VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
20 Eylül 2010 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Buket Uzuner’İn “İstanbullular”ı çİzgİ roman oldu
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Buket Uzuner’İn “İstanbullular”ı çİzgİ roman oldu

“Araba Sevdası”, “Gulyabani” ve “Veda”dan sonra, şimdi de Buket Uzuner’in “İstanbullular” romanı çizgi roman haline geliyor. Buket Uzuner ve çizeri Ayşe Nur Ataysoy’un ağzından “İstanbullular”ın çizgi serüveni.

Canan Hatiboğlu

Buket Uzuner

Çizgi roman tüylerimi diken diken edecek kadar tehlikeli!

- Çocukluğumdan beri ciddi bir çizgi roman okuruyum. Ciddi derken, hem çizgi roman sanatını ciddiye aldım hem de bunu yalnızca çocukluğuma hapsetmedim.
- Romanlarımın sinema filmi ve çizgi roman kadar, oyun ve radyo tiyatrosu olması da bana yakın düşünceler, yeter ki anlayışlarımız uyuşsun. Sinema konusunda henüz aynı hayalleri ve olanakları paylaştığım bir yönetmenle el sıkışmadık ama çizgi roman için ilk adımı attık.
- “İstanbullular”, hem en son romanım olduğu hem de çok sevdiğim İstanbul’a 2010’da benden de bir armağan olsun diye ilk tercihim oldu.
- Hazırlık süreci uzun ve zordu, çünkü Türkiye’de çizgi roman birkaç önemli çizerin az sayıda eseri dışında çok boş bir alan. Deneyim ve birikim yok. Batı’da çizgi roman ciddi bir iş: Senaristleri, çizeri, boyacısı hatta konuşma balonlarını hazırlayan bir ekiple kotarılıyor. Tabii sorunlar ve aksaklıklar yaşadık, ama sonuçta her karesi önce senaristlerle sonra çizerle yazar tarafından uzun uzun çalışılmış, görsel ve edebi sanatın ortak bir platforma buluştuğu ciddi bir iş çıkarttık ortaya.
- Çizgi roman,edebiyatın sahip olmadığı görsel araçlara sahip bir sanat dalı. Renkler, şekiller ve iki boyutluluk! Bunlar iyi kullanılırsa şanlı, kötü kullanılırsa çok tehlikeli araçlar.Üstelik ilk kez böyle bir çalışmaya girdiğim için huzursuz, uykusuz geceler yaşamadım desem yalan olur. Bazı karakterleri geriye çekmek gerektiğinde onların rüyama girip benden hesap sorduklarını söylesem, anlarsınız herhalde... Ancak Ayşe Nur Ataysoy’un renkleri, benim bu romandaki İstanbul’uma uyuyordu, en çok bu açıdan rahatım diyebilirim.
- Edebiyatın başka hiçbir sanat alanına birebir uygulanabileceğini sanmıyorum. Edebiyatta yazar,sözcüklerle okurun hayal gücünü onun kültür zenginliği yettiği kadar uyarabilir. Bu yüzden herkes kendi kültür ve hayal gücü zenginliği arttığı oranda bir edebiyat eserini algılar. Ama sinema ve çizgi roman gibi görsel sanatlarda karşınızdakinin algısına direkt müdahale ediyorsunuz. Bu benim tüylerimi diken diken edecek kadar tehlikeli görünüyor!
- “İstanbullular”ı çizgi roman haline getirirken hiç bölüm çıkartmadık ama bu bir çizgi roman olduğundan yoğun diyalogları görselle destekleyerek hafiflettik. Sonuçta bu çizgi romanla birlikte İstanbullular’ı ilk kez duyanlar belki ayrıntılara vâkıf olmak için romanın kendisini okumak isteyecekler. İstanbullular romanını okumamış olanlarsa bakalım nasıl tepki verecekler?
- Ortaya çıkan sonuçtan memnun muyum? Bu soru bana sorulmaması gereken bir soru, çünkü maalesef, her zaman daha iyisi olabilir, diye huysuzlanan mükemmeliyetçilerden biriyim!
- Yazarken karakterler üzerinde çok çalışan yazar türünden olduğum için zaten karakterlerimin çok ayrıntılı özellikleri romanlarda bulunuyor.Belki bu yüzden sinemacılar bana ‘sinematografik yazar’ diyorlar. Yine de örneğin benim ve Ayşe Nur’un kafasında yatan Ayhan neredeyse apayrı tiplerdi. Sonunda bir ortalamasını bulduk.
- Bu çizgi romanın, önce her biri uzun tartışmalarla geçen senaryo çalışmaları, ardından bir yıldır yayınevinde her hafta düzenli toplantılar ve havalimanından alınan özel izinle yapılan alan çalışmasıyla ortaya çıkan çileli bir yolculuğu oldu. Emeği geçenlere tek tek teşekkür ederim. Bunun İngilizcesi de gelecek ay yayımlanacak. Umarım sevilir, hem bu alanda daha fazla gence iş olanağı çıkar hem de Türk Edebiyatı çizgi roman sanatıyla da dünyaya adını duyurur, biz de devamını getiririz.

