VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Kasım 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > Buz gibi polisiye!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Buz gibi polisiye!

Kurgusu, temposu ve geri plana yerleştirilen hikâyeleriyle “Buzdaki Kız”, İskandinav polisiyelerini anımsatan bir İngiliz dedektif romanı.




Erika Foster, Manchester Emniyeti’nde 25 yıldır görev yapan tecrübeli bir dedektiftir. Genç kadınlara saldıran bir seri katili yakalaması ona ülke çapında şöhret kazandırır. Ne var ki yönettiği bir operasyon ters gidince, eşi Mark’ın da aralarında bulunduğu beş polis öldürülür. Bir süre kızağa çekilir; dinlenmesi ve kendini toparlaması için zamanı ihtiyacı vardır. Görevine dönmesine kısa bir süre kala, apar topar eski arkadaşı başkomiser Mash’ın görevli olduğu Forest Hill karakoluna atanır. Ülkenin önde gelen iş adamlarından, politikacı Lord Simon Douglas-Brown’un 23 yaşındaki kızı Andrea dört gündür kayıptır. Mash, özellikle onunla çalışmak istemiştir çünkü Lord’un karısı Lady Diana, tıpkı Erika gibi, Slovakya kökenlidir. Mash, iki kadın arasında böyle bir bağ olmasının işleri kolaylaştıracağını düşünse de durum tersine döner. Erika, bir politikacı ve ailesiyle çalışmak için fazla sert mizaçlı ve cesurdur. Andrea’nın cesedi donmuş halde nehirde bulununca, politikacının tüm engelleme çabalarına rağmen Erika katili bulmak için çalışmaya başlar.

Komediden polisiyeye...
Londra’nın güneyindeki hiç de tekin olmayan bu bölgede Andrea gibi ünlü ve sosyetik bir kadının ne işi vardı? Slovak kökenli fahişelerin öldürülmesiyle Andrea’nın bir ilgisi var mıydı? Peki ya genç kadına hiç de uymayan nişanlısının bu olaylardaki rolü neydi? Dava ilerledikçe seri katilin bu kez de Erika’nın peşine düşmesi işleri daha da içine çıkılmaz hale sokar.

İngiliz yazar Robert Bryndza’nın “Dedektif Erika Foster” serisinin bu ilk halkası, temposu hiç düşmeyen kurgusu, karakterlerin incelikle işlenişi ve gerçekçiliğiyle bu yıl Türkçeye çevrilen polisiyeler arasında önemli bir yer tutuyor. Tüm dünyada çoksatanlar listelerine giren, 21 dile çevrilen ve milyonlarca kopya satan roman, eğer ille de bir benzetme yapmak gerekirse, İskandinav polisiyelerini anımsatıyor. Polislerin bürokratik engellere takılması, Hollywood yapımlarındaki yenilmez FBI ajanlarına göre daha “kırılgan” olmaları ve elbette Londra’nın kasvetli havası bu benzerlikteki en önemli etkenler. Polisiye serisinin yanı sıra Coco Pinchard adlı karakterin romantik ve komik maceralarını da kaleme alan Bryndza, Erika Foster’ın tam tersi olarak Slovakya’da yaşayan bir İngiliz.

Kariyerine romantik komediyle başlayan yazar, polisiyeye geçiş yapınca tüm dikkatleri üzerine çekmiş. Kendisi de 10 yıl boyunca “Buzdaki Kız” romanına fon oluşturan Güney Londra’nın karanlık mahallelerinde yaşayan Bryndza, yazarlık kariyerinden önce aktörmüş. Umutsuzca telefonunun çalmasını beklemekten yorulmuş ve sonunda oyun yazmaya başlamış. İlk Coco Pinchard romanı belli başlı yayınevleri tarafından reddedilen yazar aynı kitabı Amazon’dan yayınlatıp 100 bin satmış.


Paylaş