VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
11 Haziran 2011 Cumartesi | Anasayfa > Haberler > Damardan bir Alaturka
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Damardan bir Alaturka

Adı “Alaturka” olan bir roman olur da içinde alaturka şarkılar olmaz mı hiç? Hemen her satırında yer alan şarkılar, orada durmakla kalmıyor hikayeyi okurken dilinize de dolanıveriyor. Eski Türk filmleri ya da soap opera tarzı dizilerdeki tuhaf tesadüfler, her türlü entrika ve klişelerle de ince ince dalgasını geçen roman, ilk sayfasından son satırına dek eğlenceli bir okuma vadediyor.

Yonca Boztunalı




Bu topraklarda doğup büyümüş olup da yolu alaturka şarkılardan geçmemiş, gazinoların neon ışıklarından gözleri kamaşmamış olan var mıdır? Bakın, romanın başında bir epigrafıyla yer alan Oğuz Atay ne diyor: “Bence alyuvarlar, akyuvarlar bir de alaturkadan mürekkeptir kanımız.” “Alaturka” tam da başlığına uygun bir şekilde “damardan” bir hikaye anlatıyor. Gazino çevrelerinde geçen ve assolistler kavgası çerçevesinde, bu ışıltılı dünyanın kara ve ak adamlarını peşinde sürükleyen bu çok renkli hikaye, yoğun mizahıyla da dikkat çekiyor.
“Alaturka,” Emre Saraçoğlu’nun ilk romanı. Saraçoğlu, romanında “alaturka” dünyaları hicvederken, aslında ortaya toplumun bir kesiminin karikatürünü çıkarıypor. Konturları iyice kalınlaştırılarak çizilen bu karikatür karakterler aracılığıyla, kitsch’in tavan yaptığı bir dünyaya adım atarken, Fellini filmlerini aratmayacak renklilikteki ortamlarda geçen bir tür polisiye öyküye de dalıyorsunuz.
ŞARKILAR VE SİLAHLAR
KONUŞUYOR
Polisiye dedim diye sakın yanlış anlamayın. Bu öyle kolayca sınıflandırılacak bir öykü değil. Ancak bir polisiyeyi aratmayacak denli çok kaçıp kovalamaca ve silahlı adamlar da var. Bu mizahi parodide olaylar Dore ve Lame adlı iki komedyen-şarkıcının, üçüncü sınıf bir pavyon olan BumBum’da sahneye çıkmak için hazırlanmalarıyla başlıyor. Bu arada Dore ve Lame’yi de tanıyoruz. Etine buduna dolgun, son derece renkli, konuşkan, zeki ve dikkat çekici bir kadın olan Dore ile uzun boylu, sıska, son derece silik ve durgun karakterli, ama bir o kadar da munis ve iyi kalpli Lame, birbirlerine tamamen zıt karakterde iki arkadaştır. Yıllardır sahnede ortak program yapmaktadırlar ancak Lame artık sıkılmıştır ve ayrılıp, sevgilisiyle yaşamak istemektedir. Hırslı Dore ise yıllardır şarkıcılık yapıyor olsa da bir türlü keşfedilememekten muzdariptir ve sahneleri bırakmaya hiç niyeti yoktur. Patronlarının, o gece konukların arasında ünlü diva Meral Melek’in olmasını söylemesiyle, Dore ve Lame iyice gerilirler. Çünkü Meral Melek yıllar önce Dore’nin ünlü olmasını engellemiş ve bu arada onun için hazırlanan bir şarkıyı da çalmıştır. Üstünden yıllar da geçse, Dore bu olayı unutamaz ve hala Meral Melek’e kin güder. Dore, o gece sahnedeyken de kendini tutamaz ve Meral Melek’in sataşmalarına hakaretle karşılık verir. Ancak divanın yanındaki ünlü kabadayı sevgilisi bu hakarete mermilerle karşılık verir. Çıkan olayda gazino patronu ölür, Dore ve Lame ise uzaklarda bir arkadaşlarına sığınırlar. Kabadayı sevgili hapse girmiş olsa da Dore ve Lame hala tehlikededir.
Lame kısa bir süre sonra sevgilisinin yanına dönse de Dore, saklanmayı sürdürür. Bu arada tek kurtuluş yolu olarak da bu alemin en korkulan adamı olan Dük’ten yardım istemeye karar verir. Dük ona yardım sözü vermekle kalmaz, Dore’ye aşık da olur. Dore ve Dük, Meral Melek’i öldürme planları kurarken, o da çeşitli dertlerle uğraşmakta, hapisteki kabadayı sevgilisini diğer suçlulardan koruyabilmek için ona tonla para taşımaktadır. Ancak işleri iyi gitmediği gibi, annesi tarafından da sürekli suçlanmaktadır.
Bu noktadan sonra olaylar iyice karmaşık bir hale bürünürken, perde arkasındaki türlü entrikalar, yıllar içindeki gizlenmiş sırlar ve bu arada beklenmedik olaylar, hikayeyi tahmin bile edilemeyecek sonlara taşır.
Emre Saraçoğlu, “Alaturka, Kırık Gönül Şarkıları” adlı romanında, karakterlerini alacalı bulacalı kıyafetlerinden oymalı kakmalı kanepeler, ağır perdeler ve avizelerle süslü salonlara dek aşırı kistch ortamlarda gezdirirken, her bir karaktere uygun bir dil ve üslup da yaratmayı ihmal etmiyor.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam