VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Kasım 2016 Cuma | Anasayfa > Haberler > Çocuğunuzun davranışını değil aklını terbiye edin
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Çocuğunuzun davranışını değil aklını terbiye edin

Psikolog Doğan Cüceloğlu yeni kitabı “Geliştiren Anne-Baba”da ebeveylere çocuklarıyla olan ilişkilerinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlatıyor. İletişimin her kilidi açan anahtar olduğunu söyleyen Cüceloğlu, bu konuda çarpıcı tavsiyelerde bulunuyor.

İPEK CEYLAN ÜNALAN



Psikolog Doğan Cüceloğlu yeni kitabı “Geliştiren Anne-Baba”da ebeveynlerin çocuk eğitimi hakkında merak ettiği pek çok soruya, yıllar içinde tanık olduğu, gözlemlediği örneklerle açıklık getiriyor. Yetişen her yeni kuşakla birlikte, onları yetiştiren anne-babalardan da beklentilerin arttığını söyleyen Doğan Cüceloğlu “Toplumun gelişmesi için öncelikle ailede demokratik bir yapı kurulması şart. Bunun yolu da, anne ve babaların geçmişten gelen korku kültürü kalıplarından kurtulmaları ve onur eşitliğine inanan sağlıklı gelişmiş bireyler yetiştirmeleri... Geliştiren anne-baba olmak için kendimizi ve çocuğumuzu tanımamız, beklentilerimizi, niyetimizi keşfetmemiz; değerlerimizi ve aile ilişkimizi sağlıklı tutmamız önemli. Bilen, anlayan, seven gözlerle yaşama bakmak kendi elimizde.” diyor.
Kitabında anne-baba-çocuk ilişkisinde en önemli gıdanın sevgi olduğuna dikkat çeken Cüceloğlu’na göre ebeveylerle çocuk arasındaki en kuvvetli bağ sevgi. Doğumundan itibaren çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeyin sevilmek olduğunu söyleyen Cüceloğlu; “Bu, gelişigüzel söylenmiş bir laf değil, yıllar süren araştırmaların ardından varılmış bir sonuçtur” diyor ve ekliyor: “Son otuz yıl içinde hem hayvan hem insan yavruları üzerinde yapılan gözlemler sevginin, yeni doğanın hayatında vazgeçilmez olduğunu göstermiştir. Yıllar önce yaşanan vakada yetimhaneye bırakılan bebekler arasından, doğumundan sonra ilk üç ay içinde ihmal edilen, kucaklanmayan, dokunulmayan, konuşulmayan çocukların ölüm oranının yüksek olduğu gözlenmiştir. Anne-baba ilgisi gören bebekler, en kötü şartlarda bile hayatta kalmayı başarırken, en temiz, en donanımlı şartlar altında yaşayan ama dokunulmayan, sevilmeyen yetimlerin böyle bir şansı olmamaktadır. İnsanın sadece bedenden ibaret olmadığı, onun bir de ‘can’ olduğu açık seçik ortada. ‘Can’ın gıdası sevgidir.”

Çocuklarınıza rol model olun
Cüceloğlu ebeveynlerin en merak ettiği sorunun “Çocuğumun büyüdüğünü nasıl anlarım?” olduğunu dile getiriyor ve bu soruya ABD’de yapılan bir araştırmayla yanıt veriyor: “1. Davranışlarının sonuçlarından sorumluluk aldığında, 2. Anne ve babasıyla yetişkin tavrı içinde sohbet edebildiğinde, 3. Kendi parasını yönetebilecek bilgi ve becerilere sahip olduğunda, 4. Hayatına yön verecek inanç ve değerlere başkasının etkisi altında kalmadan karar verdiğinde.”

“Peki, bu nitelikleri çocuğuma nasıl kazandırabilirim?” diye soranlara Cüceloğlu, öncelikle kendilerini çocuk eğitimi konusunda yeteri düzeyde bilinçlendirmeleri gerektiğini ve onlara rol model olmalarını tavsiye ediyor: “Önce anne-baba olarak kendiniz bu nitelikleri kazanın ve çocuklarınıza rol model olun. Örneğin, siz zengin ve güzel bir dil konuşursanız, çocuğunuz da zengin ve güzel bir dil konuşur.”

