VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Ekim 2018 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Çocuk edebiyatı büyük küçük hepimiz içindir!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Çocuk edebiyatı büyük küçük hepimiz içindir!

Bursa Nilüfer Belediyesi Kütüphaneleri’ni duyanlar da, kullananlar da vardır. Dört kütüphaneye, geçtiğimiz günlerde bir de çocuk kütüphanesi eklediler. Misi Köyü’nün ahşap evlerinden birini bu amaç için onarmışlar. Açılışta köyde şenlik vardı. Bereket, renk, coşku yağdı; ara sıra da yağmur çiseledi. Çocuk kütüphanesinin en büyük farkı, hepimiz için olması. İlla ki bir çocuk buluruz birlikte gidelim diye, bulamazsak da fark etmez, ruhumuzu şenlendirmeye, kitaplara bulanmaya gideriz.

MÜREN BEYKAN


Açılış günü Misi Yazıevi’nde, “Çocuk Edebiyatında Güç İlişkileri” başlığı altındaki söyleşide konuşan sanatçı, düşünür Behiç Ak, çocuk kitaplarının tüketim nesnesi haline gelmesi nedeniyle çocuk edebiyatının da normlara sıkıştırılmaya, tartışılmadan kabullenilmiş bir ahlakçılıkla biçimlendirilmeye çalışıldığını anlattı. “Kız kitabı” diye dayatılan, okuru çocuk oluşuyla değil, cinsiyetiyle var olmaya zorlayan tüketim “iktidar”ını eleştirdi. Çok doğru dedi.
Kızlı erkekli okullarda eğitim görmeli, kızlı erkekli oyunlarla büyümeli çocuklarımız. Onları insan olarak gören yazarların hayal gücünün eseri edebiyat kitaplarıyla beslenmeli ruhları. Kız çocukları da macera sever, erkek çocuklar da duygusal romanlar okuyabilir; bunlar yadsınamaz. Behiç Ak’ın çocuk kitapları bu felsefeyi iyi örnekliyor. Son romanı “Her Şeyi Yanlış Anlayan Kedi” de, öteki romanları da (“Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği!”, Gezegen”) büyük küçük keyif alınacak öyküler sunuyor.
Kedileri biraz olsun tanıyorsanız, her şeyi yanlış anlamalarından kastedileni şıp diye bilirsiniz. Onların evinde yaşarken biz, kedice düşüncelere kapıldıkları yetmiyormuş gibi, yaşamlarımızı adeta yönlendirirler de. Behiç Ak, yine desenleriyle biçimlediği son kitabında, hayatını paylaştığı pek çok kedinin toplamı olan bir Nazlı Kedi karakteri yaratmış. Mimar baba, küçük kentte kurulacak bir hayvanat bahçesini tasarlamaya koyulunca Oktay’ın ailesi pılısını pırtısını toplayıp beton kentten ayrılıyor. Tabii Nazlı Kedi ve Suzinak Kuş’la birlikte. Büyük macera! Hayvanlar kendi dünyalarında, insanlar kendilerinkinde, yeni olan her şeye uyum sağlamaya çalışırken, içimize sinmese de hayvanat bahçesinin kafesleri sulak vadide yükselmeye başlıyor.
Çocuk edebiyatı, doğayla doğal bağımızı hatırlatan pek çok eserle dolu. Sadece hayvanlarla değil elbette. Çiçeklerle, ağaçlarla da... Örneğin, raflara yeni çıkan “Canım Ağacım” adlı resimli öykü (Jacques Goldstyn) bir çocuğun, Bertolt adını verdiği ulu meşe ağacına sevgisi üzerine kurulu. Pek naif ama bir o kadar da güçlü öyküyü dilimize Mehmet Erkurt çevirmiş. Küçük bir çocuğun ağzından, meşesinin başına geleni ve onun hüzünle gülümseten çözümünü okuyoruz. O arada, bir küçük kentin okullarında ne çok eldiven teki kaybolduğunu da, mahalle sakinlerinin neler neler yaptığını da fark ediyoruz. Kitaptaki yabancı isimleri okumak zor gelirse, kendimiz isimlendirme oyunuyla üstesinden gelebiliriz.
Doğa kadar, çevremizdekilerle de bağımız önemli, değerli. “Gökyüzünün güzelliğine her gün hayran kalabilmek için, hep birlikte” notuyla elime ulaşan “Kuzey Ormanında Bir Gece”, bu bakış açısını yansıtıyor. Çevirmen Özge Akkaya’nın ilk çocuk romanı. İnsanın sadece kendini önemsemesine, dayanışmayı unutmasına ilişkin bir uzun öykü. Büyülü gerçekçi diyebileceğimiz üsluptaki kitabı, Mavisu Demirağ incelikle desenlemiş. Kendine benzemeyene sırtını dönüveren zamane insanına haddini bildirmek için gizemli İnsan Hırsızları’nı yaratmış yazar. Çocuk edebiyatı böyledir işte, çocuklara yazılır görünse de, yetişkinleri “silkeler” biraz, sık sık...

Paylaş