatta ailelerini arkalarında bırakmış kişilerdir. Zamanla bu kulübün bir üyesi olan Michel, kulüp üyelerini birbirlerine bağlayan sırrı öğrenecek, dahası bu sır Michel’ın hayatının akışını değiştirecektir.

Kitabın yazarı Jean-Michel Guenassia, hukuk eğitimini tamamlayıp 1980’li yıllara kadar avukatlık yapmış. Daha sonra, senaristlik yapmaya başlamış. Birçok film ve dizinin senaryosuna imza atan Guenassia, ödüllü pek çok filmin de senaristi. 2002 yılında hayatının romanını yazmayı kafasına koyan yazar, altı yıllık yazım sürecinin ardından “İflah Olmaz Optimistler Kulübü”nü (Le cluc des incorrigibles optimister/2009) yayımladı. Çok geçmeden kitap Guenassia’nın beklediği ilginin de üzerine çıktı; Fransa ve Avrupa’da “Goncourt des Lyceens Ödülü, Notre Temps Okuyucuları Ödülü ve Le Livre Poche Okuyucuları Ödülü”ne layık görüldü.




























Ağabeyinin katilinin izinde
2016 yılında Pegasus Yayınları tarafından yayımlanan Pulitzer Ödüllü “Saka Kuşu” romanının yazarı Donna Tart bu kez henüz bebekken ağabeyi bir cinayete kurban giden bir kızın katili bulmak üzere atıldığı macerayı konu alan “Küçük Arkadaş” romanı ile Türkçede. On iki yaşındaki Harriet, ilaçlarla ayakta duran annesi ve kendi rüya âleminde yaşayan ablasıyla birlikte yaşamaktadır. Babasıyla ilişkisi ise yalnızca onlara gönderdiği paradan ibarettir. Harriet henüz bebekken ağabeyi bir cinayete kurban gitmiş ve katili bulunamamıştır. Bu cinayetin ardından aile bir daha eskisi gibi olamamıştır. Harriet, ağabeyi Robin’in katilini bulmaya karar verir. Fakat bir oyun olarak başlayan bu iş, küçük kızın yaşadıkları kasabanın karanlık yüzüyle tanışacağı gerilimli bir maceraya dönüşecektir.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayı : 163