VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
23 Temmuz 2012 Pazartesi | Anasayfa > Haberler > “Dizüstü edebiyat”ın geldiği son nokta
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

“Dizüstü edebiyat”ın geldiği son nokta

Önce kağıt kalem vardı, sonra daktilo geldi. Ardından bilgisayar. Günümüzde ise buna tablet ve telefonları da ekleyebiliriz. “Afyon Hikayeleri” işte bu araçlarlarla yazılmış bir kitap...

Teknolojiyi kullanarak öyküler derleme fikri nasıl doğdu?

İyi bir edebiyat okuru olmakla beraber davalarım arasında notlar tutarak yazarlık denemeleri yapıyorum uzun yıllardır. Sonunda bir gün notlarımı bir araya getirerek bir öykü kitabı ortaya çıkarma fikri doğdu. Yaşadıklarım, gördüklerim, dinlediklerim üzerinden enteresan anları bir araya getirmek, üstelik bunu teknolojinin yardımıyla, hem not tutar gibi ama bir yandan da edebi kaygılar gözeterek yapmak uğraştırıcı ve bir o kadar da zevkli bir deneyim oldu. Devamından Ayfon Hikayeleri adını verdiğim öykü kitabım raflarda yerini aldı.

Son dönemde farklı sektörlerden isimlerin edebiyat dünyasına girdiğini ve devamında metinler çıktığını görüyoruz. Avukat oluşunuz ve edebiyat dünyasında var olmanızı açalım mı bu noktada?

Yetenek ve ilham son derece önemli bana göre, hitabetle, duruşla var olunan bir meslek avukatlık, edebiyatından da bundan çok farklı olmadığını düşünüyorum. Sözün gücüne inanıyorum, doğru yere konulan tek bir virgülün getirdiği anlam farkını bir avukatın herkesten daha iyi tanıyabileceğine inanıyorum. Edebiyatı önemsiyor ve seviyorum ve dahası kurallardan, klişelerden, olması gerekenlerden uzak bir edebiyatın yenilikçi ve yenileyici bir yanı olduğunu düşünüyorum.

Okuyucu sizce bu hikayelerde neler bulacak?

Hem sohbet diliyle anlatılan bir hikaye, hem de kendi içinde tutarlılığı olması kaygısıyla yazıya dökülen anlar. Herkesin yaşadığı anlar bu sefer teknoloji üzerinden okuruyla buluşuyor ve bence bu heyecan verici bir deneyim.

Kapak tasarımı da kitabın ruhunu destekliyor...

Kitabın ruhuyla uyumlu olması için özel bir çalışma yaptık yayınevimle, bütün notlarımı döktüğüm telefonum bir anda kitabım haline geldi. Dahası kapakta koyduğumuz tarih ve saatin de özel bir anlamı var, şimdilik sır olarak tutuyoruz.

“Ayfon Hikayeleri”nin devamı gelecek mi? Daha anlatılacak çok hikaye, tutalacak çok not var zannediyorum...

Kitap için, PuCCa’larla, PinkFreud’larla başlayan ve “dizüstü edebiyat” kavramını bizlere tanıtan sürecin geldiği son nokta diyebiliriz. Çünkü bu kitaptaki otuz dört öykünün her biri iPhone’la yazılarak yayınevine teslim edildi. Yurtdışında çokça örneklerine rastladığımız iPhone’dan, Twitter’dan öykü yazma modası, böylece Türkiye’de de kendine yer bulmuş oldu. Devamının gelip gelmeyeceğini ise okurların ilgisi belirleyecek.

Dil konusuna da biraz değinelim mi?

Evet, öykülerin dili, telefona not alır gibi yazıldıkları için oldukça serbest... Kimi okurun dikkatini soru cümlelerinin fazlalığı çekecektir. Benim öykülerimin türün klasik formundan ayrıldığı nokta da bu işte. Öykü elbette ki bir olguyu, bir karakteri, bir yaşam/yaşamlar dilimini, bazı etkileşimleri anlatıyor ama karakterler genellikle bunları kendilerine sordukları sorular üzerinden hayata geçiriyor ve okuma deneyimi tamamlandığında okur, ya soruların yanıtlarını seziyor ya sürpriz son nedeniyle tamamen gereksiz olduklarını anlıyor ya da yeni bir soruyla karşılaşıyor. Öte yandan öykülerin Türkçesinin tutarlı olmasına, üslubun bir öyküden diğerine değişmemesine biraz özen gösterdim sanırım. Bu nedenle yayınevine teslim ettiğim dosyada yazıların neredeyse tamamının iki versiyonu vardı ve bunların birini daha klasik öykü formunda edit ettik, diğeriniyse bilinç akışı diyebileceğimiz bir tarzda tuttuk.

Paylaş

Bir VatanKitap’ın perde arkasıBu ay üç özel röportajla çıkıyoruz okur karşısına. Bunlardan ilki Türk tiyatro tarihine sahneleye çıkan ilk kadın oyuncu Afife Jale'nin yaşamını romanlaştıran Osman Balcıgil'le bu büyük değer üzerine Ece Erol'un yaptığı şöyleşi oldu. Diğer bir özel röportajımızı Cemre Nur Meleke, Aslı Perker'le yeni romanı Flamingolar Pembedir üzerine gerçekleştirdi. Sinemaya da uyarlanan Kocan Kadar Konuş kitabıyla büyük çıkış yakalayan Şebnem Burcuoğlu ise özlenen sıcak mahalle özlemimizi, Cemal Süreya'ya gönderme yaparak Cemal ve Süreyya aşkı üzerinden giderdiği yeni romanı Süreya Kuaför Salonunu anlattı.

Devam