Doğru davranışa yönlendirin
Bir diğer önemli nokta da çocuğun çevresindekilere karşı davranış ve tutumları. Diyelim ki çocuğunuz eve gelen misafire “Hoş geldiniz” demedi. Bu durumda çocuğu “Niçin misafire hoş geldin demedin?” diyerek suçlamak yanlış. Çünkü böylesi bir durumda çocuk ‘utandırılmış’ olur ve davranışı terbiye edilmiş olur. Ancak doğru olan davranışı değil aklı terbiye ederek davranışı düzelttirebilmektir.

“Diyelim çocuk eve gelen misafire ‘Hoş geldiniz’ demedi. Davranışı terbiye etmeye önem veren kültürel kalıp içinde anne-baba, ‘Niçin misafire hoş geldin demedin,’ der. Bunu biraz sertçe söyler. Çocuk mahcup mahcup gider, ‘Hoş geldiniz’ der. Utandırılmıştır. İleride unutursa, hatırlatılır ve bir de azarlanır. Yine utandırılır. Zamanla çocuk eve gelen herkese ‘Hoş geldiniz’ demeyi öğrenir. Çocuk bu davranışı yapmaya terbiye edilmiş olur. Çocuğun davranışı değil, çocuğun aklını ve duygularını terbiye etmeye önem veren bir başka anne-baba farklı davranır.

Cüceloğlu aklı terbiye etmenin yolunu şöyle anlatıyor: “Diyelim ki çocuk misafire ‘Hoş geldiniz’ demedi. Bu durumda anne-baba, misafirlere dönmeli ve ‘Sizden birkaç dakika rica edeceğim, kızımla/ oğlumla içeride bir şey konuşmam gerekiyor,’ der ve çocuğunu başka bir odaya götürür. Onun göz hizasına çömelir ve “Bak yavrum biz misafirliğe değer veren bir aileyiz. Sen de bizim çocuğumuzsun. Misafirlerin bizim hayatımıza kattıkları önemlidir. Şimdi içeriye gidip misafirlere ‘Hoş geldiniz’ dersen doğru olanı yapmış olursun. Senden doğru olanı yapmanı bekliyorum. Yapar mısın?’ Çocuk muhtemelen ‘Evet,’ diyecektir. ‘Ben istediğim için değil doğru olan bu olduğu için yapmanı istiyorum. Aradaki farkı anlıyor musun yavrum?’ İlkinde çocuğun davranışı, ikincisinde çocuğun kendisi terbiye edilmiş olur.”

Çocuğunuz hata yapma şansı tanıyın

Doğan Cüceloğlu, gergin, kaygılı, depresyona giren öğrencilerin neden bu sorunlarla karşı karşıya oldukları araştırıldığında fazla korumacı ve mükemmeliyetçi ebeveynler tarafından yetiştirilmiş olmalarına dikkat çekiyor. Çocuğunu bu şekilde yetiştiren ailelerin karşılaşabilecekleri sorunları ise şöyle anlatıyor: “Korumacı ve mükemmeliyetçi anne-babalar tarafından yetiştirilen çocuklar belirsizliğe tahammül edemiyorlar, farklılıkları yönetemiyorlar, hep mükemmeliyetçi oldukları için hiçbir şeyi beğenemiyorlar. Biraz zorlukla karşılaşınca da hemen pes ediyorlar. Kendi önceliklerine göre karar veremiyorlar, biraz sabredip zorluk çekerek ulaşabilecekleri hedeflere, o sabrı gösteremedikleri için, ulaşamıyorlar. Nihayetinde özgüvenlerini kaybederek depresyona giriyorlar. Sağlıklı, güçlü ve özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek için onlara büyürken zorluklarla kendi başlarına mücadele etme, hata yapma, başarıyı tatma fırsatı sunmak gerekiyor.”


Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163