VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
19 Nisan 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Çocuk kitabı yazmak daha zor!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Çocuk kitabı yazmak daha zor!

“Ah bir Kedi Olsam”; tam çocuk zihninin içinden çıkmış, büyüklerin karmaşık dünyasına soru işaretleri ve şaşkın bakışlar gönderen, gündelik hayatta iş ve teknolojiyle bunalmış aile büyükleri arasında yaşayan günümüz çocuklarının dünyasına, hayal gücü ve hayvan sevgisiyle harika bir selam çakıyor.

YONCA BOZTUNALI



Akıcı ve kendine has yalın üslubu ile her daim çok okunan usta kalem Buket Uzuner, ilk çocuk kitabı ile karşımızda. Her ay bir çocuk dergisi için, en az iki çocuk kitabı okuyan bir anne olarak kitabı çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. Çocuk kitabı yazmanın farklı parametreleri ve sihri olduğuna inanıyorum. Sayfaların arasında peri tozu gibi birşeyler olmalı ama bunda da asla ölçüyü kaçırmamalısınız... Zira, muhteşem hayal gücü ve tertemiz zihinlere hitap ederken çocukların saçma ya da abartılı bulduğu şeyi beğenmelerini bekleyemezsiniz.

Gezi kitaplarından romanlara, öykücülüğü ile sekiz dile çevrilen Buket Uzuner’i her okuduğumda keşke çocuk kitabı yazsa derdim. Şimdi ilk çocuk kitabı; “Ah Bir Kedi Olsam”da Uzuner, ılık dili, masalcı teyzeler gibi insanı peşi sıra sürükleyen üslübü ile çocukların gönlünde, en güzel yerde taht kuracağa benziyor.

Uzuner’in, roman kahramanı Can, anne babasıyla birlikte yaşamakta ve hep bir kedisi olmasını istemektedir. Bu onun en büyük hayalidir ancak hayatına bir kedi girmesiyle her şey birdenbire değişir. Çocuk kitaplarında fazla didaktik, evrensel barış, çevre, iyilik, doğruluk mesajları ile öykü boğulduğunda artık bir ders kitabı niteliği alan hayal gücünden yoksun hikâyeler, çocukları memnun etmiyor. Çocuk her daim çocuk, aradan yıllar geçse de bilgisayar çağı çocuğu olsa da iyi öykü her zaman değerini görüyor.
Kitapta ince ince güzel mesajlar da var: “Doğanın kapıları yoktur, büyükler çocukken yasaklanan şeyleri yapabilmek için çocukluklarını feda ederler, bir şey istendiğinde en önemlisi ‘niyet’tir” vb. Evde birbiri ile konuşmayan ebeveynler, üvey kardeşler, yaşlıların ileriyi ve gerçeküstüyü görebilme yetisi, yaşlıların çocuklarla iletişimi, boşanma ile değişen aile ilişkileri kitapta bir çırpıda okunuyor. Hem de hep bir gülümseme ile... Uzuner, çocuk kitaplarına mutlaka devam etmeli, zira, hedeflediği yaş kitlesine tastamam uyan bir kitap yazmış.

Çocuk kitabı yazmak için neden bu kadar beklediniz?
Çocuk kitabı yazmak, yetişkinlere yazmaktan çok daha zor olduğu için uzun yıllar çekindim. Bizim her yazarın, her annenin/ öğretmenin çocuk kitabı yazabileceğini sanan naif bir kültürümüz var. Ben öyle düşünmüyorum. Sanırım çocuk edebiyatını önemsediğim ve ciddiye aldığım için konusunu ve karakterlerini yıllar önce oğlumla bir oyun için kurduğumuz bu kitabı yazmam biraz uzun sürdü galiba.

Çocuk kitabı yazmanın yetişkinler için yazmaktan ne farkı var?
Çocuklara hikâye anlatmak yetişkinlerden çok farklı bir yolculuk, ayrıca sorumluluk isteyen bir yazın işi. Pedagoji çalışmak da gerekiyor. Çocuk kitabı yazmayı ciddiye alan kültürlerde üretilen eserler, örneğin; Peter Pan, Küçük Prens, Alice Harikalar Diyarında, Pippi Uzun Çorap, Matilda gibi tüm dünya çocuklarını kuşaklar boyu etkiliyor. Ben böyle bir kitap yazmayı başardım mı, bilmiyorum? Ama buna niyet ettim.

