VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Kasım 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > Black Spring kasabasının laneti
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Black Spring kasabasının laneti

Korku ve gerilim yazarı Thomas Olde Heuvelt’in yeni romanı “Büyü”, on yedinci yüzyıldan bu yana kasabanın laneti olan Katherine ile kasaba halkı arasında yaşanan gerilimli olayları anlatıyor.




Korku ve gerilim romanları konusunda başarılı bir isim olarak kabul edilen 1983 doğumlu Thomas Olde Heuvelt, yeni romanı “Büyü” ile yine gerilimli bir hikâyeye imza atıyor. World Fantasy Award, Hugo ve Paul Harland Prize adaylıkları ve ödülü olan Heuvelt, “Büyü” ile Stephen King ve George R. R. Martin’den de tam not almış.

Kitap çıkmadan önce yayınlanan tanıtım filmiyle okurları kendine hayran bırakan bir kitap “Büyü”. Tüyler ürpertici bir hikâye anlatıyor okura. Lanetli bir kadının, Katherine’in, ve Black Spring kasabasında yaşayan insanların neredeyse hapishaneye dönüşen yaşantısını ele alıyor. Black Spring kasabası, on yedinci yüzyıldan bu yana bir lanetin etkisindedir. İnsanları büyüleyebilecek, lanetiyle herkesin hayatına musallat olabilecek, kasabada yaşayan kim varsa lanetiyle etkileyip onların kendi ölümüne koşmasına neden olabilecek bir cadı yer alıyor hikâyenin merkezinde: Katherine. Katherine, gözleri ve dudakları dikilmiş olan bir kadın. Fakat bu dikişlerden kurtulduğundaysa tüm insanları büyüleyebilecek biri. Kasabada istenmeyen fakat istenmediği için orayı terk etmeyi düşünmeyecek kadar da iddialı bir lanetli. Katherine, Black Spring kasabasına ait çünkü; Black Springs kasabası da ona ait. Ve tabii içinde yaşayan insanlar da. Ne Katherine kasabadan gidebilir ne diğerleri. Herkes bu kasabada bu lanetle birlikte yaşamaya mahkûmdur ki yaşam da onlar için her zaman bir seçenek değildir. Çünkü bu lanet onların kendi ölümlerine koşmasına neden olabilecek kadar etkilidir. Kimi kasaba sakini kaçıp kurtulmak istese de, gittikleri yerde de intihar eğilimi göstererek ölüme doğru koşuyor. Her ne kadar bu Katherine’in laneti gibi görülse de, esasında Katherine onlara bir şey yapmayacak; onlar bunu kendileri tercih edecektir. Böylece kitabın ana kurgusunu oluşturan tüm o gerilimli olaylar kasabaya hâkim olmaya başlar.

Bu karanlık hikâye, Grant Ailesi’nin tanıtılması ve onların başına gelenlerle başlıyor. Yine de, zamanla, bütün kasabanın bu korku çemberine dâhil edildiğini görüyoruz. Kasaba halkı çıkışı olmayan bir sona, bir belirsizliğe doğru sürükleniyor gibi görünüyor. Açıklanamayan durumlar, cevaplanamayan sorularla karşı karşıya kalıyoruz. Bu, bir yandan, kurgunun akıcılığına ve bütünlüğüne de ket vuruyor zaman zaman. Bazı boşluklar ve havada kalan bölümler de dikkatinizi çekiyor.

Yine de, Heuvelt, heyecanla sürüklüyor okurunu. Karanlık dehlizlere sokuyor, ışığı bulmasını sağlamaya çalışırken zorlu bir yolculuğa da davet ediyor.

Diziye uyarlanıyor
Heuvelt’in romanı sinematografik kurguya öyle uygun bir atmosfere sahip ki, televizyon ya da sinemaya uyarlanması kaçınılmaz elbette. Öyle ki, Warner Bros. talip oluyor ve kitabın televizyon uyarlaması için çalışmalara başladığını duyurmuş. Kitapta sonuçsuz kalan ve okurun kafasını kurcalayan noktalar bu uyarlamayla yanıtını bulur belki, kim bilir?

Paylaş