VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Nisan 2013 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Bütün öykücüler toplandık
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Bütün öykücüler toplandık

Nick Hornby’dan George Saunders’e on bir farklı yazarın ilginç olaylar, enteresan kahramanlar ve hayalgücünün sınırlarını zorlayan kurgularla oluşturdukları eğlenceli hikâyelere hazır olun.

Tekin Budakoğlu
tekinbudakoglu@hotmail.com


Şamatacı Suçlular ve Dost Olmayan Su Kabarcıkları ve Hakkında Ne Hissettiğinize Bağlı Olarak, Belki de O Kadar da Korkutucu Olmayan Başka ŞeylerÖ” enteresan isminden de anlaşılacağı üzere, değişik olay ve kahramanlardan oluşan ve her biri farklı sanatçılar tarafından resimlendirilen bir hikâye seçkisi. Öyle ki türün usta yazarları tarafından oluşturulan hikâyelerde, uzun zamandır her yiyeceğin tadına bakan ve son olarak henüz tatmadıkları Güneşkuşu’nu yiyebilmek için Mısır’a yolculuğa çıkan değişik bir gurme grubundan, tek hayali kediye dönüşebilmek olan ya da ölüm korkusu yüzünden ailesini yaşam kapsüllerine yerleştirterek kimsenin ulaşamayacağı gökyüzüne yükselten kahramanlara uzanan eğlenceli ve fantezi edebiyatı öğeleriyle süslü garip bir atmosfere yolculuk yapmak mümkün.
Futbol merakı ve Arsenal’e olan düşkünlüğüyle tanınan ve romanlarında futbola meyilli, aynı zamanda takıntılı karakterleri anlatan Nick Hornby’nin hikâyesi yine benzer doğrultuda: Ülkesi Şampina’ya isminin, sandığının aksine herhangi bir konuda şampiyon oldukları için değil; Fransızca champ, yani ‘tarla’ kökü sebebiyle verildiğini ve bir tarla büyüklüğündeki ülkesinin başkanının da annesi olduğunu öğrenen Stefan’ın, küçük ülkesinde milli takım için on bir kişi çıkmaması üzerine mecburen nefret ettiği futbol maçında oynaması ve satranç yeteneği sayesinde antrenörlükte bir dahi olup çıkarak içine kapalı kişiliğinin kalıplarını kırması, Hornby’nin tarzının tipik bir yansıması.

George Saunders’ın hikâyesinin ana kahramanı Lars Farf ise en obsesif kahraman olmaya aday görünümde. Bir gün evinin yandığını gören Lars Farf, ailesini kaybetmenin korkusunu yaşayınca, akıl almaz tedbirlere başvurur: Sözgelimi bir daha yangın çıkmasın diye evdeki şömineyi kaldırtır ve ateş çıkartacak her şeyi yasaklar; hatta yemekler de evin dışına inşa ettirilen yemek pişirme kulübesinde yapılacaktır. Farf hızını alamaz; ateş sürtünmeden oluştuğu için evdeki her türlü sürtünmeyi yasaklar; ev halkı sırt sıvazlamak, kitap sayfası çevirmek ve hatta kaşınmak gibi sürtünme özelliği gösteren hiçbir şeyi yapamayacaktır. Sırf bu iş için ve aynı zamanda sel korkusuna karşı da birer bina inşa ettirir Farf ve ev halkını diğer tehlikelere karşı koruyabilmek için de birer yaşam kapsülüne hapsettirerek gökyüzüne yükseltir. Farf, onları sevmeyince ölümlerinden korkmayacağını düşündüğü için aile bireylerinin olduğu kapsülleri görünmeyecek şekilde, örtüyle kapattırır. Ancak kızı, bir zaman sonra ilgisizlik ve yalnızlık yüzünden ölmek üzere olduğunda, Farf kurduğu bu delice dünyayı da yerle bir etmek zorunda kalır ve George Saunders’ın anlatısıyla söylemek istediği de netleşir: Sevdiklerinizle doyasıya vakit geçirmedikten sonra, gerçekten de yaşamış sayılmazsınız.

HAYVANLAR ALEMİ

“Sandman”ın meşhur yazarı ve bilimkurgu/fantezi romanın önde gelen isimlerinden Neil Gaiman’ın “Güneşkuşu” isimli hikâyesi ise akbaba, Madagaskar maymunu, yaban sıçanı, baykuş papağanı ve bütün böcek türlerinin yanı sıra, zaman zaman kömür parçası, kibrit çöpü gibi şeyleri de yiyen ve tek amaçları her şeyin tadına varmak olan kafası karışık bir gurme grubunun, bilmedikleri tek tat olan Mısır’daki efsanevi Güneşkuşu’nu yedikten sonra birer birer ateş topuna dönmelerini anlatırken, tüketim toplumu mantığına da yöneltilen ince bir eleştiri görevini üstleniyor.