Kedilerle yazarlara benziyor

“Ah Bir Kedi Olsam”ı kedileri çok seven birinin yazdığı belli ancak bir o kadar da çocuk dünyasına çok hakim bir yazar var. Gözlemlediğiniz yakınınızdaki çocuklar kim?

Çok haklısınız. Özelde kedici ama aslında tüm hayvanlara ve canlılara, tabiata saygı ve şefkat duymamız gerektiğini öğrenerek büyüdük kardeşimle ben. Anneler şefkatli çocuklar yetiştirmeye çok önem vermeli, çünkü bu hem çocuklarının hem de gezegenimizin sağlığı için hayatî değerde bir erdem. Çocukların henüz bozulmamış hayal gücüne hayran bir insanım. Hâlâ çocuk filmleri ve tiyatrolarına giderim. Bu yıl Matilda müzikalini izledim, salondaki çocuksuz tek seyirci bendim. Geçen yıl Tiyatro Lir’in “Yunus parkları kapatılsın” kapsamındaki güzel oyunu “GlukGluk”a gittim. “Güzel ve Çirkin”i de oğlumla izledik. Zaten bu kitabı da 7 yaş üstündeki tüm çocuklara yazdım.


Kedi ve edebiyatın ilginç bir ilişkisi var sanki? Mesela kitaplarla dolu bir eve çok yakışır kedi… Sizin yazı dünyanızla ilişkisi özel bir anlamı var mı kedilerin?
Tamamen haklısınız. Kedilerle yazarların karakterleri benziyor. Yazarlar çoğunlukla gece insanlarıdır, dik başlı, özgür ruhlu ve gözlemcidir. Kediler de öyle. Belki bu yüzden dünyada pek çok yazarın kedisi vardır, olmuştur.

Kitaptaki resimler de çok güzel, romana çok uymuş, siz mi resimli olmasını istediniz?
Ben de beğendim resimleri. Çizer Oğuz Demir ile bu ikinci ortak çalışmamız. Daha önce “Bir Yılbaşı Hikâyesi” kitabımda çalışmıştık. Ben yazının resimle ilişkisini hep sevmişimdir. Tersinden bakınca her resmin de bir hikâyesi vardır aslında. Yazıya endam katan görsel çalışmalara daima sıcak bakmışımdır. Öykü kitaplarımda çoğunlukla küçük çizimler, vinyetler vardır. “Tabiat Dörtlemesi” romanları “Su” ve “Toprak”taki vinyetleri kendim çizdim mesela.

Çocukken erkek roman kahramanları arasında kendimi yalnız hissederdim

Siz nasıl bir okursunuz? Aynı anda birkaç kitap mı okuyorsunuz?

Evet, aynı anda birkaç kitap okuma alışkanlığım var. Beni büyülesin diye okuduğum kurgu romanlar olur elimde (şimdi Hasan Ali Toptaş’ın “Kuşlar Yasına Gider”). Yazmakta olduğum romanın araştırması için bilim kitapları (Hava romanı için nükleer enerji, Selçuklular, hava kirliliği ve Kam mitolojisi çalışıyorum). Bir de kendi keyfim için kurgu dışı belgeseller okumaya bayılırım. (Şu anda Yoel Hariri’nin “Homo Deus”u)

Siz çocukken nasıl bir okurdunuz?
Hayal kurmaya bayılan tüm çocuklar gibi ben de Jules Verne ve Peter Pan okumaya doyamazdım. Çizgi roman hastasıydım- hâlâ severim. Tenten ve Red Kit ile Teksas, Tommiks ve Kaptan Swing’e hayrandım. Bunların hepsinde kahramanlar erkektir ve bu yüzden ben bir kız çocuğu olarak kendimi çok yalnız hissederdim. Çünkü macera yaşamak isteyen kızlara kitapların dünyasında bile yer yoktu. Belki de bu yüzden kadının adı olan bir dörtlemede onun maceralarını yazıyorum: “Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları”. En azından edebiyatımızda böyle bir kadın karakter yer almış oluyor.

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163