VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Haziran 2016 Salı | Anasayfa > Haberler > Birini değil her kitabını bana ithaf et
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Birini değil her kitabını bana ithaf et

“Dar Zamanlar” üçlemesi ile edebiyat tarihimizin kilometre taşları arasında yer alan Adalet Ağaoğlu bu kez, 65 yıllık hayat arkadaşı Halim Ağaoğlu’na yazdığı ithafları kitaplaştırdı. “Halim’e İthaflar” bir kadın yazarın her daim arkasında duran eşine duyduğu sevginin şiirsel ifadesi olarak okunabilir.

YONCA BOZTUNALI

Türk edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından Adalet Ağaoğlu için Can Yücel, “Sen Türkiye’nin en güzel trafik kazasısın,” demişti. Çünkü yazar, 1996 yılında, sahilde, bir bankta otururken bir araba ona çarpmıştı. Yazar tam iki yıl hastanede yattı. O günden sonra, tam 18 yıl hiç roman yazmamış, iki yıl önce bu sessizliğini “Dert Dinleme Uzmanı” ile bozmuştu. “Kendimi ilk romanı yayımlanan genç kız gibi hissediyorum,” diyordu Adalet Ağaoğlu bu romanını yayımlarken.

Oysa, o “Ölmeye Yatmak”, “Bir Düğün Gecesi” ve “Hayır” romanlarının yer aldığı “Dar Zamanlar” üçlemesi ile Türkçe edebiyatın kilometre taşları arasında yer alırken hemen her romanı ile büyük tartışmalara da vesile olmuştu.
Bu kez ise bambaşka bir kitap ile karşımızda: “Halim’e İthaflar.” Kitap, Adalet Ağaoğlu’nun eşi Halim Ağaoğlu’na yazdığı ithaflardan oluşuyor. Söz konusu yarım asırı geçmiş bir ilişkinin ithafları olunca elbet önemleri de daha bir değer kazanıyor.
Gerçi, “Halim’e İthaflar” Ağaoğlu “çifti”nin ilk kitabı değil. Daha önce de Halim Ağaoğlu, eşiyle ilgili yazıları bir araya getirmiş ve kitap 2003’te Adalet Ağaoğlu’nun yazarlığının 55. yılı anısına “Herkes Kendi Kitabının İçini Tanır” adıyla basılmıştı. Bu nedenle “Halim’e İthaflar”ı tatlı bir jest olarak da görmek mümkün.

Birlikte geçmiş, sevgi, saygı ile dolu bir hayat derlemesi

1951 yılında tanışan Adalet Hanım ve Halim Bey, o zamandan bugüne bir bütünün iki parçası olarak hep yan yana bir ömür sürmüşler. Bu birliktelik, ruhen, fikren birbirlerini anlamak ve desteklemek, aynı yolda yürümek demek olmuş. Kitabın ilk sayfalarındaki fotoğraflarında birbirlerine bakışlarında bu sevgiyi, güçlü dostluğu ve bir yaşamı birlikte deneyimlemenin verdiği samimi coşkuyu görerek içinizi umut kaplıyor.

Arşivlik ithafların öyküsü ise şöyle başlıyor: Adalet Ağaoğlu, ilk kitabı basılmadan önce onu eşine ithaf edeceğini söylüyor. Halim Bey, bu özel jest karşısında başka bir özel teklifte bulunuyor; “Kitapta yazılmasın ama baskıdan sonra bana ilk kitabı elle yazacağın bir ithafla armağan et,” diyor… Halim Bey, aslında böylece bundan sonra bütün basılan kitapların, ona özel bir ithaf olmasına bir başlangıç yapmış oluyor. Ve Adalet Ağaoğlu’nun el yazısıyla kendisine hediye edilmiş tüm kitaplarının değerli bir koleksiyonuna sahip oluveriyor… “Bu kitaplar bugüne dek sürdü,” diyor Halim Ağaoğlu kitabın önsözünde.

Adalet Ağaoğlu gibi başarılı, güçlü bir kadın yazar karakterinin yanında; onu sürekli destekleyen, yazma tutkusunu hayata geçirmesine sevgiyle vesile olan, ona her daim inanarak, sarsılmaz bir adanmışlıkla yoldaş olan Halim Bey, bu ithafların kitap olmasını arzu etmiş. Böylelikle edebiyat dünyasında bir yazarın şiirsel bir üslupla eşine ithaf ettiği muazzam cümlelerden oluşan bir arşiv ortaya çıkmış. Adalet Hanım’ın el yazısıyla not düştüğü bu ithaflarda ikili arasında birbirleri için kullandıkları özel lakapları, sırları, simgeleri keşfediyorsunuz. Adalet Hanım, “Kurşuni” rengi temsil ediyor; Ankara’daki Adalet Sarayı’nın renginden dolayı… Halim Bey ise; “Lacivert”…

1962’den günümüze bir yazardan şiir tadında notlar…

Bir yazarın kitabını imzalarken okuyucusuna özel ithafta bulunması önemlidir, zira her okuyucu farklıdır ve değerlidir. Her okuyucu kendini özel hissetmek ister. Özellikle yazar okuyucusunu tanıyorsa, ona özel, kişisel bir iki satır karalaması gerekebilir. Adalet Ağaoğlu, asılları Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesinde olan bu kitaplara yazdığı önsözlerde, bir şair gibi, belki Japon şiirlerinin o kendine has kısa, öz ama inanılmaz duygu yüklü tarzına benzer ithaflarda bulunmuş eşi Halim Bey’e... Kitap bir ithaf derlemesinden öte, etkileyici bir şiir kitabı gibi değerlendirilebilir dikkatle bakıldığında. Öte yandan bir birliktelikte yaşanan duygu değişiklikleri, başarılı bir yazarın gündem karşısındaki duyarlılıkları, iç hesaplaşmalar, hayata ve kendine dair sorgulamalar da var bu kısa notlarda.

