VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
09 Temmuz 2011 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Çemberin dışında olmak
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Çemberin dışında olmak

""İkinci Yeni’nin ve hatta neredeyse evrensel şiirin en ayrıksı şairi Ece Ayhan, şiirlerini insan insanı anlasın diye yazdı. Ayhan’ın tek bir derdi vardı; vicdanını kaybetmemek.""

Fırat Demir

Dağdaki Keşiş
Bir keşiş, beni dağın tepesine çağırdı. Bu keşişle konuşmam, onu anlamam, ona kendimi anlatmam gerekiyordu çünkü tepelerde de, aşağıda, düzlükte de, aynı şeylerle savaşıyorduk. ‘Şimdi sana bir savaş stratejisi vereceğim,’ dedi, ‘ama önce bir soru; birbirinden koparılmış insanlar, birbirlerini nasıl anlayacaklar?’
İkinci Yeni’nin ve hatta neredeyse evrensel şiirin en ayrıksı şairi Ece Ayhan, şiirlerini insan insanı anlasın diye yazdı. Ayhan’ın tek bir derdi vardı; vicdanını kaybetmemek. Dağlarda, tepelerde, düzlükte, tam yanınızda ya da hiç bulamayacağınız bir köşede, nerede olursa olsun, Ayhan, insanı insana anlatan duygunun vicdan olduğunu çok iyi biliyordu. Keşişin sorusunu, ancak Ece Ayhan’la tanıştıktan sonra cevaplayabilecektim, çemberler silindikten sonra.
Vicdana açılan şiir
Ben Ece Ayhan’la tanışmadan önce, keşişin sorusundan önce, tam yarım asır önce, Ece Ayhan’ın yazdığı ilk şiirler, onun çoğunlukla vicdan sorunsalıyla ilgilendiği şiirlerdir. "Kınar Hanımın Denizleri", vicdanın önünü açmak için dili parçalar, dilin güvenli yapısını tamamen ortadan kaldırır. Ayhan, ilk kitabıyla, bozup parçaladığı dille, bozuk ve parçalanmış duyguların karşılığını arar durur. İlk kitabın takipçisi "Bakışsız Bir Kedi Kara" ise, "Kınar Hanımın Denizleri"ndeki temaları daha bütünlüklü ama çok daha karanlık, atonal ve kaotik bir ortama taşır. Dil düzeyindeki gerilimse, bir önceki kitabı bile aşarak, dilin neredeyse kendi fişini çekerek, kendini karanlıkta, kapalılıkta bırakmasına neden olmuştur. Ayhan, daha ilk iki kitabında kendini tüm özgürlüğüyle açıp kapayabilmiş, kendi olmanın tüm sancılarından geçmiştir. Sıra, kendisini kapsayan dünyaya, dış dünyaya açılma vaktidir.
Teleskop
Ece Ayhan şiiri, vicdan şiirleri olduğu kadar, teleskop şiirleridirler. Bazı insanlar doğru açılar tespit edilirse teleskoplarla geçmişin seyredileceğine inanır ya, Ece Ayhan, sizi böylesi bir teleskopa taşıyacak yolu tarif eder. Ayhan’ın ikinci şiir dönemi, tarihin ve devletin, bu iki kavramın, geçmişte ve gelecekte, evlerde ya da tekinsiz bir arka sokakta ne kadar yıpratılabileceği ya da nereye kadar insana, vicdanlı insana ait kılınabileceği sorularını bütün bir zaman perspektifi üzerine yerleştirir. "Ortodokslular" ile köklere iner; "Devlet ve Tabiat" ile ‘parasız yatılıları’ ve ‘mor külhani’leri tanır, onları dost bilir; "Zambaklı Padişah" ve "Çok Eski Adıyladır" ileyse bildiğimiz, gördüğümüz ne varsa hepsini bir silaha çevirerek, insanı insan olmaktan uzaklaştıran iktidar sistemleriyle mücadeleye girişiriz. Evet, Ece Ayhan şiiri size doğru açıları verir. Teleskoptan seyrettiğiniz bir tarihten sonra bu mücadelede hangi tarafı tutacağınızsa, sizin teleskopla bile seçemeyeceğiniz geleceğinizdir. Şimdiyse, ben kendi teleskopumla, geçmişe bakıyorum: Bana bu yazıyı yazdıran güne.
Çember
Ece Ayhan’ı ilk okuduğumda, bir kırbacın havayı bölerken çıkardığı sese benzer bir ses çınladı kulaklarımda. Oturduğum koltuğu saran bir çember beliriverdi birden, sesi takip ederek. Bir iktidar çemberiydi bu, elimde tuttuğum kitap öyle diyordu, ‘bak’, diyordu, ‘seni bunlarla sınırlıyorlar.’ İlk kez aşık olduğum, ilk kez şiir yazdığım, ilk kez kendimi ifade etmenin kaygısına düştüğüm zamanlarda karşıma çıkmıştı Ece Ayhan.
Aşkın şiddetini, dilin şiddetini, insanın şiddetini ve her birinin teker teker güce nasıl ihtiyacı olduğunu yeni yeni anlamaya başlıyordum. ‘Bak’, dedim, ‘ben çemberin dışında olmak istiyorum.’ İsteğim, yapbozdaki doğru parça gibi, bir bütünü tamamladı ve ben, keşişin sorduğu sorunun cevabını, yani vicdanı, tam o anda, bir özgürlük gibi yaşamaya başladım. Bana insanı anlamayı ve özgürlüğümü yaşamak için gereken vicdanı öğretecekti Ece Ayhan. Çemberin gerisindeki yeni dünyada böylesi bilgiler vardı. Çember sönerek kaybolurken, elimde açık duran kitap, "Bütün Yort Savul’lar!", biraz daha ve biraz daha açıldı; tüm zamanlarımı, geçmişi, geleceği ve en önemlisi, tam şimdiyi kapsayabilecek
kadar.


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163