VATAN KİTAP - Vatan Gazetesi VATAN KİTAP - Gazetevatan.com
Gazetevatan Anasayfa
13 Mart 2014 Perşembe | Anasayfa > Haberler > Don’t Cry For Me Argentina
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu

Don’t Cry For Me Argentina

Günlerdir bu şarkıyı mırıldanıyorum. “Farklı Rüyalar Sokağı” kitabıyla, yıllar yılı adını duyduğum, filmlerini ve belgesellerini izlediğim Evita, yeniden düşlerimle, düşüncelerimle buluştu.

HANDAN ÖZSOY

Nazlı Eray kitabında okurlarını 1950'lerin Arjantin'ine, Eva Peron’un hayatına götürüyor. Kâh Eva'nın 23 yıl dünyayı dolaşan mumyasının peşinde gezdiriyor; kâh klonlanan, iki dünya arasında kalan insanların hikâyelerini anlatıyor. Bir İstanbul'dasınız bir Buenos Aires”te. Ya Frankfurt'ta ya da Ankara'da. Tıpkı huzur bulamamış, yolunu şaşırmış ruhlar gibi bir oraya bir buraya atlıyor, zaman ve tarih sarmalının içinde yuvarlanıyorsunuz.
Kitap, “Farklı Rüyalar Sokağı”nın yeniden basımı ama Eva'nın küçük, narin ve hasta bedenine sığdırdığı o kocaman yaşamını, Nazlı Eray'ın dilinden yeniden okumak eminim birçok kişiye ilginç gelecek.


Romanlarınızın çoğunda olduğu gibi ‘Farklı Rüyalar Sokağı”nın merkezinde de bir ünlü var. Sizin deyiminizle hayatı soap opera gibi olan bir kadın Evita. Los Toldos'ta piç olarak dünyaya gelmiş, üçüncü sınıf filmlerde rol almaya çalışmış, ünü Radyo Belgrano'dan yayılmış biri. Daha sonra Arjantinli diktatör Juan Peron'un metresi, sonra da karısı olmuş. Onun hayatını neden yazmak istediniz?

Eva Peron'un hayatı beni daima çekmiş ve düşündürmüştür. Doğru dürüst okuma yazması bile olmayan, herhangi bir eğitim almamış bir kadının, bu kadar büyük bir güç elde etmesi, 1950'lerin bir Latin Amerika ülkesinde bu kadar yetki ve etki sahibi olabilmesi şaşırtıcı gelir hep bana. Ne vardı Evita'da; güçlü etkileyici bir ses, yürekten bir konuşma, Casa Rosada'nın balkonundan onbinlere seslenirken kendi sözlerine yürekten inanması, yaşamadığı çocukluğunu, özlemlerini adeta yeniden yaratarak çocuklara vermesi, günde yirmi saat çalışması, yoksulken kendisinin olmayan her şeyi halka dağıtması... İşte Evita'nın yaşama amacı buydu sanki. Dünyanın en zengin ve güçlü kadınlarından biriydi. Bir diktatörün karısı, Avrupa’nın en ünlü modaevlerinden giyinen bir Kraliçe, mikrofonun başında bir kaplan, herkese evler, rüyalar, iş ve aş dağıtan; her tapuyu kendi eliyle imzalayan değişik bir kadın. 32 yaşında ölüyor ve İspanyol doktor Pedro Ara tarafından mumyalanıyor bedeni.
Mumyası 23 yıl dünya yüzünde dolaşıyor, çalınıyor, kayboluyor, kaçırılıyor ve o kadar güçlü ki, insanlar bu mumyanın gücünden korkuyorlar. İki erkek bu mumyaya aşık oluyor. Biri aklını kaçırıyor. Bu hayatın ve ve ölümün kendisi fantastik. Bunun için yazdım onun hayatını.