1962’deki ilk ithaftan 2016 Nisan ayındaki son ithafta gıpta edilecek bir sevgiyi ve derin saygıyı duyumsuyorsunuz. Aynı zamanda çok da keyifli ve nüktedan bir ikili olduklarına dair ipuçları da bu kişisel notlardan seziliyor.
Kitabın editörlüğünü yapan Didem Ünal’ın dikkatini çeken önemli bir ayrıntı da; Adalet Hanım’ın yıllar içinde gittikçe daha iri harflerle yazmaya başlamış olması… Muhtemelen son ithaflar, Adalet Hanım, eşi Halim Bey’in son zamanlardaki göz rahatsızlığından ötürü zorlanmasın ve rahat okusun diye daha büyük harflerle yazılmış.

Öyle güzel bir birliktelik belgesi ki bu derleme, gelecek kuşaklara örnek olsun, gerçek sevgiye kendini adamış herkese nasip olsun demek geçiyor insanın yüreğinden…


Kitaptan:


* Mezarsız Ölüler, 1962 yılı baskısına yazılan ilk ithaf:
Çalışmalarında beni hep destekleyen en yakın dostum kocama teşekkür ve sevgilerimle.
* Ölmeye Yatmak, 1973 (1. Baskı)
Her şeyde olduğu gibi bu kitabın da yükünü benimle paylaşan Halim’e. Eksilmeyen sevgimle.
* Üç Beş Kişi, 2015 (13. Baskı)
Benim biricik Halim’im
Üç Beş Kişi’m yepyeni kıyafet içinde ellerinizden öpmeye gelmiştir.
Lütfen kabul ediniz.
Kurşuni
* Geçerken, 2014 (5. Baskı)
Halim’im Benim. Hala geçip gitmekteyiz hayatın yolları üstünden ama ne güzel ki hala yine birlikteyiz, yoldaşım benim.
* Ölmeye Yatmak, 2013 (27. Baskı)
Biriciğim, 27 defa ölüp ölüp diriliyorum. Ama bak, hala daha sona en en en yakınlığımı yazılı olarak sürdürmekteyim.
* Fikrimin İnce Gülü, 2012 (26. Baskı)
Dikenlerine rağmen “Fikrimin en İnce Gülü” Halim’ime.
* Ruh Üşümesi, 2011 (13.Baskı)
Ruhu Sıcak Halim’ime.
Eskilerden bir yenisi, diz çökmekte önünde.
* Bir Düğün Gecesi, 2010, (24. Baskı)
Halim’im her zamanki katkıların için sağol.
Keçilerin keçisi Adalet.
* Amerikanomanyaklar, Rezvani’den çeviri (2010)
Tonton Edi’ye, Tintin Büdü’den. 1973’den 2010’a 37 yıllık edepli manyaklık yoldaşlığı için.
Loupioye adalet
* Toplu Oyunlar III, 2002 (2.Baskı)
Çok uzak, fevkalade yakınıma,
Halim’e mahsus öpücüklerle, bir bankta yan yana yan yana sınırlarda mınırlarda olsa da olsa daaa!
Şarkıcı Türkücü Adalet’den.
* Toplu Öyküler II, 2001 (1.Baskı)
İki taneme
II.takım;
Ruh üşümesin, savunalım hayatı bin tanem.
* Başka Karşılaşmalar, 2001 (2.Baskı)
Bir bahar akşamı Rastladım Halim’eee daha önceleri neredeydiniz? “Öteki Karşılaşmalar”dan. Hemen başımızı öne eğmeden
* Adalet Ağaoğlu Kitabı, 2000 (1.Baskı)
Hayatımın benden çok, benim dışımdaki tek ve en gerçek tanığı Lacivert’e. Giderek arttıkça artmış yoğunlukla, gül. Sev, gül.
* Üç Beş Kişi, 1999 (5.Baskı)
Halim’ciğim… İLK’ler hep sana idi, yine öyle. Yeter ki SON olmasın, Lacivert.
* Geçerken, 1996 (2. Baskı)
Sevgili Kont Halim
Ben Geçerken
Sen geçmeyensin.
* Fikrimin İnce Gülü, 1994, 7. Baskı
Yolların Kralı Halim’e
Romanların kraliçesinden 1 yastıkta 40 yıl armağanıdır.
Dantela gibi işlediğim sevgimle.
* Hadi Gidelim
1982, 1.Baskı
Halim. Bütün kitaplarım senin, sen bütün kitaplarımsın.
Ben gitmeden sakın gitme
* Ölmeye Yatmak
1980, 3.Baskı
Bana nasıl dayanıyorsun?
Hey Halim, “ben geç kaldım” sen çok yaşa!

Paylaş