VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
14 Şubat 2015 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Cani katil kurtarıcıya dönüşürse
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Cani katil kurtarıcıya dönüşürse

Norveçli polisiye yazarı Jo Nesbo’nun yarattığı antikahraman Dedektif Harry Hole, bu kez Hırvat bir kiralık katilin peşinde. Ancak Nesbo’nun hikâyesi öyle bir noktaya varıyor ki cani katil kurtarıcıya, iyiler kötüye dönüşüyor.

ÖZLEM AKALAN



En son bir İskandinav polisiyesi hakkında yazarken; toplam nüfusu 20 milyonu geçmeyen, suç oranı hesaplanamayacak kadar düşük olan bu memleketlerden daha kaç yazar çıkacak ve ben daha kaç kez polisiye roman eleştireceğim diye isyan etmiştim. Ve fakat insan bir kez bu tarzı sevdi mi kopamıyormuş sevgili okurlar! Türkiye’nin kara gömüldüğü, İstanbul’da bile hissedilen soğuğun eksi 12’ye düştüğü günlerde Norveçli yazar Jo Nesbo’nun “Kurtarıcı” romanını okurken halimize şükrettim.

O ne bitmez soğuk, kar, yağmur fırtına ve karanlıktır öyle! Bununla birlikte hiç düşmeyen temposu ve en heyecanlı yerde okuru “beklemeye” alıp başka bir sahneye geçen Nesbo’nun kurgusu içimi ısıttı; daha doğrusu hem kanımı dondurdu hem kanımı kaynattı. Roman, 1991 yılında, Hıristiyanlığı temel alan ve çalışanları askeri sisteme göre eğitilip yapılandırılan Norveç Kurtuluş Ordusu’nun gençlik kampında, komutanının 14 yaşındaki kızının tecavüze uğramasıyla başlıyor. Sahnenin ardından yazar, 2003 yılına ilerliyor ve bir Hırvat’ın gözünden 1991 yılındaki Yugoslavya’nın parçalandığısavaşın içine düşüyoruz. Küçük bir çocuk, komutan babasından görev istiyor. Tanklara yerleştiği bombalarla Vukovar’ın savunmasına katkı sağlayan çocuğa “Küçük Kurtarıcı” lakabı takılıyor. Aslında Küçük Kurtarıcı, 2000’li yıllarda adına Stankic diyen acımasız kiralık katilden başkası değildir. Görevi de Oslo’da düzenlenecek bir sokak konserinde, Kurtuluş Ordusu askerlerinden birini vurmaktır.

Ne var ki, katilimiz ne denli profesyonel olursa olsun, yanlış adamı vurur. Çünkü asıl hedefi ile kardeşi o gün nöbet değiştirmiştir ve askeri üniforma giyen hemen herkes birbirine benzer. Stankic hedefinin peşine düşerken, Cinayet Masası Dedektifi Harry Hole de katilin peşine düşer.

ALKOLE DEVAM!

Mesleğinde başarılı ama kurallara uymayıp kafasının dikine gittiği için otoritelerle yıldızı hiç barışmayan Dedektif Hole, “Nemesis” ve “Şeytan Yıldızı” romanlarında olduğundan pek de farklı değil “Kurtarıcı”da. İçkiden kurtulmak için Adsız Alkolikler’e katılan Hole, bu girişiminin sonuçsuz kalacağını bildiği halde çaba sarf ediyor. Sevgilisi Rakel ile ayrıldığı için mutsuz, bölüme yeni bir şef atandığı için daha gergin. Ancak yine de profesyonel bir katilin peşinde olduklarını ve bu katilin yanlış hedefi vurduğunu anlayacak kadar önsezi sahibi. Öldürülen Robert’ın değil kardeşi Jon’un hedef olduğunu fark eden Hole, onu hayatta tutabilmek için zamanla yarışı. Norveç kurtuluş Ordusu’nun olaydaki rolünü anlamak için büyük çaba sarf eden dedektifimiz, Ordu’nun elinde bulunan gayrimenkulleri ülkenin en zengin ailelerinden birine satmak üzere olduğunu öğrenir.

