VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Eylül 2012 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Curiosity’den çok önce Mars’a inen adam!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Curiosity’den çok önce Mars’a inen adam!

Ray Bradbury, “Resimli Adam” kitabındaki öykülerle bizi gezegenlere, uzaya, hayal dünyasının ürkütücü yanına götürüyor.

Yonca Boztunalı

Bazı kitapseverler de aslında müzikseverlere benzerler. Belli şarkıcılara, belli müzik türlerine ilgi duyanlar gibi sadece polisiye okuyanlar vardır mesela ya da sadece tarih ilgisini çeker kimilerinin, kesinlikle başka bir şey okumazlar. İşte şimdi, “ben asla bilimkurgu okumam” diyen, bu türe mesafeli olanlara seslenmek istiyorum buradan. Zira, bilimkurguya meraklı olanların çok iyi bildiği bir isimden bahsedeceğim onlara; Ray Bradbury’den.
Bu yılın Haziranında, 92 yaşında kaybettiğimiz yazarın hayalgücünün sonsuzluğunu ispat ettiği öykülerinin yer aldığı “Resimli Adam”ı okuyan herkesin zihninin bir süre altüst olacağına inanıyorum. Gelin, tarihseverler bırakın geçmişin izlerini sürmeyi biraz. Hazır Curiosity Mars’a inmişken gelecekte NASA’nın attğı bu adım bizi nerelere götürebilir ona bir bakın. İnançla ilgili kitaplara din felsefesi üzerine mi okumayı seviyorsunuz? Siz de gelin. Ölümden sonraki hayata, inançlara, uzayın sonsuzluğunda Tanrı izlerinin parlamasını bir gözünüze getirin, insandan başka varlıklarda Tanrı bilincini aramanın heyecanını yaşayın. Hepsini geçtim, anne olduğunuzu düşünelim ya da bir içmimar. Bir çocuk odası ne kadar yaratıcı dekore edilebilir? Mesela duvarlardaki resimler çocuğun hayalgücüne göre hareketlense... Sıkılınca odasına gidip, isterse Afrika’da isterse kutuplarda dolaşsa...
Bradbury’nin ölümü ardından New York Times’ta çıkan bir yazı kendisinden; Isaac Asimov, Arthur C. Clarke, Robert A. Heinlein ve Polonyalı yazar Stanislaw Lem ile birlikte 20. yüzyılın önde gelen bilimkurgu yazarlarıyla anılacağından bahseder. Üniversite okumamış olmasını şu cümleyle açıklar Bradsbury: “Ben üniversitelerden değil, kütüphanelerden mezunum.” Kendisini en çok etkileyen isimleri ise şöyle sıralar: Edgar Allan Poe, Jules Verne, H. G. Wells, Edgar Rice Burroughs, Thomas Wolfe, Ernest Hemingway.
BU NEYDİ ŞİMDİ?
Senaryo yazarlığı da yapmış olan Bradbury’nin en bilinen eserlerinden “Fahrenheit 451”, ünlü yönetmen Truffaut tarafından filmleştirilmişti. Yeteneğini farklı alanlarda da değerlendirebileceğini gören Bradsbury, John Huston’ın “Moby Dick” filmini televizyona uyarladığı gibi, Alfred Hitchcock’un sunduğu “Alacakaranlık Kuşağı”nın da bazı bölümlerinin senaryosunu yazmıştır. İlk ününü “Martian Chronicles” (Mars Günlükleri) adlı kitabıyla yapan Bradsbury, 2005 yılına George Bush tarafından Ulusal Sanat Madalyası ile onurlandırıldı.
Bradbury, bir röportajında “Amacım kendimi ve diğerlerini eğlendirebilmek” diyerek yapmak istediği şeyin aslında; hayalgücü ile kendi yarattığı ülkelere, gezegenlere gelenlere hoşça vakit geçirmek olduğunu belirtiyor. Bradbury, “Resimli Adam” kitabındaki öykülerle de bizi gezegenlere, uzaya, hayal dünyasının ürkütücü yanına alıp götürüyor. Sakin ve belki kimi zaman sıkıcı bir şekilde başlayan bir öykü sizi birden bire darmadağın ederek hiç beklemediğiniz bir yere götürüp bırakıyor ve hikaye sona erdiğinde siz bir diğerine hemen geçemeden şöyle bir an kendinizi düşünürken buluveriyorsunuz “ya gerçekten gelecekte öyle olursa...” Ya da kısaca şunu soruyorsunuz: “Bu neydi şimdi...”
Kitapta ayrıca, milyonlarca yıl önce üzerinde yaşamın var olduğuna artık bilim adamları tarafından neredeyse emin olunan Kızıl Gezegen’le ilgili hikâyeler, Curiosity’nin yaptığı iniş ardından ayrı bir anlam kazanıyor .
“Resimli Adam”, gerçekten de vücudu resimlerle kaplı bir adam üzerinden bizi zaman ve gezegenler ötesi yolculuklara çıkarıyor. Geceleri vücudundaki resimler hareketleniyor ve her biri bir öykü anlatmaya başlıyor.

kitaptan...

Peder Peregrine ağır ağır öne eğildi. ‘Adem günaha tek başına girmedi. Havva’yı ve baştan çıkarmayı ekle. Sonra başka bir adam daha eklersen zina ihtimali doğar. Cinsellik ve insanları eklersen günah eklenir. İnsanların kolları olmasa başkalarını elleriyle boğmazlardı... Amipler günah işleyemez çünkü bölünerek çoğalırlar. Birbirlerinin eşlerine göz dikmezler ve cinayet işlemezler. Amiplere cinsellik, kol ve bacak eklersen cinayet de olur zina da... Ya Mars’ta bizim düşünemeyeceğimiz beş yeni duyu, organ, görünmez uzuv varsa? Beş tane yeni günah olmaz mı?

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163