Bir yanda fakir fukaranın tanrıçası, günde yirmi saat çalışan, fakirlere battaniye, takma diş, hatta ev ve araba dağıtan biri var. Ona Santa Evita diyorlar. Diğer yanda dünyanın belleğinde daha çok olumsuz yanlarıyla kalmış biri söz konusu. Bu yanıyla bir "karşı kahraman" diyebilir miyiz ona?
Evet, Eva Peron hem tapılırcasına sevilen hem de nefret edilen bir kadın. Bu iki karşıt duygunun sivri okları onda birleşiyor ve sonunda onu bence öldürüyor. Almaya doyamadığı halkın sevgisi ve diktaya karşı duyulan nefret ve öfke. Evita çok akıllı, çok zeki. Onu daha çok incelemek isterdim ama hakkındaki dökümanlar yıllar geçtikçe azalmış ve yok olmuş. Evita'nın başarısı, o berbat geçen çocukluğunu ve gençliğini ona unutturan yaptığı iyilikler ve yürekten konuşmaları; hitabeti ve kendini öldüresiye çalışması.

Bütün bunlar o geçmişi, ruhundaki yangın yerini silmek için, onun için yapıyor bütün bunları ve halk bu içtenliği anlıyor, tapıyor ona. Düşmanları ise bu sonsuz gücü çekemiyor.
Tabii merkezdeki asıl kişi, yine "roman kahramanı Nazlı Eray". Yazdığınız hemen her şeye bu kadar dahil olmanız, anılarınızı daha da merak edilir hale getiriyor. Neyse ki bu beklentiye cevap veren iki anı kitabı çıkardınız. Bu durumda, anılarınız romanlarınıza sızmaya devam edecek mi?

Bu kitabı yazarken hem bir biyografi , hem biraz otobiyografi hem de kurmaca bir başka yaşam ve dünyadan yararlandım. Bir örgü gibi yani.
Yeni bir tarz. Bir karışım. Tıpkı hayat gibi. Şu yaşadığımız hayat da öyle değil mi? Başka hayatlar, değişik dünyalar iç içe geçmiş ve bir nehirde akıyor gibiyiz. Nehrin bir kıyısı geçmiş, bir kıyısı gelecek. Evita ile ilgili romandaki her şey gerçek. Bir belgesel niteliğinde.

Özellikle "klonlama" gibi hayal gücünü tahrik eden bilimsel gelişmelere düşkünlüğünüz bu romanda da görülüyor. Bilime merakınız nereden kaynaklanıyor?
Bilime karşı büyük bir merakım var. İyi bir doktor, bir bilim insanı olabilirdim. Genetik mühendisliği okumayı çok isterdim. 21. yüzyılda bilimin baş döndürücü hızına hep beraber tanıklık ediyoruz. Geçmişte fantastik dediğimiz olaylar gerçek oluyor. Benim gibi dünyaya farklı bir prizmadan bakan birisi için bu çok çekici. Sonsuza açılan kapının aralığından bakmak hoşuma gidiyor.

TUHAF BİR HAYAT
Yazdıklarınızda gerçek kişiler ve bilgiler söz konusu olduğunda çok sıkı araştırmalar yaptığınız açıkça görülüyor. Nasıl çalışıyorsunuz?

Yazdıklarımda gerçek kişiler ve bilgiler söz konusu olunca çok kapsamlı bir araştırma yapıyorum. Bu kitap için Eva Peron ile ilgili bütün kaynakçaları topladım yurtdışından ve okudum.
Bildiğim dillerde çok fazla kaynakça yok ne yazık ki. İspanyolca'da olabilir. Resmi tarih olarak yazılmış hayat hikâyesi var ki o çok sıradan ,kusursuz bir Azize Evita'nın hayatı. Başka yazılar, ipuçları bulmaya çalıştım. Mumyanın fotoğrafları, öldüğü anın resimleri ve Doktor Ara ile olan sahnelerin fotoğrafları; mumyanın yıllar sonra parçalanan ayakları, Evita'nın konuşma metinleri...
Çocukluğu. Kısa hayatı. Bütün bunları inceledim, hayatının içine girdim. Tuhaf bir hayat. Kanser oluşu ve günden güne fiziksel gücünü kaybetmesi, yatağından çıkamaz hale gelmesi, beni en çok etkileyen bölümler oldu.

Farklı Rüyalar SokağıFarklı Rüyalar Sokağı

Nazlı Eray

Detay için tıklayın

Paylaş

İtimatGaliba en iyisi bir çırpıda söylemek. Doktorların yaptığı gibi. Ekim’den beri kanser tedavisi görüyorum ve biraz daha yolum var.

Devam
15 Eylül 2017 Yıl : 13
Sayfa : 163