Ayşe Nur Ataysoy

Bir romanı filme çekmek gibi bir şey

- Buket Uzuner, ona tasarladığım “Yolda” kitap kapağını beğenmesi ve benimle tanışmak istemesi üzerine bu teklif gerçekleşti. Kendisi uzun süredir İstanbulluların çizgi roman olmasını istiyor, çizgisi bu romana uygun bir illustratör arıyormuş. Bu yüzden Buket Uzuner’in bu projeyi
benimle paylaşması beni çok heyecanlandırdı.
- Buket Uzuner’le sürecin başından beri sürekli iletişim halindeydik. Düzenli toplantılarımızda yaptığımız karakter ve ve mekân tahlilleri; karakterlerin ve hikâyenin Buket Uzuner’in imgesindeki varlıkları ve oluşum süreçleri
benim icin önemli bir kaynak oluşturdu.
- “İstanbullular”ı çizgi roman senaryosuna ben uyarlamadım. Çizgi roman senaryosunu Ülfet Taylı ve Deniz Kaptan hazırladı.
- “İstanbullular” karakter ve mekânlarla ilgili uyarlamada kolaylık sağlayan birçok ayrıntıyı içeriyor. Herhangi bir karakter havalimanında tam olarak hangi bankta oturuyor gidip bulabilirsiniz. Ancak tüm bu ayrıntı, temelde havalimanı olmak üzere çeşitli zaman ve mekânlar çizime başlamadan önce yoğun bir araştırma yapmamı gerektirdi. Havalimanı çalışan kıyafetleri, yönlendirmeler, karakterlerin geçmişinden bölümlerde döneme ait ayrıntılar...
- Çizgi roman, bir romanı filme çekmeye benziyor ama bütün oyuncuları da çizerin oynadığı bir film kadar zor ve eğlenceli bir sanat dalı.
- Çizgi romanı yaratım sürecinde bir takım araştırma çalışmalarımız oldu. Buket Uzuner ve yayıneviyle birlikte ekip olarak enerjimizi proje üzerine yoğunlaştırdık. Havalimanı çekimleri yaptık. Yaratım sürecinde Gürbüz Doğan Ekşioğlu ve çizgi roman tarihimizin önemli isimlerinden Suat Yalazla tanışma, fikirlerini ve önerilerini alma şansı yakaladım.
- “İstanbullular”ı projeden önce okumamıştım. Romanı bu projeyle birlikte okudum.
- Türk Edebiyatı’nda çizgi roman olarak görmek istediğim kitaplar var. Yaşar Kemal’in “İnce Memed”ini çizgi roman olarak görmeyi çok isterdim. Yine bu toprakları anlatan başyapıtlardan Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları” hem duygusuyla, hem zengin tasvir gücüyle çizgi romanın gereksindiği öğelerin tümüne hatta fazlasına sahip. Aynı şekilde İhsan Oktay Anar kitapları da zengin bir görsellik içeriyor.
- Uyarlamalarda bir tarafta hayal kırıklığı yaşayanlar diğer tarafta da beğenerek okudukları edebiyat eserini farklı bir alanda varlık bulmasının heyecanını yaşayanlar olacaktır. Bence birebir bir aktarım beklentisi olmadığı sürece daha sağlıklı ve yapıcı eleştiriler yapılabilir.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159