VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Ocak 2017 Çarşamba | Anasayfa > Haberler > Çünkü bazı yalanlar gerçeklerden iyidir
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Çünkü bazı yalanlar gerçeklerden iyidir

Nina Simone’un aynı şarkısı ile her gece dans eden tutkulu bir çift... Ev hayvanı bir telli turna... Anne babasının tuhaflığına, sonu gelmez yalanlarına ayak uyduran bir çocuk... Olivier Bourdeaut’nun bu ilk romanı, eğlenceli ve aynı zamanda duygusal.

FÜGEN ÜNAL ŞEN


Olivier Bourdeaut’nun ilk ve şimdilik tek romanı “Bojangles’ı Beklerken” öyle kolay kolay ve detaylarıyla anlatılabilecek bir hikâye değil. Çünkü temelde, iki kişilik bir delilik hâli. Üstelik birbirlerine tutkuyla âşık olan karı-koca, çevrelerindeki herkesi de bu deliliğin içine çektiklerinden adeta paralel evrende yaşıyor gibiler!

Senatör dostunun uydurduğu kanuni zorunluluk sayesinde bir iş kolu yaratan, zengin olan ve artık çalışmasına gerek kalmayan baba Georges, her gün yeni bir isimle çağırdığı karısı, henüz ilkokula giden ve nihayetinde bu romanın yazarı olan oğulları, bu hikâyenin başkahramanları. Bir de elbette her şartta onların yanında olan senatör Moloz ile Afrika’da yaralı hâlde bulup “evlat edindikleri”, Fransa’ya sokabilmek için bir oda dolusu evrak imzaladıkları, asla kafeste durmayıp evin bir ferdi gibi davranan telli turna Matmazel Fuzuli.

Nina Simone’un “Mister Bojangles” şarkısıyla her gün dans eden, kokteyller içen, davetler veren, İspanya’ya geziler düzenleyen bu tuhaf ailenin en tuhafı annedir ve hayatı birbirinden tatlı yalanlarla uydurma hikâyeler üzerine kuruludur. Çocuk yetiştirme konusunda da fazla titiz olduğu söylenemez: “Kimi zaman ikindi kahvaltısı için okuldan döndüğümde tabağımda koyun budu bulurdum, kimi zaman ise akşam yemeğine başlayabilmek için gece yarısını beklememiz gerekirdi. Böyle zamanlarda, dans ederek ve zeytin yiyerek sabrederdik” sözleriyle anlatıyor o günleri yazar.
Eşinin de ona hevesle eşlik ettiği bu çok güzel kadın deliliğin sınırlarında gezinedursun, oğlu da evde ayrı, okulda ayrı yalan söyleyerek hayatını bir düzene oturtmaya çalışır. “Okulda, hiçbir şey, gerçekten de hiçbir şey, özellikle de benim için, planlandığı gibi gitmemişti. Evde olup bitenleri anlattığımda öğretmenim de öğrenciler de bana inanmıyordu. O yüzden ben de tersini anlatarak yalan söylüyordum. Okulda annemin adı hep aynıydı, Matmazel Fuzuli artık yoktu, Moloz senatör olmadığı gibi ‘Mister Bojangles’ da diğer tüm plaklar gibi dönüp duran aptal bir plaktan fazlası değildi, yemeğimi herkesin yemek yediği saatte yiyordum. Evde başka, okulda başka yalan söylüyordum; benim için kolay olmasa da diğer herkes için böylesi daha basitti.”

Bu ismi unutmayın!
Tüm bu acayipliklere rağmen sık sık “Nasıl oluyor da diğer çocuklar benim anne babamsız yaşayabiliyorlar?” diye kendine soran çocuk, ileride bu romanı yazarken babasının yazdığı satırları da okura ulaştırıyor.
Yalanları ve hikâyeleri hayatın gerçeklerinden üstün gören bu özel ailenin kısa ancak akılda kalan romanı, 2017’ye başlangıç yapmak için iyi bir seçim. Zira eğlenceli ve aynı zamanda dokunaklı bu evrensel hikâye, her yaş grubundan okurda iz bırakacaktır.

Kuyruklu yalanların kahkahalarına gözyaşlarını eşlikçi seçen yazar Olivier Bourdeaut yazdığı hiciv dolu ilk romanı yayınevlerinden ret cevabı alınca, “Bojangles’ı Bekleren”i ailesinin İspanya’daki evine kapanıp yedi haftada kaleme almış. Çocukken solak, kısmen sağır ve disleksiden muzdarip olduğu için romanının çocuk karakterini yazmakta zorlanmadığını söyleyen Bourdeaut, Paris’teki evin atmosferini yazarken “Tiffany’de Kahvaltı”dan, çılgın çifti yaratırken de Fitzgerald çiftinden etkilenmiş. İlk kez Le Nouvel Observateur’de Jérôme Garcin’in “Bu ismi unutmayın” başlıklı yazısıyla dikkatleri üzerine çeken Bourdeaut, romanıyla Fransa’da pek çok edebiyat ödülü kazandı.
Bu romanı okuyup beğenenlerin yazara sıklıkla sordukları soru ile bitirelim yazımızı: “Yeni bir roman var mı?” Yazarın yanıtı çok düşündürücü: “İlkinden çok farklı olacak ve hayal kırıklığına uğratacağımı biliyorum.”

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Mayıs 2017 Yıl : 13
Sayı : 159