Kedi Çocuk Seymour, Altıncı Bölge Efsanesi, Tehlikeli Su Kabarcıkları ve Diğerleri... Kitapta, bu enteresan hikâyelerin dışında, Sam Swope’un, Seymour’ın Son Dileği hikâyesi gibi duyguların ön planda olduğu anlatılar da var. Gulyabaniye benzeyen ve 1138 kedi besleyen annesi tarafından hiç sevilmeyen Seymour, bir gün hiç bilmediği bir yolda perilerle karşılaşır ve yakaladığı periden üç dilek hakkı kazanır. Zekâsı küçük, kalbi büyük Seymour, önce annesinin bütün kedilerinin yok olmasını ister ve bu dileği anında gerçekleşir. İkinci dilek hakkında bir kuş olan ve evinin penceresine gelen Seymour, annesi tarafından pencereden kovulunca perinin kulağına son dileğini fısıldar: Annesinin artık seveceği yepyeni bir kedisi vardır. “Edebiyat dünyasının dahi çocuğu” Jonathan Safran Foer’in Altıncı Bölge isimli hikâyesi ise Manhattan’a bağlı küçük bir adanın efsanevi varlığı üzerine kurulu. Kimileri varlığından şüphe duysa da Altıncı Bölge Manhattan’a, geçmişte bir insanın kendi başına zıplayarak karşıya geçebileceği kadar yakındır. Fakat zamanla Altıncı Bölge, yavaş yavaş Manhattan’dan uzaklaşmaya başlar ve bunu kabullenemeyen insanlar, Altıncı Bölge’nin üzerindeki Central Park’ı çekip alırlar. Yine de bugün Antarktika sınırlarında olan Altıncı Bölge’yle birlikte evler, caddeler, araçlar ve uzaklaşmaya başlayan bu iki yer arasında, birbirinden kopan iki çocuğun konserve kutusunun içine söylediği “seni seviyorum” sözcükleri de Altıncı Bölge’deki yalnızlık içinde donup kalmıştır.

SIKIŞ TEPİŞ

Jeanne Duprau’nun, “Kada Telefonu” isimli hikâyesi ise yedi kişilik ailesinin küçük bir evde sıkış tepiş yaşaması yüzünden sürekli sokaklarda dolaşan mutsuz Martin’in başından geçenleri anlatıyor. Bir gün parkta bir telefon bulan Martin tuşları rastgele çevirir ve beş numaralı tuşta, karnına ağrılar sokacak kadar yüklü bir duygu seline kapıldığı fakat ne olduğuna anlam veremediği uğultulu bir sesle karşılaşır. Ertesi gün, telefonun kendisine ait olduğunu söyleyen Bayan D. ise sesin ne olduğunu söyler: Beş numaralı tuş, sokaklara açılmakta ve yardıma ihtiyacı olan köpeklerini seslerini kendisine ulaştırmaktadır. Martin beş numaralı tuşu bir kez daha çevirir ve ayakları onu kendiliğinden boş bir evde terk edilen yardıma muhtaç köpeğin yanına götürür...

Tüm bunların yanı sıra, ailesi bir anda Peru’ya giden ve onların bıraktığı notlar sayesinde beş gün boyunca yalnız başına yaşayan Grimble’ın yaşadıkları, korkulu Domuzburun çetesini zekâsıyla tek başına alt eden küçük Wally’nin maharetleri, iki isimsiz çocuğun kısa diyaloglarıyla Amerika’ya ve onun özgürlük söylemli tavırlarına yapılan ince eleştirileri de Bungalov’u ile birlikte ormandaki canavarı aramaya çıkan James Lorbick de kitaptaki ilginçlikleri ve aksiyonu canlı tutan hikâyeler.
Yazarların, kitabın sonunda ise okurlara bir sürprizleri var. Giriş kısmı yazılan ve beş çocuğun kahramanı olduğu isimsiz hikâye, okurlar kendi hayalgücünü sınasın, tamamlayarak kitaba katkıda bulunsunlar diye yarım bırakılmış. Yaratıcı zihinler, görev başına!

Paylaş

İki King güçlerini birleştirdiKitapları toplamda yaklaşık 350 milyon adet satan yazar King bu kez gücünü kendisi gibi yazar olan oğlu Owen’la birleştirdi; tüm kadınları uyutan bir virüsün peşine düştü.

Devam