VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
15 Temmuz 2013 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > Denizci Bond İstanbul''da
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Denizci Bond İstanbul'da

Amerikalı yazar Clive Cussler'in ünlü roman kahramanı Dirk Pitt, yeni macerasında Ege Denizi'nden İstanbul'a, İsrail'den Londra'ya uzanan sırlarla dolu heyecanlı bir kovalamacayla karşımızda.


Mine Akverdi Denktaş

James Bond'un denizaltı şubesi olsa herhalde o Dirk Pitt olurdu. Zira Amerikalı yazar Clive Cussler'in 40 yılı aşkın zamandır kaleme aldığı dünyaca ünlü macera romanlarının karizmatik baş kahramanı Dirk Pitt'in James Bond'dan aşağı kalır yanı yoktur. NASA'nın deniz versiyonu olan NUMA (Ulusal Sualtı ve Denizcilik Dairesi)’nin başkanı, deniz mühendisi, devlet ajanı ve bir maceracıdır. 1.90 boyunda, esmer, yeşil gözlü, sakallı ve son derece çekici bu kahraman tıpkı Bond gibi dünyanın en egzotik yerlerinde, birbirinden ilginç kötü adamlara karşı, en son teknolojiyle bezeli silahlar, 90-60-90 kadınlar ve içkisinden otomobiline bütün o ince zevkler eşliğinde mücadele vererek dünyayı kurtarıp durur. Dirk Pitt'in yakın dostu Al Giordino ile kah havada kah karada ama çoğunlukla suda maceradan maceraya atıldığı “Titanik”, “Valhalla Yükseliyor”, “İnka Altını”, “Atlantis Bulundu”, “Girdap”, “Kıskaç”, “Sahra”, “Mavi Altın”, “Batık”, “Kayıp Kent” gibi nefes kesici ve sürükleyici romanlar Clive Cussler'ın adını da New York Times'ın “çok satanlar” listesine birçok kez yazdırmıştır.
Bugüne kadar 40'tan fazla kitap yazan Clive Cussler, son yıllarda kitaplarına bir akademisyen olan oğlu Dirk Cussler ile birlikte imza atıyor. 1970'lerin başında yarattığı kahramanı Dirk Pitt'in başrolü kaptığı roman serisinin 21. kitabı olan ve Türkiye'de Altın Kitaplar tarafından yayınlanan en yeni romanı “Hilal Şafağı”nda da yine baba-oğul Cussler'in ortak imzası var. Cussler'in o bilinen formülüyle yazılmış bu son macera da hayal kırıklığı yaratmıyor.

AĞ GİBİ ÖRÜLEN BİR MACERA

“Hilal Şafağı” tipik bir Cussler romanı olarak kimi bin yıllar, kimi yüzyıllar öncesinde, birbiriden çok farklı zamanlarda ve farklı yerlerde geçen ve ilk bakışta birbiriyle hiç ilgisi yokmuş gibi görünen ayrı hikayelerle açılışı yapıyor.
MS 327 yılında paha biçilmez yük taşıyan Romalılara ait bir savaş gemisi, korsan saldırısından son anda kurtuluyor. Asırlar sonra, 1916 yılında bir İngiliz savaş gemisi Kuzey Denizi’nde esrarengiz bir şekilde infilak ediyor. Sonra hikâyeler günümüze taşınıyor, Türkiye ve Mısır'da önemli camiler bombalanıyor. Bu birbiriyle tamamen alakasız olaylar arasındaki bağlantıyı bulmak ise Türkiye ve İsrail kıyılarında NUMA (Ulusal Sualtı ve Denizcilik Dairesi) için sualtı araştırmaları yapmakta olan Dirk Pitt'e düşüyor. Ege Denizi'ndeyken bir balıkçının ağını takıldığı yerden kurtarmaya girişen Pitt'in, Zodiac botundan sualtına gözü kara bir dalış yapınca tesadüfen keşfettiği antik bir batıkta bulduğu som altından taç, Ege'den Washington'a, oradan Londra'ya, oradan da İsrail ve Yakındoğu sahillerine dek süren bir kovalamacayı ateşleyen ilk kıvılcım oluyor.
Karısı Lauren ile İstanbul'a gelen Pitt, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nden Dr. Rey Ruppe ile Sultanahmet civarında buluşup İstanbul'un en özel lezzetlerinden biri olan kalkan balığını yerken bu bulguyu değerlendiriyor. Ancak onlar Topkapı Sarayı'nda bu müthiş hazineyi birlikte gözden geçirirken kötülerin gazabı da kendini gösteriyor. Ekip vahşi bir saldırıya uğruyor, Pitt'in karısı Lauren kaçırılıyor. Pitt karısını kurtarmak ve bu tarihi eserin sırrını çözmek için İstanbul'un egzotik ve tarihi mekanlarında olaydan olaya koşarken Pitt ailesinin diğer üyeleri de maceraya dahil oluyor. NUMA için çalışan gemi mühendisi oğlu Dirk Pitt Jr. İsrail'de bir el yazmasındaki sembollerin sırrını kovalarken, yine NUMA için çalışan kızı Summer da İngiltere'de 1916'da batan bir İngiliz gemisinin batığında bulunmuş İsa'nın yaşadığı döneminden kalan akıl almaz bir manifestoyu çözmeye çalışıyor.
Lauren'i kaçıran, baş kötüler Özden Aktan Çelik ve kızkardeşi Maria'nın yönettiği radikal grubun esas amacı da nihayetinde su yüzüne çıkıyor: Camiler gibi Müslümanların kutsal mekanlarını bombalayıp Ortadoğu'yu teröre bulamak, sonra suçu CIA ve Batılı güçlere atıp bu coğrafyayı iyice karıştırarak Türkiye, Mısır, Yunanistan, İran ve İsrail'i birbirleriyle savaşa sokmak; Pitt ailesinin bulduğu tarihi eserlerde saklı sırları ele geçirerek Batılı güçleri de kontrol altında tutmak; ve sonunda yegane büyük güç olarak Osmanlı İmparatorluğu’nu tekrar diriltmek.
Farklı zamanlar ve farklı coğrafyalarda yaşanan olayların örümcek ağı gibi ince ince birbirine bağlandığı uluslararası olay örgüsü, acımasız kötü adamları, egzotik mekânları ve havada, karada, denizde son teknoloji araç ve silahlarıyla savaşan karizmatik süper kahramanlarıyla “Hilal Şafağı” klişelerle dolu bir macera romanı. Ama iyi bir kurgucu olan Cussler olay örgüsü ve klişeleri büyük bir ustalıkla birleştirmeyi başarıyor. Hayal gücünün yanına sıkı bir araştırmanın gücünü da katarak romanını sağlamlaştırması da cabası. Zira roman boyunca ilginç tarihsel, arkeolojik, denizcilik bilgileri de okurun ilgisini ayakta tutuyor. Hikayenin Türkiye ve İstanbul'da geçen kısmında karşımıza çıkan, günlük yaşama dair ancak burada yaşayan insanların bilebileceği renkli detaylar da bu zenginliği kanıtlıyor.
“Hilal Şafağı”, aksiyon yüklü temposuyla yaz mevsimine yakışır nefes nefese, keyifli ve heyecanlı bir macera okumak isteyenler için bire bir.

*-*-*-*
KUTU

YAZAR VE SUALTI KAŞİFİ

1931 doğumlu Clive Eric Cussler, 35 yaşında roman yazmaya başladı. Bugüne kadar 50'ye yakın romana imza atan Cussler'ın kitapları yüzden fazla ülkede kırk dile çevrildi, yüz yirmi milyondan fazla sattı ve 17 kez New York Times çok satanlar listesine girmeyi başardı. İlk Dirk Pitt macerasını ise 1973 yılında kaleme aldı. Cussler'in, NASA'nın deniz versiyonu olarak kurguladığı devlet dairesi NUMA (Ulusal Sualtı ve Denizcilik Dairesi) için çalışan deniz mühendisi ve devlet ajanı Dirk Pitt'i yaratırken kendinden ilham aldığı söylenir. Zira Cussler da bir deniz tutkunu ve sualtı kaşifidir. Ve romanlarında yarattığı NUMA'yı da gerçek hayatta kâr amacı gütmeyen bir sualtı araştırmaları derneği olarak kurmuş, batık gemileri bulup çıkarmakla ün salmıştır. NUMA bugüne kadar tarihi değeri olan altmıştan fazla sualtı batığının yerini keşfedip belgelemiştir. Cussler su altında yaptığı olağanüstü keşifler nedeniyle, Lowell Thomas madalyasıyla ödüllendirilmiştir. Romanların yanı sıra sualtı araştırmalarıyla ilgili kitaplar da yazan Cussler'in 1996 yılında yayınlanan ilk belgesel eseri "Deniz Avcıları", Deniz Koleji Guvernörler Kurulu ve New York Devlet Üniversitesi tarafından doktora tezi olarak kabul edilmiştir.


Paylaş