VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
10 Nisan 2011 Pazar | Anasayfa > Haberler > Delikanlılığın kitabı böyle yazılır!
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Delikanlılığın kitabı böyle yazılır!

Delikanlılığın koltukları kabartarak gezmek, siyah takımlar giymek, racon kesmek olduğunu sananlar yanılıyor. Bedirhan Gökçe’nin hazırladığı “Delikanlı” kitabı adam gibi adam, yani delikanlı nasıl olunur madde madde anlatıyor.

Ergenlikten itibaren erkekler arasında ortaya çıkan hassas nokta: Delikanlılık. Bu sıfatın hakkını vermek öyle kolay değil! Duruşunu, bakışını, giyimini, hareketlerini ona göre ayarlamayı icap ettirir.
Kuralları, yöntemleri, kitabı vardır. “Delikanlılığın kitabını yazdık biz!” diye erkek dünyasında yıllardır racon kesen alemin delikanlıları çoktur. Ama yıllardır bu kitabın adı var olsa da kendisi yoktu. Ta ki delikanlı şair yazar, yorumcu, radyo ve televizyon programcısı Bedirhan Gökçe “Delikanlı” bir kitap yazana dek...
Dikkat! Delikanlı olmanın bir duruşu vardır dedik ama koltukları kaldırıp kanatları açarak, hafiften vücut kaslarını göstererek, siyah takım içine beyaz gömlek giyerek, biraz da göğüs ileri, kümbet geri yürüyerek de delikanlı olunmuyor! Olsa olsa bitirim bir tip olunuyor. Hele hele hâlâ kaldı mı böyle külhanbeyler bilinmez ama bele silah takıp onu her fırsatta ucundan göstererek, ‘ben’ yerine ısrarla ‘biz’ sözünü kullanıp belli bir âlemin raconunu hissettirerek, “kodum mu oturturum!” şeklinde poz keserek, paltonun yakasını kaldırıp ağız dolusu küfürle dolaşarak da delikanlı olunmuyor. Olsa olsa görenlerin şerrinden Allah’a sığındığı “mafya kılıklı” tipler oluyor... Kitaba bakılırsa “Delikanlılık” çok hassas bir mevzu, o yüzden dengeyi iyi kurmak lazım. İşte bu yüzden “Delikanlı” aynı zamanda bıyıkları yeni terlemeye başlamış delikanlılar için rehber niteliğinde.
Delikanlı olmak için ne gerekmediğine değindikten sonra ne gerektiğine değinmek lazım bir de. Doktor, öğretmen, avukat, esnaf, imam olmak mı? Şişkin bir cüzdan mı? Çelik gibi bir yüz ya da üçgen bir vücut mu? Hayır, bunların hiç biri değil. Öncelikle “iyi insan, idol insan, örnek insan” artık nasıl örneklendirilse örneklendirilsin, insan olmalı!
Bunları göz önünde bulunduran Gökçe, “Delikanlılığın Kitabı”nı yazarken çerçeveyi geniş tutmaya özen göstermiş. Önce bu işin tarihini araştırmış. Geçmişten günümüze, kabadayıdan, külhanbeyine, heriften erkeğe, erkek Fatma’dan kibar Hayri’ye, bilinen her şeyi sıfırlayıp teker teker sorgulamaya başlamış. Asıl olması gereken “harbi” delikanlı tipinin ‘altını’, çakma delikanlının da ‘üstünü’ çizmeye başlamış. Aralarda da muzipçe örnekleriyle hem ‘delikanlılık’ meselesini ti’ye almış hem de her kesime hitap etmeyi başarmış:
Delikanlı adam: Kendisinden uzun boylu kızlarla dolaşmaz!
Delikanlı adam: Akşam eve gittiğinde “z” raporu vermez!
Delikanlı adam: Hesap ödeneceği zaman tuvalete gitmez!
Delikanlı adam: Mal beyanında bulunur gibi giyinmez!
Delikanlı adam: Evlilik vaadi ile genç kızları kandırmaz!

İşin şakası bir tarafa delikanlı adama bu kitabı okumak yakışır! Kadınlar okumasınlar mı? Elbette okuyabilirler. Delikanlılığın, mertliğin erkeği kadını olmaz! Hem okuyabilirler hem de ortada “delikanlıyım” diye dolananların suratına bu kitabı tokat gibi çarpabilirler!

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam