VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ocak 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Çiftler, sohbet etmekten vazgeçmemeli
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Çiftler, sohbet etmekten vazgeçmemeli

Türkiye’nin en önemli psikologlarından Doğan Cüceloğlu, yeni kitabında bu kez evliliğe odaklanıyor ve “Evlendiniz. Peki bundan sonra nelere dikkat edeceksiniz? Öncelikle yaşamın bir ekip işi olduğunu kabul edeceksiniz. Ben diyeceksiniz ama biz olduğunuzu unutmayacaksınız” diyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN




Evlilik toplumu oluşturan en önemli kurum. Ancak iki insan arasındaki ilişki kimi zaman en kolay kimi zamansa en karmaşık ilişki. Doğan Cüceloğlu’nun “Evlenmeden Önce” kitabı adından anlaşılacağı üzere merkezine “evliliği” alan bir kitap. Eşler arasındaki ilişkinin hayatın en önemli ve en karmaşık ilişkisi olduğuna bir kere daha şahit oluyoruz bu kitapla. Nitekim Cüceloğlu kitabında pek çok insanın mektubuna yer vermiş, farklı yaşayış tarzına sahip insanların sorunlarını tek tek aktarmış.

Evlilik konusu ele almaya nasıl karar verdiğini şöyle anlatıyor: “Daha önceki kitabın ‘Geliştiren Anne Baba’yı yazarken gördüm ki bir anne babanın geliştiren anne baba olarak iyi olabilmesi için, karı koca olarak mutlu olması çok önemli. Özellikle uyumlu olmaları ve kendi gelişimlerine önem vermeleri. Bir bina yapmadan önce bina yapılacak alanın zeminini incelemek gerekir. O zemine uygun temeller atmak gerekir. Evlilik hayatın en önemli ilişkisi. Evlendiğimiz kişi hayatımızın en önemli ve en mahrem tanığı. Düşünün, onun bir bakışı, bir gülüşü, bir sözü sizi çok mutlu edebileeği gibi üzebilir de. O yüzden her şeyden önce çiftler arasındaki ilişkiyi anlamdırabilmek önemliydi.
Böylelikle ‘Evlenmeden Önce’ ortaya çıktı. Bu kitapta evlilik üzerine olan birikimlerimi paylaşmamın yanı sıra pek çok araştırmaya, okur mektubuna yer verdim. Evlilik ve çiftler üzerine kapsamlı bir kitap oldu.”

Erkek üremek, kadın kollanmak istiyor
Kitaba baktığımızda çok önemli bir insan havuzu görüyoruz. Cüceloğlu’nun kitapta yer verdiği mektuplardan kimisi aşık olup, kimisi ailesinde göremediği sevgiyi bulmak için, kimisi ekonomik güç, kimi bir kadının/erkeğin varlığına ihtiyaç duyduğundan evlilik kurumuna adım atmış.
“Evlenmeye nasıl karar verilir?” sorusunun yanıtını arayanlar için Cüceloğlu, bu sorunun tek bir yanıtının olmadığını söylüyor ve ekliyor “Kitap ‘İnsan nedir?’ sorusuyla başlıyor. İnsan, çok karmaşık bir varlık. İnsanın biyolojik yapısı gereği, ergenlik döneminden itibaren vücut çeşitli salgılar salgılamaya başlar. Doğa erkeğe de dişiye de diyor ki: üre! Belli bir döneme gelindiğinde insan üreme ihtiyacı duyuyor ve çiftini aramaya başlıyor. Mesela evlenmeden önce çiftler birlikte şarkılar dinlemeye, şiirler okumaya daha meyillilerdir. Bir erkek hangi kadını çekici bulur? Giyimi, kuşamı, saçı, başıyla ‘Ben üremeye hazırım’ mesajı veren kadını çekici buluyor ve o kadına yöneliyor. Kadın da yaratılışı itibarıyla şöyle düşünüyor; benim bir süre için yardıma ihtiyacım olacak. Doğum öncesine ve doğumdan sonraki süreçte yanında olacağına inandığı kişiyle hayatını birleştirmek istiyor. Çünkü eşi ile ekip olmaya çok önem veriyor. Böylelikle güven duygusu, bana bakabilecek mi duygusu ağır basıyor. Ama iki insan arasındaki münasebet sadece biyolojiden ibaret değil. İşin içine psikoloji de giriyor. Bir akıl var bir de gönül. Onlar da biyolojinin temelinden geliyor ama korteks gönüle diyor ki vermeyeceksin bu mektubu, bu şiiri söylemeyeceksin. Ama duygular da ‘Hayatın anlamı ne? Ben bu şiiri yazmazsam, sarılmazsam, koklamazsam senin ne önemin var’ diye baskı yapıyor. Bir yönü daha var; sosyoekonomik yön. Sen kimsin, kimlerdensin, bey misin tebaa mısın? Meselesi var. Sosyal konumda kim ve ne iş yapıyor diye soruyorlar hemen. Bu her toplumda önemli. Bununla da bitmiyor bir de aşkınlık durumu var. İnsan anlam arayan bir varlık. Anlamsızlık insanı öldürüyor. Paran, mevkin her şeyin var ama intihar ediyorsun. İnsan anlam arayan bir varlık olduğundan anlam vermek istiyorsun her şeye. Bu noktada inançlar ve değerler giriyor devreye. Lokomotif gücünü biyolojiden alıyor, anlam bulmaya çalışıyor, konumunu bulmaya çalışıyor. Yani işin özünde insanın olgunlaşmış olması gerekiyor. Yani göz göze geldiğinizde birbirinizi anlamak ve iletişim kurabilmek çok önemli.”

İlişkinin 6 boyutu
Çiftler arasındaki en önemli şeyin iletişim kurması olduğunu ısrarla vurgulayan Cüceloğlu her ilişkinin çatısını oluşturan 6 farklı tanıklık boyutu olduğunu anlatıyor “Benim kitapta anlatmak istediğim şu; iki insan birbirinin farkına varınca iletişim başlar. Eğer sık sık birbirinizin farkına varıyorsanız ilişkiniz yolunda demektir. İlişki başladığı zaman, yüz, sosyal konu ve can önemli bir hale gelmeye başlar.
İlişkinin 6 tane tanıklık boyutu vardır:
1. Bu ilişkide ben var mıyım? Hissedersin. Doğumundan 6 saat sonra yaratılış itibarıyla çocuk bunu hissediyor. Bebek gözünün içine bakar.
2. Olduğum gibi kabul ediliyor muyum?
3. Bu ilişkide tek miyim? Yoksa benim gibi pek çok kişi var mı? Bana baktığı gibi kimseye bakmıyor. Ben tekim.
4. Güvenilir miyim? Baktığı zaman mükemmel olmak zorunda değilsin ama ben sana güveniyorum duygusu vermek çok önemli.
5. Emek ve zaman vermeye değer miyim? Tercümesi şu; seviliyor muyum?
6. Sen bir bireysin özgürlüğün var, mahremiyetine saygılıyım ama biz aynı zamanda karı kocayız. Biz ailenin bir parçasıyız. Bunun dengesini kurabilirseniz her şeyin üstesinden gelirsiniz.



Yaşam bir ekip işidir

"Türkiye’de iki alana önem verilmeli: Birincisi, aile kurumu; İkincisi, çocukların eğitildiği sınıf ortamı. Anne-babanın kalitesi ve öğretimin kalitesi toplumu oluşturacak bireylerin her yönden sağlıklı yetiştirilmesi demek. Eğitim sadece malumat yüklemek değildir. Kişinin biyolojisine ve duygularının da bilincinde olması gerekiyor. Yaşam bir ekip işidir. Benim ekibim kimdir sorusunu yanıtlamak gerek. Eğitim bence bunu vermeli."


Evlilik nasıl korunabilir

"Evlendiniz. Peki bundan sonra nelere dikkat edeceksiniz? İlişkimiz anlamlı ve güçlü bir şekilde nasıl devam edebilir. Yaşamın bir ekip işi olduğunu kabul edeceksin. Ben diyeceksin ama biz olduğunu bileceksin. Bunun farkında olacaksın. Bunun farkında olan bir baba şöyle konuşur: Oğlum, bu evlilik senin için önemli mi? Bu evlilikte mutlu olmak senin için önemli mi? Önemli baba. O zaman mutlu olmak istiyorsan eşinin de mutlu olmasına özen göstereceksin. Ben bunu konferansa gelenlere soruyorum doğru mu diye? Doğru diyorlar. Bir mutsuzluk olursa bu mutsuzluk bütün aile bireylerine yansır. O zaman dikkat edilmesi geren mesele, “biz” olmayı başarabilmektir. Hemen karar vermeyin. Evlilikte karı koca olarak ekip olduğunuzu unutmayın. Sohbet etmekten ve iletişim kurmaktan vazgeçmeyin."



Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2018 Yıl : 14
Sayfa : 171