Ne var ki satış henüz gerçekleşmeden, ailenin gelini, acımasız bir cinayete kurban gider. İşin ilginç yanı, ölümden tesadüf eseri kurtulan Jon’un bu kadınla gizli bir ilişkisi vardır. Kimliği her geçen gün biraz daha açığa çıkan Stankic ise köşeye sıkıştığını hisseder; adı ve fotoğrafı tüm gazetelerdedir. Kurbanının işini tek kurşunda bitirebileceğini düşünen katilin cephanesi bitmek üzeredir. Parası yoktur. Kimliği olmadığı için yurt dışına da çıkamayan Stankic’in tek güvencesi “pantomim surat” olmasıdır. Yüz kaslarını istediği gibi kontrol eden kiralık katili, yüzüne çok uzun süre ve dikkatle bakmayan kimse teşhis edememektedir! Oslo sokaklarında polis “mavi ceketli” adamı arayadursun, bir köstebeğin yardımıyla katil, hedefine hızla yaklaşmaktadır.

KODLAR AYNI

İskandinav polisiyelerinin ortak özelliği Amerikan filmlerinden alıştığımız iş bitirici kahramanların yerini, dosya işleriyle ve bürokrasiyle uğraşan çoğu alkolik, ailesi dağılmış, yalnız ve itaatsiz polislerin almış olması. Neyse ki “Kurtarıcı”da Dedektif Hole biraz aşama kaydetmiş ve kendisine borçlu olan pek çok kişiden bürokratik engellere takılmadan destek alabiliyor!

Dilin yalınlığı ve çok katmanlı kurgu değişmeyen ortak özelliklerden. Nesbo, romanına yine pek çok yan karakter ve hikâye katmış. Birbiriyle ilgili görünen-görünmeyen olaylar kesişiyor ve Dedektif Hole konuyla ilgili-ilgisiz birkaç cinayet daha çözüyor. Tempo hiç düşmüyor. Kahramanımız gizlice girdiği olay mahallinde tam çekmeceleri karıştırırken evin kapısının açıldığını ve içeri birinin girdiğini duyuyor ki, yazar bir başka karakterin o an yaşadıklarına geçiş yapıyor. Şiddet dozu da İskandinav polisiyelerinin ortak noktalarından. Örneğin elektrikli süpürgenin torbasını açıp bir insan gözüyle karşılaşmak, benim diyen roman kahramanının başına gelecek bir olay değil! Hikâyenin başından itibaren her an her şeyi yapabileceğini düşündüğümüz katilin zamanla sempatik bir hal alması, hatta ona acımaya başlamamız ve avın avcıya, iyinin kötüye, katilin kurtarıcıya evrilmesi ise romanın bonus’u. Türkiye’de dört tanesi yayınlanmasına rağmen on tane Dedektif Harry Hole macerası yazan Nesbo, “şimdilik” Hole maceralarına ara verdiğini söylüyor. “Şimdilik” diyorum çünkü kendisi de “Her an her şey olabilir ve Hole dönebilir” diyor.


Futboldan borsaya, müzikten edebiyata

Jo Nesbo’nun çocukken en büyük hayali futbolcu olmakmış. Geçirdiği sakatlık sonucunda futbolu bırakıp ekonomi okumaya başlayan Nesbo, bir süre borsada çalışmış. Stres atmak için solist ve söz yazarı olduğu bir rock grubuyla çeşitli mekanlarda sahne almış. “İlk başladığımızda iyi değildik. Dinleyenler bizim çaldığımızı anlamasın diye her hafta grubun ismini değiştiriyorduk” diyor. İşler yoluna girip, büyük bir fan grubu oluşunca Norveççe “o çocuklar” anlamına gelen “di derre” adını almışlar. Ve “di derre” bugün ülkenin en ünlü rock gruplarından biri olarak anılıyor. Altı aylığına Avustralya’ya gidip söz yazmaya karar veren Nesbo, 1997 yılında ilk romanı “Yarasa” ile geri dönmüş.

Bugün, romanları 50 dile çevrilen, toplamı tüm İskandinav ülkelerinin nüfusundan fazla satan bir yazar.

Jo Nesbo, dedektif karakterini yaratırken, bir çocukluk anısından, ya da kabusundan, yola çıkmış. Henüz çocukken büyükannesi onu “Eğer saat sekizde yatağa girmezsen polis Hole gelip seni götürecek” diye korkuturmuş. Nesbo, büyükannesinin yaşadığı kasabadaki Hole’ü hiç görmemesine rağmen kitabında ona can vermiş. “İlk romanı yazarken, (“The Bat-Yarasa”) Harry’nin diğerlerinden farklı bir kahraman olmasını istedim; gey, rahip ya da engelli olabilirdi.”

Paylaş